(AİHS 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no: 60580/00)
KARAR
STRAZBURG
10 Mayıs 2007
Bu karar, AÎHS 'nin 44 § 2 Maddesinde belirtilen şartlarla kesinlik kazanacaktır, ancak şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
USULI İŞLEMLER
Davanın nedeni, Türk vatandaşı olan Cevdet Taşatan'ın ("başvuran"), İnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") 34. Maddesi uyarınca, 2 Haziran 2000 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvurudur (başvuru no: 60580/00).
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI
Başvuran, 1945 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir.
3 Ağustos 1983 tarihinde, Karayolları Genel Müdürlüğü, başvurana ait bir arsayı kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi kurulu, kamulaştırılan arsanın değerini takdir etmiş ve bu miktar kamulaştırma olduğu sırada başvurana ödenmiştir.
Başvuranın artan tazminat talebinin ardından, 5 Kasım 1993'te, Küçükçekmece İlk Derece Hukuk Mahkemesi, başvurana kamulaştırma tarihinde uygulanan oranda faizle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 5 Kasım 1993'te, faizin hesaplanmaya başladığı tarihle ilgili olarak ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
21 Temmuz 1994'te, Küçükçekmece İlk Derece Hukuk Mahkemesi, önceki kararını onaylamıştır.
10 Ekim 1994'te, Yargıtay, yukarıda bahsedilen kararı onaylamıştır.
Bu arada, başvuran, ilk derece mahkemesi tarafından ödenmesine karar verilen tazminatın ödenmesinin yürürlüğe konması için, İstanbul İcra Dairesi aracılığıyla Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhinde icra takibi başlatmıştır.
6 Ocak 1998'de, başvurana 6.846.778.000 Türk Lirası (TRL) ödenmiştir.
Başvuran, 19 Temmuz 1999'da, Ankara İlk Derece Hukuk Mahkemesi'ne bir dava açmış ve Borçlar Kanunu'nun 105. Maddesi uyarınca geç ödeme ve enflasyon sonucu uğramış olduğu zararın tazmini talebinde bulunmuştur.
28 Aralık 1999'da, Ankara İlk Derece Ceza Mahkemesi, başvuranın talebini reddetmiştir. 12 Mayıs 2000'de, Yargıtay, yukarıda bahsedilen kararı onaylamıştır.
İstanbul İcra Dairesi'nin 5 Nisan 2004 tarihli mektubuna göre, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün başvurana hala 625.000.000 TRL (384 Euro) borcu bulunmaktadır.
Hükümet, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 27 Temmuz 2005 tarihli mektubuna atıfta bulunarak, ödenmesi gereken toplam miktarı ödediklerini ve İcra Dairesi'nin icra takibiyle ilgili davayı kayıttan düşürdüğünü ileri sürmüştür.
Ancak, 14 Ekim 2005 tarihli bir mektupta, İcra Dairesi, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün başvurana hala 652 Yeni Türk Lirası borcu olduğunu ifade etmiştir.
HUKUK
I. 1 NO.LU PROTOKOL'UN 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yerel mahkeme tarafından belirlenen ek tazminatın çok az olduğundan şikayetçi olmuştur. Başvuran, ayrıca, makamların, kamulaştırma için öngörülen tazminatın ödemesini geciktirdiklerini ve Türkiye'deki yıllık enflasyon oranının çok yüksek olduğu bir zamanda kendisine yetersiz miktarda faiz ödendiğini ileri sürmüştür. Başvuran, ayrıca, yerel makamların kendisine ödemesi gereken miktarın tamamını hala ödemediklerini iddia etmiştir. Başvuran, 1 Nolu Protokol 'ün 1. Maddesi'ni ileri sürmüştür.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, AİHM'den, AİHS'nin 35 § 1 Maddesi'nde öngörülen altı ay kuralına uyulmaması nedeniyle bu şikayetleri reddetmesini istemiştir. Hükümet, başvuranın ek tazminatın tamamının ödendiği 6 Ocak 1998 tarihinden itibaren altı ay içerisinde başvuruda bulunmuş olması gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak, başvuru 2 Haziran 2000 tarihinde yapılmıştır. Hükümet, ayrıca, ek tazminat ile yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen faiz dahil olmak üzere başvuranın tazminat miktarının tamamını aldığını iddia etmiştir.
Başvuran, AİHM'den, ulusal makamlar hala tazminat miktarının tamamını ödememiş olduğu için, Hükümet'in itirazını reddetmesini talep etmiştir.
AİHM, başvuranın 1 No.lu Protokol'ün 1. Maddesi uyarınca yapmış olduğu şikayetin iki tane olduğunu belirtmektedir. Başvuran, ilk olarak, yerel mahkemelerce ödenmesi uygun görülen ek tazminat miktarının çok düşük olmasından şikayetçidir.
AİHM, ek tazminata ilişkin takibatın Yargıtay'ın 10 Ekim 1994 tarihli kararı ile kesinlik kazandığını, ancak başvuranın bu şikayeti 2 Haziran 2000 tarihinde, altı aydan daha uzun süre sonra, ortaya attığını belirtmektedir.
AİHM, başvuranın yetersiz ek tazminata ilişkin şikayetinin AİHS'nin 35 § 1 Maddesi'nde öngörülen altı aylık zaman diliminin dışında yapıldığını ve AİHS'nin 35 § 4 Maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Şikayetin ikinci kısmı, makamların tazminat miktarının tamamını ödememiş olmaları ve geç ödeme sonucu başvuranın uğramış olduğu zararla ilgilidir. İcra Dairesi'nin 14 Ekim 2005 tarihli mektubundan, ulusal makamların tazminat miktarının tamamını ödemedikleri ve başvurana hala 652 Yeni Türk Lirası borçlu oldukları anlaşılmaktadır. AİHM, ulusal makamların tazminat miktarının tamamını başvurana ödememiş olmalarını gözönüne alarak, altı ay kuralının uygulanabilir olmadığı görüşüne varmıştır. Buna göre, Hükümet2in itirazının bu kısmı reddedilmelidir.
AİHM, yukarıda bahsedilenlerle içtihadında öngördüğü prensipleri (bkz, diğer makamlar arasında, Akkuş, yukarıda kaydedilen) ve elindeki bütün kanıtları gözönünde bulundurarak, bu şikayetle ilgili olarak esasların incelenmesi gerektiği ve şikayetin kabuledilmez olduğu yönünde karar vermek için hiçbir gerekçe bulunmadığı sonucuna varmıştır.
B. Esaslar
AİHM, sözkonusu davadakine benzer sorunlar içeren birçok davada 1 No.lu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlalini saptamıştır (bkz, Akkuş, yukarıda kaydedilen, s. 1317, § 31).
AİHM, Hükümet ve başvuran tarafından sunulan kanıtlarla ifadeleri incelemesinin ardından, daha önceki kararlarından ayrılmak için hiçbir gerekçe olmadığı sonucuna varmıştır. AİHM, ulusal makamlarının hala tazminat miktarının tamamını ödememiş olmasının, düşük faiz oranlarının ve takibatın bütünüyle uzun sürmesinin sonucunda, başvuranın genel çıkar talepleri ile mülkiyet hakkının korunması arasında sağlanması gereken adil dengeyi bozan bir durum olarak bireysel ve aşırı bir yüke katlanmak zorunda kaldığı tespitinde bulunmuştur.
Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlali sözkonusudur.
II. AİHS'NİN41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. Maddesi:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Tazminat
Başvuran, maddi tazminat olarak 4.000.000 ABD Doları (USD) (yaklaşık 3.026.000 Euro), manevi tazminat olarak ise 100,000 USD (yaklaşık 75,673 Euro) talep etmiştir.
Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiştir.
AİHM, Akkuş kararındakiyle (yukarıda kaydedilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri gözönünde bulundurarak, başvurana maddi tazminat olarak 4,330 Euro ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, 1 No.lu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlalinin saptanmasının, başvuranın uğramış olduğu herhangi bir manevi zarar için tek başına yeterli adli tazmin oluşturduğu görüşündedir.
B. Masraf ve Giderler
Başvuran, AİHM'den, AİHM huzurunda yapmış olduğu masraf ve giderler için kendisine tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur. Ancak, herhangi bir miktar belirlememiş ve bunu AİHM'nin takdirine bırakmıştır.
Hükümet, bu bağlamda herhangi bir tazminat kararı verilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
AİHM, mevcut bilgiye dayanarak kendi değerlendirmesini yapmış ve başvurana bu bağlamda 1,000 Euro ödenmesini uygun görmüştür.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmuştur.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuranın, makamların toplam tazminat miktarını hala ödememiş olduklarına ve geç ödeme yapılması sonucu başvuranın uğramış olduğu zarara ilişkin şikayetinin kabuledilebilir, başvurunun geri kalan kısmının kabuledilmez olduğuna;
2. AİHS'nin 1 No.lu Protokol'ünün 1. Maddesi'nin ihlal edildiğine;
3. Bir ihlalin saptanmasının başvuranın uğramış olduğu herhangi bir manevi zarar için tek başına yeterli adil tazmin oluşturduğuna;
4. (a) davalı Devlet'in, başvurana, AİHS'nin 44 § 2 maddesi uyarınca bu kararın kesinlik kazandığı tarihten itibaren üç ay içinde, aşağıdaki miktarları ödemesine (bu miktar, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilecek);
i. Maddi tazminat olarak 4,330 Euro (dört bin üç yüz otuz Euro);
ii. Masraf ve giderler için 1,000 Euro (bin Euro);
iii. ve bu miktarlara konulabilecek bütün vergiler;
(b) ödeme tarihine kadar yukarıda bahsedilen üç ayın dolması halinde, yukarıdaki miktarların üzerine, Avrupa Merkez Bankası'nın gecikme döneminde uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına eşit miktarda basit faizin ödenmesine karar vermiştir.
5. Başvuranın adil tazmin talebinin geri kalan kısmının reddine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 10 Mayıs 2007 tarihinde, İçtüzüğün 77. Maddesi'nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy