(Başvuru No: 29592/96)
18 OCAK 2005
Başvuru sahibi, terör örgütü THKP-C Devrimci Sol yardım ve yataklık etmek suçundan yakalanmış ve Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanarak mahkûm edilmiştir. Kendisini yargılayan mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığı iddiasıyla başvuru sahibi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştur. Mahkeme ise oybirliğiyle, adil yargılanma ile ilgili olarak Türkiye hakkında verdiği kararlardan ayrılmayarak ihlal kararı vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Özel v. Türkiye, no. 42739/98.
2. Gençel v. Türkiye, no. 534331/99.
3. Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998.
4. Özdemir v. Türkiye, no. 59659/00.
5. Incal v. Türkiye, 9 Haziran 1998.
6. Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997.
PROSEDÜR
1. Davanın kaynağında Türkiye Cumhuriyeti'ne yöneltilmiş olan bir başvuru mevcuttur (29592/96 sayılı). Türk vatandaşı olan Mehmet Ali Dolaşan (başvuru sahibi), Temel Özgürlük ve İnsan Haklarının Korunması Sözleşmesinin eski 25. maddesine dayanarak, 20 Kasım 1995 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na başvurmuştur.
2. Başvuru sahibi, İstanbul'da avukatlık yapan Bayan O. Kılıç tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (Hükümet), mahkeme önündeki işlemler için bir görevli tayin etmemiştir.
3. Başvuru, Mahkemeye, 11 No.lu Sözleşme Protokolünün yürürlüğe girme tarihi olan 1 Kasım 1998 tarihinde ulaştırılmıştır (11 No.lu Sözleşme Protokolün 5§2. maddesi).
4. Başvuru, Mahkemenin ikinci Daireye verilmiştir (İç Tüzüğün 52§1. maddesi). Davanın incelenmesi için kullanılacak olan daire (Sözleşmenin 27§1. maddesi) tamamıyla, İç Tüzüğün 26§1. hükmüne uygun olarak oluşturulmuştur.
5. 1 Temmuz 2003 tarihinde alınan bir kararla, Mahkeme, başvurunun kısmen kabul edilebilir olduğunu açıklamıştır.
6. 1 Kasım 2001 ve 1 Kasım 2004 tarihlerinde Mahkeme, dairelerinin oluşumunda değişiklikler yapmıştır (İç Tüzüğün 25§1. maddesi). Mevcut başvuru, değişiklik yapılan ikinci daireye sevk edilmiştir (İç Tüzüğün 52§1. maddesi).
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
7. Başvuru sahibi 1962 doğumludur ve İstanbul'da ikamet etmektedir.
8. 20 Nisan 1993'te, başvuru sahibi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri tarafından yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.
9. Polisler, başvuru sahibinin evinde arama yapmışlardır.
10. Polis, 22 Nisan 1993 tarihli tutanakta, başvuru sahibinin açıklama yapmayı ve gözaltı sırasında alınan ifadesini imzalamayı reddettiğini saptamıştır. Ayrıca, tutanakta, M.H.D. isimli şahsın "Devrimci İşçi Hareketi" isimli yasa dışı örgüt adına çalışmaktan korktuğu ve aslında ilgilinin bu şahıs tarafından ele verildiği belirtilmektedir.
11. 22 Nisan 1993'te, M.H.D. de polis tarafından ifadesi alınmıştır.
12. 26 Nisan 1993'te, M.H.D savcı tarafından sorguya alınmıştır. Sorgulama esnasında işkenceye maruz kaldığını iddia etmiş ve polise verdiği ifadeleri yalanlamıştır.
13. Başvuru sahibi, savcı tarafından sorguya alınmıştır. Kendisine yöneltilen suçlamaları reddetmiştir. Savcı kendisini M.H.D.'nin polise verdiği ifadelere dayanarak sorguya almıştır. Başvuru sahibi söz konusu ifadeye, ifadeyi tartışma konusu yaparak, karşı çıkmıştır. Savcının talebi üzerine, başvuru sahibinin tutuksuz yargılanılmasına karar verilmiştir.
14. 13 Ekim 1993'te, savcı, başvuru sahibini, aralarında bir de askeri yargıcın bulunduğu üç yargıçtan oluşan, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde, "THKP-C Devrimci Sol, Devrimci İşçi Hareketi" adında silahlı yasa dışı örgüte yardım ve yataklık etmekten ve 3713 sayılı terörle mücadele yasasının 5. ve Ceza Yasasının 169. maddelerinin ihlal etmekten dolayı suçlamıştır.
15. 17 Aralık 1993 tarihli oturumda, bir takım sanık ortakları, gözaltı süresince işkenceye maruz kaldıklarını iddia etmişlerdir.
16. 4 Ekim 1994'te, savcı aleyhte delil yetersizliğinden, başvuru sahibini savunmuştur.
17. 15 Kasım 1994 tarihli kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahibini, kendisine yöneltilen suçlamalardan suçlu bulmuş ve 3 yıl müddetle sosyal faaliyetlere katılma yasağıyla, 3 yıl 9 ay hapse mahkûm etmiştir.
18. 6 Haziran 1995 tarihli kararla, Yargıtay 15 Kasım 1994 tarihli kararı onaylamıştır.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
19. İlgili iç hukuk ve uygulama bölümü Özel v. Türkiye (no 42739/98§§ 20 - 21, 7 Kasım 2002) ve Gençel v. Türkiye (no 534331/99§§ 11 - 12, 23 Ekim 2003) kararlarında belirtilmiştir.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞME' NİN 6. MADDESİNİN İHLALI İDDİASI
20. Başvuru sahibi, kendisini yargılayan ve mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin, bünyesinde askeri bir yargıç bulundurması nedeniyle, kendisine adil bir yargılama sağlayamadığını ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını ileri sürmektedir. Başvuru sahibi, ayrıca, bu mahkemenin yargılama usulünde büyük haksızlık olduğunu açıklamıştır. Bu anlamda, gözaltı süresince bir avukatla görüştürülmediğinden, aynı zamanda, cezasının bir suç ortağı diğer sanıktan alınan ifadelere dayandırıldığından dolayı şikâyetçi olmuştur. Aşağıda bir kısmı verilen, Sözleşmenin 6§§1 ve 3 (c) maddelerinin ihlal edildiğini savunmaktadır:
" 1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir."
3. Bütün suçlananların özellikle:
(
)
c) yargı haklarına göre, kendisine savunmaya veya kendi seçtiği biri tarafından savunulmaya, kendisini savunacak birini tutmaya olanakları yoksa kendisine parasız avukat tayin edilmesine; (
hakları vardır.)"
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
21. Mahkeme, birçok kez, bu özel durumdaki aynı sorunları içeren davaları ele almış ve Sözleşme'nin 6§1. maddesinin ihlalini tespit etmiştir. (Özel, §§ 33 - 34 ve Özdemir v. Türkiye, no 59659/00, §§ 35- 36, 6 Şubat 2003).
22. Mahkeme, mevcut davayı incelemiş ve Hükümetin mevcut durumda, farklı bir sonuç doğurabilecek, en ufak bir olgu bir kanıt göstermediğini, saptamıştır. Devlet Güvenlik Mahkemesinde dinlenen başvuru sahibinin, içlerinde yüksek askeri mevkisi olan bir yargıcın da bulunduğu yargıçların karşısına çıkmaktan korkmasının, anlaşılır olduğuna kanaat etmiştir. Bundan dolayı, başvuru sahibinin, yargılamanın bağımsızlığından ve tarafsızlığından şüphe duymasının, tarafsız olarak, açığa kavuşturulduğu kabul edilebilir. (Incal v. Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998 IV Kitap, sayfa 1573 § 72).
23. Mahkeme, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin başvuru sahibini yargılayıp cezalandırdığında, 6§1. maddeye göre, bağımsız ve tarafsız bir yargılama gerçekleştirmediği sonucuna varmıştır.
2. Cezai Yargılama Usulünün Adilliği Üzerine
24. Hükümet bu konuda herhangi bir görüşte bulunmamıştır.
25. Mahkeme, daha önce benzer davaları kararlaştırdığını ve bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun bir yargının, bütün varsayımları göz önüne alarak, yargısı altındaki şahıslara, adil bir dava sunamayacağını hatırlatmıştır.
26. Başvuru sahibin davasının tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından gerçekleşmesiyle, şahsi haklarının ihlal edildiğini gösteren tutanağı göz önünde bulundurarak, Mahkeme, mevcut şikâyetin incelenmesine gerek olmadığı kanısına varmıştır. (Çıraklar, sayfa 3074, §§ 44 - 45).
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
27. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki hükmü ihtiva etmektedir:
"Mahkeme, bu Sözleşme veya protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili yüksek taraf devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, mahkeme, gerektiği taktirde hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi ve Manevi Tazminat
28. Başvuru sahibi, maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek, 5000 Euro ve 6000 Euro talep etmiştir.
29. Hükümet bu konuda herhangi bir görüşte bulunmamıştır
30. Mahkeme, yargılama usulünün sonuçları üzerinde düşünmez. Bu durumda, başvuru sahibine, herhangi bir tazminat ödenmesi söz konusu olmaz. (Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997 tarihli karar, 1997 - I sayfa 284§ 85).
31. Manevi zarara gelince, Mahkeme, dava koşulları dâhilinde, ihlal kararının zararı giderme hususunda yeterli olacağı kanısındadır. (Çıraklar, § 49).
32. Eğer Mahkeme bir başvuru sahibinin cezasının, 6§ 1. madde bağlamında, bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılandığı sonucuna varırsa, temelde en uygun düzeltme şeklinin, başvuru sahibinin zamanında, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından tekrar yargılanması olacağı, kanısındadır (Gençel,§ 27).
B. Mahkeme Harcı ve Masrafları
33. Başvuru sahibi, aynı zamanda, Mahkeme ve ulusal mahkemeler harcı ve masrafları için, 3000 Euro talep etmiştir. Başvuru sahibi en ufak bir ispatlayıcı belge göstermemiştir.
34. Hükümet bu konuda herhangi bir görüşte bulunmamıştır
35. Sahip olduğu yetkilere dayanarak, Mahkeme, adil bir biçimde, başvuru sahibine 2000 Euro vermeyi uygun görmüştür.
C. Gecikme Faizi
36. Mahkeme, gecikme faiz oranının, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranının %3 oranında artırılarak tespit edilmesinin uygun olacağına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE;
1. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu için, Sözleşmenin 6§ 1. maddesinin ihlal edildiğine;
2. Sözleşmenin 6. maddesinden kaynaklanan diğer şikâyetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
3. Mevcut ihlal kararının, kendi başına, yeterli bir manevi tazmin biçimi oluşturduğuna;
4. a) Davalı Devletin, davanın kesinleşeceği günden sonraki 3 ay içerisinde, Sözleşme'nin 44§ 2. maddesi gereğince, başvuru sahibine, 1000 (bin Euro) ödemesine;
b) Gecikme faizleri oranının, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranının % 3 oranında artırılarak uygulanmasına;
5. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy