(Başvuru No: 68136/01)
29 MART 2005
Dava, Türk Hükümeti aleyhine Türk vatandaşları, Erdoğan Kokol, Kenan Kokol, Taner Kokol, Hürriyet Kokol, Nazım Kokol, Rahim Kokol, Halime Zorlu ve Naide Bakır tarafından açılmıştır. Başvuru sahipleri, mülkiyetlerinde bulunan arazinin Devlet tarafından kamulaştırılması esnasında maddi zarara uğradığını, yerel mahkemede ek tazminata hak kazandığını ancak bunun geç ödenmesi ve ülke içindeki enflasyon oranının çok yüksek olması ve gecikme tazminatının bunu karşılamaması sebebiyle 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği iddiasında bulunmuştur. Hükümet ise başvuru sahibinin iç hukuk yollarını tüketmediğini hala Borçlar Kanununa göre hukuki çarelerinin olduğunu iddia etmiştir.
Neticede Mahkeme oybirliğiyle;
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Sorumlu Hükümetin, başvuru sahibine, Sözleşmenin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinde sonra üç ay içinde aşağıda belirtilen meblağın Türk Parasına çevrilerek;
(i)Maddi zarar karşılığı olarak 49,305 Euro ödenmesine;
(ii)Masraflar ve harcamalar için 1,000 Euro ödenmesine;
(b) Yukarda belirtilen üç ayın geçmesinden itibaren faiz olarak, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranın %3 oranında artırılarak uygulanmasına;
4. Başvuru sahibinin diğer iddiaların reddine karar vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Aka v. Türkiye, 23 Eylül 1998;
2. Akkuş v. Türkiye, 9 Temmuz 1997, Raporlar 1997-IV.
PROSEDÜR
1-3. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin (Sözleşme) eski 25. maddesi uyarınca, Türk Hükümeti aleyhine sekiz Türk vatandaşları, Erdoğan Kokol, Kenan Kokol, Taner Kokol, Hürriyet Kokol, Nazım Kokol, Rahim Kokol, Halime Zorlu ve Naide Bakır (başvuru sahipleri) tarafından 1 Temmuz 1998 tarihinde açılmıştır.
OLAYLAR
I. DAVANIN ÖZEL ŞARTLARI
4. 1991 yılında, otobanların yapımında sorumlu, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, Ankara Merkez Otoyolunun yapımı için, başvuru sahiplerinin Ankara'daki dört arsasını kamulaştırmıştır. Bilirkişi heyeti, arsanın değerini belirlemiş ve belirlenen tutarın tamamı kamulaştırma gerçekleştiğinde kendilerine ödenmiştir.
5. Başvuru sahiplerinin, tazminatın artırılması talebi üzerine, 2 Şubat 1995 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, 1 Ağustos 1992 tarihinden mahkemenin kararını verdiği tarihe kadar devlet faizi ile birlikte, başvuru sahiplerine ek 2.752.155.000 Türk Lirası (yaklaşık olarak 7,483 Euro) ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.
6-8. 22 Aralık 1997 tarihinde, Yargıtay 2 Şubat 1995 tarihli kararı onamıştır. 19 Ocak 1998 tarihinde, Yargıtay kararı, başvuru sahiplerine ulaşmıştır. 18 Mart 1998 tarihinde, idare, başvuru sahiplerine, faizi ile birlikte 7.614.418.000 Türk Lirası (yaklaşık olarak 20,705 Euro) ek tazminat ödemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMALARI
9. İlgili yerel kanunların ve uygulamaların açıklaması için Mahkeme'nin Aka v. Türkiye, 23 Eylül 1998 tarihli (Reports of Judgments and Decisions 1998-VI, §§ 17-25) kararına bakılabilir.
HUKUKİ BOYUT
I. 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLALİ İDDİASI
10. Başvuru sahipleri, mahkemenin yargılamasından sonra dört yıl on bir ay sonra yetkililerden alabildikleri, kamulaştırma ek tazminatının değerinin düştüğünden bahisle şikâyetçi olmuşlar, zira faiz oranları Türkiye'deki yüksek enflasyonu karşılayamamıştır. 1 Nolu Protokolün 1. maddesi şu şekildedir;
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez. "
A. Kabul Edilebilirlik
11. Hükümet, başvuru sahibinin, Sözleşmenin 35. maddesi bağlamında iç hukuk yollarını tüketmediğini, zira başvuru sahibinin Borçlar Kanununun 105. maddesi bağlamında mevcut çareleri usule uygun olarak kullanamadığını ileri sürmüştür. Bu hükme göre, başvuru sahibi zararın, temerrüt faizinden fazla olduğunu kanıtlarsa, ek tazminatın geç ödenmesinin bir sonucu olarak zararı için tazminat imkânı mevcuttur.
12. Mahkeme, Hükümetin ileri sürdüğü gerekçeleri Aka v. Türkiye (yukarda belirtilen, pp. 2678-79, §§ 34-37) davasındaki ön itirazla aynı olarak reddedildiğini belirtmiştir. Mevcut davada başka türlü davranmak için herhangi bir sebep olmadığını belirtmiş ve bu yüzden Hükümetin itirazı reddedilmiştir.
13. Usul hukukunda oluşturulan prensipler (bkz. Diğer içtihatlar arasında, yukarıda belirtilen Aka kararı) ve bütün deliler ışığında, bu şikayetin, davanın esasında tazminat gerektirdiği ve kabul edilmezliğin herhangi bir gerekçesi olmadığını belirtmiştir.
B. Davanın Esası
14. Mahkeme, mevcut davada ortaya çıkan sorunların aynı olduğu bazı davalardaki gibi 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., Akkuş v. Türkiye, 9 Temmuz 1997, Raporlar 1997-IV, § 31 ve yukarıda belirtilen Aka kararı, §§ 50-51).
15-16. Hükümet ve başvuru sahipleri tarafından sunulan olaylar ve argümanlar incelendiğinde, Mahkeme, önceki davaların kanıtlarından mazur görülebilir bir hareket olmadığını belirtmiştir. Yerel Mahkemenin karar verdiği ek tazminatın ödenmesinin gecikmesi, kamulaştırma makamına isnat edilebilirliği ve mal sahibinin, kamulaştırılan araziyle birlikte zararının devam etmesine sebep olduğu tespit edilmiştir. Bir bütün olarak yargılamanın uzunluğu ve gecikmenin bir sonucu olarak, Mahkeme, başvuru sahiplerinin, genel faiz talepleri ile mülkiyete barışçıl tasarruf hakkının ışığında koruma arasında sürdürülmesi gereken adil dengeyi bozan, münferit ve fahiş bir yükün altında kaldığını belirtmiştir. Sonuç olarak 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlalinin mevcut olduğuna karar verilmiştir.
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
17. Sözleşmenin 41. maddesi şu şekildedir;
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder. "
A. Maddi, Manevi Zarar
18-20. Başvuru sahipleri, maddi zararları için toplam 60,000 Amerikan Doları (49,305 Euro) tazminat talep etmiştir. Hükümet, başvuru sahiplerinin iddialarını reddetmiştir. Aka davasının (yukarda belirtilen, §§ 55-56) kullanılan aynı hesaplama metodu kullanılarak ve ilgili ekonomik veriler göz önüne alınarak, Mahkeme, maddi tazminat için başvuru sahiplerine talep ettiği miktarın tamamının ödenmesine karar vermiştir.
B. Masraflar ve Harcamalar
21-23. Başvuru sahipleri, Mahkeme ve Komisyon önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 1.000.000.000 Türk Lirası (2,720 Euro) talep etmiştir. Hükümet, başvuru sahiplerinin iddiaları ile ilgili herhangi bir görüş beyan etmemiştir. Mevcut bilgiler temelinde yapılan bir tahminle, Mahkeme, başvuru sahiplerine, bu başlık altında adaletli olarak toplam 1,000 Euro ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
24. Mahkeme, gecikme faizleri oranın, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranın %3 oranında artırılarak uygulanmasının uygun olacağına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME OYBİRLİĞİ İLE;
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Sorumlu Hükümetin, başvuru sahibine, Sözleşmenin 44/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinde sonra üç ay içinde aşağıda belirtilen meblağın Türk Parasına çevrilerek;
(i) Maddi zarar karşılığı olarak 49,305 Euro ödenmesine;
(ii) Masraflar ve harcamalar için 1,000 Euro ödenmesine;
(b) Yukarda belirtilen üç ayın geçmesinden itibaren faiz olarak, Avrupa Merkez Bankası tarafından marjinal ödünç kolaylığına uygulanan faiz oranın %3 oranında artırılarak uygulanmasına;
4. Başvuru sahibinin diğer iddiaların reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy