(Başvuru no: 44295/98)
KARAR
STRAZBURG
7 Şubat 2006
Bu karar AÎHS 'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
USUL
Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") eski 25. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, bir Türk vatandaşı olan Yusuf Genç ("başvuran") tarafından, 1 Temmuz 1998 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yapılan başvurudan (no.44295/98) kaynaklanmaktadır.
Başvuran, Mersin Barosu'na bağlı avukat M. Sözer tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
Başvuran 1929 doğumludur ve Mersin'de ikamet etmektedir.
Karayollarının inşaatından sorumlu bir Devlet kuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol inşa etmek için İçel'de başvurana ait olan dört arsayı kamulaştırmıştır. Bir uzmanlar kurulu arsanın değerini takdir etmiş ve böylece tespit edilen miktar kamulaştırma gerçekleştiğinde başvurana ödenmiştir.
26 Aralık 1995 tarihinde, başvuran, artan tazminat talebinde bulunmuştur. 13 Kasım 1996 tarihinde, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana, 26 Aralık 1995 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 4.500.000.000 Türk Lirası (TL) (yaklaşık 35.976 Euro) ek kamulaştırma tazminatı artı mahkemenin karar tarihinde geçerli olan yasal oranda faizin ödenmesine karar vermiştir.
2 Şubat 1998 tarihinde, Yargıtay, 13 Kasım 1996 tarihli kararı onamıştır.
13 Nisan 1998 tarihinde, yönetim, başvurana, faizle birlikte 8.475.906.000 TL (yaklaşık 31.684 Euro) ek tazminat ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
İlgili iç hukuk ve uygulama 23 Eylül 1998 tarihli Aka - Türkiye kararında (Reports of Judgments and Decisions 1998-VI, §§ 17-25) ortaya konmaktadır.
HUKUK
1. 1 NO.'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yetkililerden ancak iki yıl ve dört ay süren mahkeme işlemlerinden sonra almış olduğu ek kamulaştırma tazminatının, ödenebilir gecikme faizinin Türkiye'deki çok yüksek enflasyon oranına ayak uydurmamış olması dolayısıyla, değer kaybetmiş olduğundan şikâyetçi olmuştur. Başvuran, 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesine istinat etmiştir, söz konusu madde şöyledir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yaran sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."
A. Kabul edilebilirlik
Hükümet, başvuranın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 35 § 1. maddesinin gerektirdiği gibi, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu ileri sürmüştür, zira Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi uyarınca mevcut olan haktan uygun şekilde yararlanmamıştır. Bu hüküm uyarınca, kayıpların gecikme faizi miktarını aşmış olduğunu göstermiş olsaydı, ek kamulaştırma tazminatı ödemesindeki gecikmeler sonucu maruz kalındığı iddia edilen kayıplar için tazminat hakkı olabilirdi.
AİHM, Aka - Türkiye davasında (yukarıda anılan, §§ 34-37) benzer bir ön itirazı reddettiğini gözlemler. Şimdiki davada bundan farklı bir karar vermek için bir neden görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet'in itirazını reddeder.
İçtihadında yer alan ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen Aka - Türkiye kararı) ve elindeki bütün delillerin ışığında, başvurunun, esaslara ilişkin inceleme gerektirdiği ve başvuruyu kabul edilmez saymak için hiçbir gerekçe olmadığı kararını verir.
B. Esaslar
AİHM, söz konusu davada açığa çıkan konuların açığa çıkmış olduğu birçok davada 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğu sonucuna varmıştır (bkz. Akkuş/Türkiye, 9 Temmuz 1997 tarihli karar, Raporlar 1997-IV, § 31, ve Aka, §§ 50-51).
Hükümet ve başvuran tarafından sunulan delilleri ve görüşleri değerlendiren AİHM, geçmiş davalarda varmış olduğu sonuçlardan farklı yönde bir karar vermesi için gerekçe olmadığı kanısındadır. Tazminatın ödenmesindeki gecikme, düşük faiz oranları ve dava işlemlerinin uzunluğunun genel bir sonucu olarak başvuranın, kamu yararı talepleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasındaki adil dengenin bozulmasına neden olan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz bırakılmıştır.
Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN41. MADDESİNİN UYGULANMASI AİHS'nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi Zarar
Başvuran, uğramış olduğu maddi zarar için 13 Nisan 1998 tarihinden itibaren maruz kalmış olduğu zararın faizi ile birlikte toplam 43,773.02 Amerikan Doları (35,856 Euro) tazminat talep etmiştir.
Hükümet, başvuranın iddialarına itiraz etmiştir.
Aka kararında uyguladığı hesaplama metodunu kullanan (§ 55-56) ve ilgili ekonomik veriyi göz önüne alan AIHM, başvurana maddi zarar için 61,000 Euro ödenmesine karar vermiştir.
B. Mahkeme Masrafları
Başvuran ayrıca AİHM Komisyonu huzurunda maruz kaldığı masraf ve harcamaların tazminini talep etmiştir ancak, ödenecek meblağı AİHM'nin takdirine bırakmıştır. İddialarını destekleyecek belgeler sunmamıştır.
Hükümet, başvuranın talepleri üzerinde görüş sunmamıştır.
Mevcut bilgilere dayanarak değerlendirmede bulunan AIHM, başvurana söz konusu başlık altında toplam 1.000 Euro tazminat ödenmesinin adil olduğu kanısındadır.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmuştur.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna,
2. AİHS'nin 1 No.lu Protokol'ünün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
3. (a) sorumlu Devlet'in, kararın AİHS'nin 44 § 2 Maddesi'ne göre kesinlik kazandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurana, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilmek üzere aşağıdaki miktarları ve buna ek olarak ödeme gününde uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine:
(i) maddi zarar için 61,000 Euro (altmış bir bin Euro),
(ii) masraf ve harcamalar için 1,000 Euro (bin Euro),
(b) yukarıda kaydedilmiş olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü olduğuna,
4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 7 Şubat 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. Maddesi'nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy