(Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2. Daire Kararı
Başvuru No: 39678/98
Karar Tarihi: 22 Haziran 2004
(Kararı İngilizce aslından çeviren: Caner Sannav, Komiser Yardımcısı, Polis Akademisi.)
Anlaşmazlığa konu olan olayların geçtiği zamanda Silopi'de ikamet etmekte olan başvuru sahibi, PKK üyesi olmak şüphesiyle gözaltına alınmış ve Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanmıştır. Başvuru sahibi ise yargılandığı mahkemenin adil bir mahkeme olmadığı iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuştur. Hükümet ise askeri bir hâkimin de bulunduğu Devlet Güvenlik Mahkemelerinin adil olmadığı iddiasını yalanlamıştır.
Mahkeme ise, oybirliğiyle;
1. Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrasının ihlal edildiğine,
2. Bir ihlal tespitinin kendisinin manevi zarar nedeniyle hakkaniyete uygun bir tazmin için yeterli olduğuna,
3. Davalı Devletin Sözleşmenin 44. Maddesinin 2.Fıkrasına göre, kesin hükmün verildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuru sahibine masraf ve harcamalarla ilgili olarak, davalı Devletin ulusal para birimine çözüm tarihinde uygulanan orana göre çevrilmek üzere 985 Euro ve başvuru sahibinin ödediği vergi toplamını ödemesine,
Bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranının % 3 artırılarak tespit edilmesine;
4. Başvuru sahibinin hakkaniyete uygun tazmin ile ilgili diğer taleplerinin reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Özel v. Türkiye.
2. Gençel v. Türkiye.
PROSEDÜR
1. Dava, 9 Ocak 1998'de Lesker Acar adlı bir Türk vatandaşı tarafından İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin eski 25. Maddesine göre Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna Türkiye Cumhuriyeti aleyhine sunulan 39678/98 sayılı bir başvuru dilekçesi ile ortaya çıkmıştır.
2. Başvuru sahibi, M. Özer adlı Diyarbakır'da çalışan bir avukat tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti, Sözleşme kurumları önünde davaya katılması için bir Temsilci atamamıştır.
3. Başvuru sahibi, yargılamanın makul bir süre içerisinde bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yapılmadığını iddia etmiştir.
4. Başvuru, Sözleşmenin 11 Sayılı Protokolünün yürürlüğe girdiği 1 Kasım 1998'de Mahkemeye gönderilmiştir.
5. Başvuru, Mahkeme Tüzüğünün 52. Maddesinin 1. Fıkrasına göre Mahkemenin İkinci Dairesine sevk edilmiştir. Bu Daire içerisinde, davayı ele alacak olan Daire 26. Maddenin 1. Fıkrasına göre oluşturulmuştur.
6. Mahkeme, 1 Kasım 2001'de Dairelerinin bileşimini değiştirmiştir. Bu dava, yeni oluşturulmuş İkinci Daireye tahsis edilmiştir.
7. Mahkeme, 2 Aralık 2003 tarihli karara göre başvurunun kısmen kabul edilebilir olduğunu bildirmiştir. Başvuru sahibinin onu yargılayan ve mahkum eden Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığının ve tarafsızlığının noksan olması iddiasıyla ilgili şikayeti kabul edilmiş ve diğer şikayetlerinin kabul olunamayacağı bildirilmiştir.
8. Başvuru sahibi ve Hükümet her biri esasa müteallik düşüncelerini bildirmiştir.
OLAYLAR
9. Başvuru sahibi, 1966'da doğmuştur ve Silopi'de yaşamaktadır.
10. Başvuru sahibi, 28 Nisan 1992'de Türk hukukuna göre bir terör örgütü olarak yasaklanan PKK'nın terör faaliyetlerine katılma şüphesiyle polis gözetimine alınmıştır.
11. Başvuru sahibi, 25 Mayıs 1992'de Diyarbakır Savcısının önüne çıkarılmıştır. Kendisi aleyhine olan iddiaları reddetmiştir. Şırnak Sulh Ceza Mahkemesinde bir hâkim, aynı gün başvuru sahibinin mahkemeye çıkana kadar tutuklanmasını emretmiştir.
12. Savcı, 1 Eylül 1992'de Ceza Kanununun 125. Maddesine göre başvuru sahibini vatana ihanetle suçlayarak dava açmıştır.
13. Savcı, 12 Ekim 1994'te Ceza Kanununun aynı maddesine göre başvuru sahibini diğer terör faaliyetlerine katılmakla suçlayarak dava açmıştır.
14. Başvuru sahibinin davası, 28 Mayıs 1995'te savcının talebi üzerine Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin başka bir odasında ele alınan başka bir dava ile birleştirilmiştir.
15. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, 3 Temmuz 1998'de Ceza Kanununun 125. Maddesine göre başvuru sahibini vatana ihanet suçu nedeniyle ömür boyu hapse mahkûm etmiştir.
16. Başvuru sahibinin mahkûmiyeti, otomatik olarak Temyiz Mahkemesine sevk edilmiştir.
17. Mahkeme, diğer davalarda önceden bildirilen görüşlerden sağlanan iç hukukla ilgili genel açıklamaya atıfta bulunmaktadır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
18. Başvuru sahibi, kendisini yargılayan ve mahkûm eden Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin kurulunda askeri hâkimin bulunması nedeniyle, yargılamanın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yapılmaması ile ilgili olarak şikâyetçi olmuştur. Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrasına başvurmuştur.
19. Hükümet, Devlet Güvenlik Mahkemelerine askeri hâkimlerin atanmasını ve askeri hâkimlerin kurulda adli görevlerini yerine getirmesi esnasında sahip olduğu güvenceleri düzenleyen o anda yürürlükte olan hükümlerin bu mahkemelerin 6. Maddenin 1.Fıkrasının yorumu dâhilinde bağımsızlık ve tarafsızlık şartlarına uymasını sağlayacağını bildirerek cevap vermiştir.
20. Mahkeme, geçmişte benzer şikâyetlere baktığını ve Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrasının ihlalinin olduğunu tespit ettiğini belirtmektedir. Mahkeme, bu davada farklı bir sonuca ulaşmak için herhangi bir sebep görmemektedir. Yasadışı bir örgüte katılmak nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesinde kovuşturulan başvuru sahibinin muvazzaf bir subay ve bir askeri mahkeme üyesi içeren bir kurul tarafından yargılanması sebebiyle tedirgin olması makuldür. Bu nedenle, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin davanın özü ile ilgisi olmayan düşüncelerden etkilenmesinden korkmuş olabilir. Diğer bir deyişle, başvuru sahibinin Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmamasına ilişkin endişeleri haklı olarak değerlendirilebilir.
21. Dolayısıyla, Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrasının ihlal edildiğine karar vermektedir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22. Sözleşmenin 41. Maddesi aşağıda belirtildiği gibidir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Taraf'ın iç hukuku bu ihlali sadece kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder."
A. Zarar
23. Başvuru sahibi, gerekçe bildirmeyerek, maddi ve manevi zarar nedeniyle tazminat talep etmiştir.
24. Hükümet, şikâyetçi olunan olaylar ve iddia edilen zarar arasında nedensel bağ bulunmadığını ve bu nedenle ödeme yapılması gerekmediğini iddia etmiştir.
25. Maddi zararla ilgili olarak, Mahkeme, Sözleşmenin ihlali olmasıydı Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde takibatın sonucunun ne olacağına dair tahminde bulunamayacağını düşünmektedir. Bundan başka, başvuru sahibinin iddiası, herhangi bir delil ile kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, Mahkeme, bu konu ile ilgili olarak ödeme yapmamaktadır.
26. Manevi zararla ilgili olarak, Mahkeme, bir ihlal tespit ederse, Hükümet, bu tespitin tazminat sağlanması için kendiliğinden yeterli olması gerektiğini ileri sürmüştür.
27. Mahkeme, başvuru sahibinin 6. Maddenin 1. Fıkrasının yorumu içerisinde bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından mahkûm edildiğini tespit ettiğinde, prensip olarak en uygun çözümün başvuru sahibinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yeniden yargılanmasının sağlanması olacağını düşünmektedir.
B. Masraf ve Harcamalar
28. Başvuru sahibi, harç ve masraflar nedeniyle, yaklaşık 985 Euro'ya denk toplam 1,750,200,000 TL talep etmiştir.
29. Hükümet, başvuru sahibinin talebine itiraz etmiştir. Talebin usulüne uygun olarak belgelendirilmediğini bildirmişlerdir.
30. Mahkeme, masraf ve harcamalar ile ilgili olarak, bu masraf ve harcamaların gerçekten ve zorunlu olarak maruz kalınması ve meblağın makul olması şartıyla hüküm verecektir. Mahkeme, başvuru sahibinin temsilcisi tarafından talep edilen harç ve harcamaların makul gözüktüğünü bildirmektedir. Bu nedenle, talep edilen meblağın tamamının ödenmesine karar vermektedir.
C. Gecikme faizi
41. Mahkeme, gecikme faizinin marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranının % 3 artırılarak hesaplanmasının uygun olacağını düşünmektedir.
BU NEDENLERLE MAHKEME OYBİRLİĞİYLE;
1. Sözleşmenin 6. Maddesinin 1. Fıkrasının ihlal edildiğine,
2. Bir ihlal tespitinin kendisinin manevi zarar nedeniyle hakkaniyete uygun bir tazmin için yeterli olduğuna,
3. Davalı Devletin Sözleşmenin 44. Maddesinin 2.Fıkrasına göre, kesin hükmün verildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuru sahibine masraf ve harcamalarla ilgili olarak, davalı Devletin ulusal para birimine çözüm tarihinde uygulanan orana göre çevrilmek üzere 985 Euro ve başvuru sahibinin ödediği vergi toplamını ödemesine,
Bu miktarlara uygulanacak faiz oranının Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranının % 3 artırılarak tespit edilmesine;
4. Başvuru sahibinin hakkaniyete uygun tazmin ile ilgili diğer taleplerinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy