(AİHS 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no. 67252/01)
KARAR
STRAZBURG
29 Kasım 2005
Bu karar AİHSnin 44 § 2 maddesinde belirtilen şartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
Keltaş - Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),
Başkan J.-P. COSTA,
Yargıçlar A.B. BAKA,
R. TÜRMEN,
K. JUNGWIERT,
M. UGREKHELIDZE,
A. MULARONI,
E. FURA-SANDSTRÖM ve Bölüm Sekreter Yardımcısı S. NAISMITHin katılımı ile kapalı oturumda 8 Kasım 2005 tarihinde toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı vermiştir:
USUL
1. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Ali Seydi Keltaş (başvuran) tarafından, 15 Kasım 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurudan (no. 67252/01) kaynaklanmaktadır.
2. Başvuran, Mersin Barosuna bağlı avukat Mahmut Akdoğan tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (Hükümet) AİHM huzurundaki işlemler için bir Ajan tayin etmemiştir.
3. 15 Eylül 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuruyu Hükümete bildirmeye karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHSnin 29 § 3. maddesi hükümleri uyarınca, başvurunun esaslarını kabuledilebilirliği ile birlikte incelemeye karar vermiştir.
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
4. Başvuran 1947 doğumludur ve Mersinde ikamet etmektedir.
5. 12 Mart 1996 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol inşa etmek için Mersinde başvurana ait olan iki arsayı kamulaştırmıştır. Bir uzmanlar kurulu arsaların değerini takdir etmiş ve ilgili miktar kamulaştırma gerçekleştiğinde başvurana ödenmiştir.
6. Başvuranın artan kamulaştırma tazminatı talebine müteakiben, 30 Aralık 1996 tarihinde, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana, tapu senetlerinin devredilme tarihi olan 12 Mart 1996 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 962.996.880 Türk Lirası (TL) ek kamulaştırma tazminatı artı mahkemenin karar tarihinde uygulanan yasal oranda faizin ödenmesine karar vermiştir.
7. 29 Haziran 1998 tarihinde, Yargıtay, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını onaylamıştır.
8. 16 Mayıs 2000 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, başvurana, faizle birlikte 2.861.840.000 TL ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
9. İlgili iç hukuk ve uygulama Akkuş - Türkiye kararında (9 Temmuz 1997 tarihli karar, Reports of Judgments and Decisions 1997-IV) ortaya konmaktadır.
HUKUK
1. 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
10. Başvuran, yetkililerden ancak iki yıl ve üç ay süren mahkeme işlemlerinden sonra almış olduğu ek kamulaştırma tazminatının, ödenebilir gecikme faizinin Türkiyedeki çok yüksek enflasyon oranına ayak uydurmamış olması dolayısıyla, değer kaybetmiş olduğundan şikayetçi olmuştur. Başvuran, 1 No. lu Protokolün 1. maddesine istinat etmiştir, sözkonusu maddenin ilgili kısmı şöyledir:
Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
A. Kabuledilebilirlik
11. Hükümet, AİHMden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay kuralına uymadığı için başvuruyu reddetmesini talep etmiştir. Bu hüküm açısından, süre 29 Haziran 1998 tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır. Ancak, başvuran, AİHMye, 15 Kasım 2000 tarihine kadar başvurusunu yapmamıştır ve bu nihai yerel karar tarihinden iki yıl ve dört aydan fazla bir süre sonradır.
12. AİHM, elindeki şikayetin, yalnızca, yetkililerin ek kamulaştırma tazminatını ödemekte gecikmesine ve sonucunda başvuran tarafından maruz kalınan zarara ilişkin olduğunu kaydeder.
13. Ödeme yetkililer tarafından en sonunda 16 Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır. Başvuran, 15 Kasım 2000 tarihinde AİHMye başvurusunu yaparak, AİHSnin 35 § 1. maddesinde ortaya konan şarta uymuştur. Hükümetin ön itirazı, dolayısıyla, reddedilmelidir.
14. AİHM, içtihadında kabul ettiği ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen, Akkuş) ve elindeki bütün delillerin ışığında, bu şikayetin, esaslara ilişkin inceleme gerektirdiği ve şikayeti kabuledilmez ilan etmek için bir gerekçe olmadığı kararını verir.
B. Esaslar
15. AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. yukarıda anılan, Akkuş s. 1317, § 31).
16. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AİHM, önceki davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığını değerlendirir. AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahibinin kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmasına sebep olduğuna karar verir. Bu gecikmenin ve işlemlerin süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranın, kamu yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduğuna karar verir.
17. Sonuç olarak, 1 Nolu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
18. Başvuran, aynı zamanda, AİHSnin 6 § 1. maddesi uyarınca, mahkeme işlemlerinin makul olmayan süresinden şikayetçi olmuştur.
A. Kabuledilebilirlik
19. Hükümet, AİHMden, altı ay kuralına uymama gerekçesiyle bu şikayeti kabuledilmez ilan etmesini talep etmiştir, zira Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararını 2 Kasım 1998 tarihinde onaylamıştır, oysa başvuru, AİHMye 15 Kasım 2000 tarihinde yapılmıştır, bu iç hukukta nihai kararın verilmesinden altı aydan fazla bir süre sonradır.
20. AİHM, işlemlerin süresi hakkındaki davalarda, herhangi bir mahkeme tarafından verilen bir kararın uygulanmasının 6. maddenin maksatları açısından yargılamanın ayrılmaz bir parçası olarak sayılması gerektiği ilkesini kabul ettiğini yineler (bkz. Di Pede - İtalya, 26 Eylül 1996 tarihli karar, Reports 1996-IV, ss. 1383-1384, §§ 20-24 ve Zappia - İtalya, 26 Eylül 1996 tarihli karar, Reports 1996-IV, ss. 1410-1411, §§ 16-20).
21. AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının, başvurana, 17 Mayıs 2000 tarihinde ödenmiş olduğunu gözlemler. Dolayısıyla, 6. maddenin anlamı dahilinde kararın yukarıda belirtilen tarihte sona erdiğini değerlendirir. AİHM, başvurunun 15 Kasım 2000 tarihinde yapıldığını kaydeder, bu da ödemenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içindedir.
22. Yukarıda belirtilenlerin ışığında, AİHM, Hükümetin ön itirazını reddeder.
23. AİHM, bu şikayetin AİHSnin 35 § 3. maddesi anlamı dahilinde, temelsiz olmadığını kaydeder. Ayrıca, başka açılardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder.
B. Esaslar
24. 1 Nolu Protokolün 1. maddesi hususundaki tespitleri ışığında, AİHM, davanın, 6 § 1. madde uyarınca ayrı bir incelemesinin gerekli olmadığını değerlendirir.
II. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
25. AİHSnin 41. maddesi şöyledir:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Maddi ve manevi tazminat
26. Başvuran, maddi zarar karşılığında 6.298 Amerikan Doları (yaklaşık 5.088 Euro) tazminat talep etmiştir. Ayrıca, 5.000 Amerikan Doları (yaklaşık 4.043 Euro) manevi zarar tazminatı talep etmiştir.
27. Hükümet onun taleplerine itiraz etmiştir.
28. AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) olduğu gibi aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak, başvurana, 1.958 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.
29. AİHM, başvuranın uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlalinin tespitinin başlı başına yeterli adil tazmin oluşturduğunu değerlendirir.
B. Mahkeme masrafları
30. Başvuran, ayrıca, yerel mahkemelerde yapılan mahkeme masraflarına karşılık 419,92 Amerikan Doları (yaklaşık 339 Euro) ve AİHMde yapılan mahkeme masraflarına karşılık 42 Amerikan Doları (yaklaşık 35 Euro) talep etmiştir.
31. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, başvuran, ancak mahkeme masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu bilgileri ve yukarıdaki kriterleri göz önünde tutan AİHM, yerel işlemlerdeki mahkeme masrafları talebini reddeder ve AİHMdeki işlemler karşılığında 35 Euro tazminat ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.
C. Gecikme faizi
33. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.
BU SEBEPLERLE, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 1 Nolu Protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6 § 1. maddesi uyarınca olan şikayeti ayrı olarak incelemenin gerekli olmadığına;
4. Başvuran tarafından maruz kalınan herhangi bir manevi zarara karşı ihlal tespitinin başlı
başına yeterli adil tazmin oluşturduğuna;
5. a) Sorumlu Devletin, başvurana, aşağıdaki miktarları, AİHSnin 44 § 2. maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirasına dönüştürmek üzere ödemesine:
(i) 1.958 Euro (bin dokuz yüz elli sekiz Euro) maddi tazminat;
(ii) 35 Euro (otuz beş Euro) mahkeme masrafları;
(iii) yukarıdaki miktarlara tabi olabilecek her türlü vergi;
b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Başvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine
KARAR VERİR.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 29 Kasım 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy