(AİHS m. 6, 14)
(Başvuru no. 48983/99)
KARAR
STRAZBURG
26 Eylül 2006
Bu karar AÎHS'nin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, üzerinde şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
Dava, Mürvet Fidan, Murat Fidan, Hikmet Fidan, Zehra Fidan ve Elif Özbilge ("başvuranlar") isimli beş Türk vatandaşının, 26 Eylül 2002 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AIHM'ye yaptığı başvurudan (no. 48983/99) kaynaklanmaktadır.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
Başvuranların tümü Baskil'de ikamet etmektedir. 19 Temmuz 1993 tarihinde, başvuranların her biri Devlet Su İşleri aleyhine Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmıştır. Başvuranlar, arsalarına idare tarafından hiçbir ödeme yapılmaksızın bir baraj yapımı için kanunsuz olarak el konulduğu iddiasıyla tazminat talep etmişlerdir. 18 Kasım 1993 tarihinde, mahkeme, davaların kanunsuz el koyma iddialarından ziyade de facto kamulaştırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak değerlendirilmeleri gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, bir bilirkişi komitesinin kamulaştırılmış arazide daha önceden değerlendirme yaptığını ve yetkililerin, yerel tapu sicilinde kayıtlı olan maliklere elde edilen meblağları ödediğini belirlemiştir. Mahkeme, idarenin, başvuranlara artırma bedeli ile birlikte, arazinin baraj suları altında kaldığı 1986 yılından başlamak üzere yasal faiz ödemesine karar vermiştir. 6 Ekim 1994 tarihinde, Yargıtay, davaların kamulaştırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilemeyeceğine hükmederek bu kararları bozmuştur. Ancak, başvuranların talebi üzerine Yargıtay, kararını değiştirerek, 10 Mart 1995 tarihinde, davaların aslında kamulaştırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilebileceğine karar vermiştir. İlk derece mahkemesinin kararlarının, yalnızca yasal faiz oranın işlemeye başladığı tarihle ilgili olan kısmını bozmuştur. 21 Aralık 1995 ve 25 Ocak 1986 tarihli kararlarla, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi, idarenin, başvuranlara, belirli bir tazminat bedeli ile birlikte, Yargıtay'ın faizin hesaplanacağı başlangıç tarihiyle ilgili olarak verdiği önceki hükme rağmen, 1986'dan başlayan faiz oranını ödemesine karar vermiştir. 20 Kasım 1996 tarihinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararlarını bozmuş ve başvuranların 2 Mayıs 1997 tarihli düzeltme taleplerini reddetmiştir. 9 Ekim 1997 tarihinde, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi, idarenin başvuranlara, sırasıyla, 315.650.000, 297.439.800, 265.571.250, 404.680.000 ve 708.190.000 TL ve arazinin Devlet Su İşleri'ne geçtiği 19 Ağustos 1993 tarihinden itibaren işlemek üzere yasal faiz oranı ödemesine karar vermiştir. 17 Mart 1998 tarihinde Yargıtay bu kararları onamıştır. 2 Nisan 1998 tarihinde Yargıtay kararlan başvuranlara tebliğ edilmiştir. 9 Aralık 1998 tarihinde, idare, Mürvet Fidan'a 934.027.000 TL, Murat Fidan'a 884.579.000 TL, Hikmet Fidan'a 790.746.000 TL, Zehra Fidan'a 1.190.092.000 TL ve Elif Özbilge'ye 2.041.230.000 TL ödemiştir.
HUKUK
1.1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, yetkililerden ancak Aralık 1998'de alabildikleri artırma bedelinin, yasal faiz oranının Türkiye'deki yüksek enflasyonla paralel seyretmemesinden dolayı değerini kaybettiğini ileri sürerek şikayetçi olmuştur. 1 nolu Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunmuşlardır:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir."
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, bu şikâyetle ilgili olarak ilk itiraz ileri sürmemiştir.
AİHM, içtihadında yerleştirmiş olduğu ilkeler ve elindeki tüm kanıtlar ışığında, bu şikâyetin, esaslarının incelenmesini gerekli kıldığını ve kabul edilemez olduğunun ilanı için hiçbir gerekçe bulunmadığını not eder.
B. Esaslar
AİHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan birkaç davada 1 nolu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir.
Hükümet tarafından sunulmuş olan kanıt ve argümanları inceleyerek AİHM, geçmiş davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek hiçbir husus olmadığı kanısındadır. Yerel mahkemelerin ödenmesine hükmettiği artırma bedellerinin ödenmesindeki gecikmenin kamulaştırma merciine ait olduğunu ve maliklere kamulaştırılmış araziye ek olarak başka bir kayıp daha getirdiğini tespit etmiştir. Bu gecikmenin ve genel olarak yargılamanın uzunluğunun bir sonucu olarak, AİHM, başvuranların kamu yararı ve mülkiyet hakkından faydalanmanın korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan bireysel ve aşırı bir külfete katlanmak zorunda kaldıklarını tespit etmiştir.
Sonuç olarak, Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, ayrıca, AİHS'nin 6 § 1. maddesi kapsamında mahkeme işlemlerinin uzunluğundan şikâyetçi olmuşlardır.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, başvuranların, AİHS'nin 35 § 1. maddesinin gerektirdiği şekilde iç hukuk yollarını tüketmediklerini zira yargılamanın hiçbir safhasında yargılama süresinin "makul süre" şartını aştığını iddia etmediklerini öne sürmüştür.
AİHM, başvuranlar yerel mahkemeler huzurunda yargılamanın uzunluğu hakkında şikâyetçi olmuş olsalardı dahi, bu mağduriyetleri için yeterli tazmin elde edemeyeceklerini not etmiştir. Dolayısıyla, Hükümet'in ön itirazını reddeder.
AİHM, bu şikâyetin AİHS'nin 35 § 3. maddesi kapsamında temelsiz olmadığını not eder. Ayrıca, başka herhangi bir gerekçeden ötürü kabul edilemez olmadığını da not eder.
B.Esaslar
Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesi kapsamındaki tespitleri ışığında, AİHM, 6 § 1. madde bağlamında davanın esaslarının ayrıca incelenmesinin gerekli olmadığı kanısındadır.
III. AİHS'NİN 14. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Son olarak, başvuranlar, Ek 1 nolu Protokol'ün 1. maddesi ile birlikte ele alındığında 14. madde bağlamında söz konusu tarihte Devlet'e ödenecek borçların faiz oranı ile Devlet'in ödeyeceği borçların faiz oranı arasındaki farkı ve Devlet'in ödeyeceği borçların icra usulüne tabi bulunmamasını ileri sürerek şikâyetçi olmuşlardır.
Kabuledilebilirlik
AİHM, 14. maddenin, mukayese edilebilir durumlarda bulunan bireyleri ve birey gruplarını, AİHS ve Protokollerde yer alan hak ve özgürlüklerden faydalanmada her türlü ayrımcılıktan korumak amacıyla düzenlendiğini hatırlatır (bkz. Belçika Polis Ulusal Birliği -Belçika, 27 Ekim 1975 kararı, § 44). Diğer bir deyişle, bu madde, "benzer durumlarda bulunan kişiler arasında" ayrımcılık yapılmasına karşı koruma sağlamaktadır (Fredin - İsveç, 18 Şubat 1991, § 60).
Başvuranların şikâyeti, borçlar bağlamında Devlet'e ve bireylere muameledeki bir farklılıkla ilintilidir. Ancak, Devlet ve bireyler, "benzer durumda bulunan kişiler" olarak değerlendirilmez. Ayrıca, başvuranlar, Devlet'in, kendilerine, başka bireyler karşısında ayrımcılık yaptığını iddia etmemişlerdir. Dolayısıyla bu şikâyet, 14. madde kapsamına girmemektedir ve 35 §§3. ve 4. madde uyarınca AİHS hükümleriyle ratione materiae uygun olmadığından reddedilmesi gereklidir.
IV. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. maddesine göre:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder. "
A.Tazminat
Başvuranlar, yalnızca maddi tazminat talep etmiştir. Ancak, miktarı AİHM'nin takdirine bırakmışlardır.
Hükümet bu husus hakkında görüş bildirmemiştir.
Akkuş kararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri dikkate alarak, AİHM, başvuranlara izleyen şekilde toplam 1.762 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir:
- Mürvet Fidan'a 255 Euro,
- Murat Fidan' a 209 Euro, Hikmet Fidan'a 196 Euro,
- Zehra Fidan'a 349 Euro, Elif Özbilge'ye 753 Euro.
B.Mahkeme masrafları
Başvuranlar, ayrıca, AIHM'de yapılmış olan masrafları da talep etmiş ve miktarı AİHM'nin takdirine bırakmışlardır.
Hükümet bu husus hakkında görüş bildirmemiştir.
Elindeki bilgi temelinde hesaplama yaparak, AIHM, başvuranlara bu başlık altında toplam 500 Euro ödenmesine karar vermiştir.
C.Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. AİHS'nin 6 § 1. maddesi ve 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi kapsamındaki şikayetlerin kabul edilebilir, başvurunun kalan kısmının kabul edilmez olduğuna;
2. AİHS'nin 1 no'lu Protokol'ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHS'nin 6 § 1. maddesi kapsamındaki şikayetin esaslarını ayrıca incelemenin gerekli olmadığına;
4. (a) Sorumlu Devlet'in, AİHS'nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, başvurana, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere;
(i) maddi tazminat olarak;
- Mürvet Fidan'a 255 Euro (iki yüz elli beş Euro),
- Murat Fidan'a 209 Euro (iki yüz dokuz Euro),
- Hikmet Fidan'a 196 Euro (yüz doksan altı Euro),
- Zehra Fidan'a 349 Euro (üç yüz kırk dokuz Euro),
- Elif Özbilge'ye 753 Euro (yedi yüz elli üç Euro),
(ii) mahkeme masrafları için başvuranlara toplam 500 Euro (beş yüz Euro)
(iii) ve yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek her türlü vergiyi ödemesine;
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
KARAR VERMİŞTİR.
İngilizce hazırlanmış, Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 26 Eylül 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy