(Başvuru No: 69515/01)
11 OCAK 2005
Başvuru sahipleri, devlet kurumlarını dolandırmak suçu ile yakalanmışlar ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanarak mahkûm edilmişlerdir. Kendilerini yargılayan mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığı iddiasıyla başvuru sahipleri de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmuşlardır. Mahkeme ise oybirliğiyle, adil yargılanma ile ilgili olarak Türkiye hakkında verdiği kararlardan ayrılmayarak ihlal kararı vermiştir.
KARARDA ATIF YAPILAN DİĞER DAVALAR
1. Özel v. Türkiye, no. 42739/98.
2. Gençel v. Türkiye, no. 534331/99.
3. Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998.
4. Özdemir v. Türkiye, no. 59659/00.
5. Incal v. Türkiye, 9 Haziran 1998.
6. Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997.
PROSEDÜR
1. Davanın kaynağında Türkiye Cumhuriyeti'ne yöneltilmiş olan bir başvuru mevcuttur (69515/01 sayılı). Türk vatandaşı olan M. Eren Tekin ve Nimet Taştan ("başvuru sahipleri"), Temel Özgürlük ve İnsan Haklarının Korunması Sözleşmesi'nin 34. maddesine dayanarak, 28 Şubat 2000 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na dava açmıştır.
2. Başvuru sahipleri, İzmir'de avukatlık yapan Z. S. Özdoğan tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti ("Hükümet"), Mahkeme önündeki işlemler için bir görevli tayin etmemiştir.
3. 28 Nisan 2003 tarihinde, Mahkeme dilekçeyi Hükümete iletmeye karar vermiştir. Sözleşmenin 29§3. maddesine dayanarak, dilekçenin kabul edilebilirliğinin ve davanın esasının aynı zamanda ele alınacağına karar vermiştir.
4. 1 Kasım 2001 tarihinde, Mahkeme, dairelerinin oluşumunda değişiklikler yapmıştır (İç Tüzüğün 25§1. maddesi). Mevcut başvuru, değişiklik yapılarak, ikinci Daireye sevk edilmiştir (İç Tüzüğün 52 § 1. maddesi).
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuru sahipleri sırasıyla, 1966 ve 1971 doğumludur.
6. 16 Kasım 1993 tarihinde, ilk başvuru sahibi yakalanmıştır. 30 Kasım 1993 tarihinde, kendisinin geçici tutukluluğuna karar veren yargıcın huzuruna çıkartılmıştır. 30 Aralık 1993 tarihinde, kendisinin, devlet kurumlarını dolandırmaya yönelik eylemler gerçekleştirdiğini ileri süren İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı (Cumhuriyet Savcısı), başvuru sahibini, Ceza Yasasının 125. maddesini çiğneyerek yasa dışı bir eylem gerçekleştirmekle suçlamıştır.
7. 11 Haziran 1994 tarihinde, ikinci başvuru sahibi yakalanmıştır. 14 Haziran 1994 tarihinde, kendisinin geçici tutukluluğuna karar veren yargıcın huzuruna çıkartılmıştır. 30 Haziran 1994 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı başvuru sahibini yasa dışı bir örgüte üye olmakla ve Ceza Yasasının 168§2. maddesini ihlal etmekle suçlamıştır.
8. 18 Aralık 1995 tarihinde alınan bir kararla, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuru sahiplerini kendilerine karşı yöneltilen suçlamalardan suçlu bulmuştur. İlk başvuru sahibini ağır hapis cezasına ve diğer başvuru sahibini ise on iki yıl altı ay hapis cezasına mahkûm etmiştir.
9. 19 Ocak 1998 tarihinde, Yargıtay bu kararı bozmuştur.
10. 6 Ağustos 1998 tarihinde alınan bir kararla, dosyanın yeniden incelenmesinde sonra, Devlet Güvenlik Mahkemesi ilk verilen cezaları yinelemiştir.
11. 7 Haziran 1999 tarihinde, Yargıtay ilk duruşmada kararı onamıştır.
12. 28 Ağustos 1998 tarihinde, tutuklu olan başvuru sahipleri, karadan cezaevi yönetimi tarafından haberdar edilmişlerdir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI
13. İlgili iç hukuk ve uygulama bölümü Özel v. Türkiye (no 42739/98§§ 20 - 21, 7 Kasım 2002) ve Gençel v. Türkiye (no 534331/99§§ 11 - 12, 23 Ekim 2003) kararlarında belirtilmiştir.
14. Resmi gazetede yayınlanan,16 Haziran 2004 tarihli ve 5190 sayılı kanunla, Devlet Güvenlik Mahkemeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
HUKUKİ BOYUT
I. SÖZLEŞME' NİN 6. §1. MADDESİNİN İHLALI İDDİASI
15. Başvuru sahipleri, kendilerini yargılayan ve hüküm giydiren Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin, bünyesinde askeri bir yargıç bulundurması ve gözaltı süresince bir avukatla görüştürülmemesinden dolayı, kendisine adil bir yargılama sağlayamadığını ve mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını, ileri sürmektedir. Başvuru sahipleri aşağıda bir kısmı verilen, Sözleşmenin 6§§1 ve 3 (c) maddelerinin ihlal edildiğini savunmaktadır:
" 1. Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir."
3. Bütün suçlananların özellikle:
(
)
c) yargı haklarına göre, kendisine savunmaya veya kendi seçtiği biri tarafından savunulmaya, kendisini savunacak birini tutmaya olanakları yoksa kendisine parasız avukat tayin edilmesine; (
hakları vardır.)"
A. Kabul edilebilirlik üzerine
16. Mahkeme, içtihatları ışığı altında (Çıraklar v. Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998 - VII Kitap) ve kendisinde bulunan bütün delillere dayanarak, başvurunu esastan incelemeye alınmasına kanaat getirmiştir. Aynı zamanda, başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi de bulunmadığını belirtmiştir.
B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlığı üzerine
17. Mahkeme, birçok kez, bu özel durumdaki aynı sorunları içeren davaları ele almıştır ve Sözleşme'nin 6§ 1. maddesinin ihlalini tespit etmiştir. (Özel, §§ 33 - 34 ve Özdemir v. Türkiye, no 59659/00, §§ 35- 36, 6 Şubat 2003).
18. Mahkeme, mevcut davayı incelemiş ve Hükümetin mevcut durumda, farklı bir sonuç doğurabilecek, en ufak bir olgu bir kanıt göstermediğini, saptamıştır. Devlet Güvenlik Mahkemesinde dinlenen başvuru sahiplerinin, içlerinde yüksek askeri mevkisi olan bir yargıcın da bulunduğu yargıçların karşısına çıkmaktan korkmalarının, anlaşılır olduğuna kanaat etmiştir. Bundan dolayı, başvuru sahiplerinin, yargılamanın bağımsızlığından ve tarafsızlığından şüphe duymalarının, tarafsız olarak, açığa kavuşturulduğu kabul edilebilir. (Incal v. Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998 IV Kitap, sayfa 1573 § 72)
19. Mahkeme, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin başvuru sahiplerini yargılayıp cezalandırdığında, 6§1. maddeye göre, bağımsız ve tarafsız bir yargılama gerçekleştirmediği sonucuna varmıştır.
2. Cezai Yargılama Usulünün Adilliği Üzerine
20. Mahkeme, daha önce benzer davaları kararlaştırdığını ve bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun bir yargının, bütün varsayımları göz önüne alarak, yargısı altındaki şahıslara, adil bir dava sunamayacağını hatırlatmıştır.
21. Başvuru sahiplerinin davasının tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından gerçekleşmesiyle, şahsi haklarının ihlal edildiğini gösteren tutanağı göz önünde bulundurarak, Mahkeme, mevcut şikâyetin incelenmesine gerek olmadığı kanısına varmıştır. (Çıraklar, sayfa 3074, §§ 44 - 45)
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki hükmü ihtiva etmektedir:
"Mahkeme, bu Sözleşme veya protokollerin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili yüksek taraf devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, mahkeme, gerektiği takdirde hakkaniyete uygun bir surette zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Tazminat
23. Başvuru sahipleri, maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek, 75000 Euro talep etmişlerdir.
24. Hükümet bu konuda herhangi bir görüşte bulunmamıştır
25. Mahkeme, yargılama usulünün sonuçları üzerinde düşünmez. Bu durumda, başvuru sahibine, herhangi bir tazminat ödenmesi söz konusu olmaz. (Findlay v. Birleşik Krallık, 25 Şubat 1997 tarihli karar, 1997 - I sayfa 284§ 85).
26. Manevi zarara gelince, Mahkeme, dava koşulları dâhilinde, ihlal kararının, zararı giderme hususunda yeterli olacağı kanısındadır (Çıraklar, § 49).
27. Eğer Mahkeme, bir başvuru sahibinin cezasının, 6§1. madde bağlamında, bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılandığı sonucuna varırsa, temelde en uygun düzeltme şeklinin, başvuru sahibinin zamanında, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından tekrar yargılanması olacağı kanısındadır (Gençel,§ 27).
B. Mahkeme Harcı ve Masrafları
28. Başvuru sahipleri, aynı zamanda, Mahkeme ve ulusal mahkemeler harcı ve masrafları için, 5000 Euro talep etmişlerdir. Başvuru sahipleri en ufak bir ispatlayıcı belge göstermemişlerdir.
29. Hükümet bu konuda herhangi bir görüşte bulunmamıştır.
30. Sahip olduğu yetkilere dayanarak, Mahkeme, adil bir biçimde, başvuru sahibine 1000 Euro vermeyi uygun görmüştür.
C. Gecikme Faizi
31. Mahkeme, gecikme faiz oranının, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranının, %3 oranında artırılarak tespit edilmesinin uygun olacağına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERLE MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE;
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu için, Sözleşmenin 6§ 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Sözleşmenin 6. maddesinden kaynaklanan diğer şikâyetlerin incelenmesinin gerekli olmadığına;
4. Mevcut ihlal kararının, kendi başına, yeterli bir manevi tazmin biçimi oluşturduğuna;
5. a) Davalı Devletin, davanın kesinleşeceği günden sonraki 3 ay içerisinde, Sözleşme'nin 44§2. maddesi gereğince, başvuru sahibine, 1000 Euro (bin EUR) ödemesine;
b) Gecikme faizleri oranının, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan faiz oranının % 3 oranında artırılarak uygulanmasına;
6. Hakkaniyete dair diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy