(AİHS m. 29, 37) (765 S. K. m. 448) (1412 S. K. m. 365)
(Başvuru no: 73722/01)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ (Dostane Çözüm)
STRAZBURG
4 Aralık 2007
OLAYLAR
Başvuranlar ... (1982 doğumlu), ... (1983 doğumlu), ... (1987 doğumlu), ... (1985 doğumlu), ... (1989 doğumlu), ... (1991 doğumlu) ve ... (1994 doğumlu) T.C. vatandaşı olup Diyarbakır'da ikamet etmektedirler.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır barosu avukatlarından ... ve ... tarafından temsil edilmektedirler.
... 17 Şubat 1994 tarihinde saat 16.30 sularında bir kafeteryada otururken silahlı iki kişi tarafından kaçırılmıştır. Bir saat sonra gelen bir telefon polisler adı geçeni ölü olarak bulmuşlardır.
24 Şubat 1994 tarihinde polisler görgü tanıkları ..., ... ve ...'ın ifadelerini almıştır.
... ifadesinde müteveffanın silahlı iki kişi tarafından kaçırıldığını, içlerinden birinin Fako kod adlı Kasım adında bir köy korucusu olduğunu, diğer kişiyi tanımadığını beyan etmiştir. ... ve ... da Fako adlı bir köy korucusundan söz etmişlerdir.
7 Haziran 1994 tarihinde müteveffanın babası ... Diyarbakır Cumhuriyet Savcısına giderek oğlunun öldürülmesi olayına karışan Fako takma adlı ... ve kimliklerini bilmediği diğer üç kişi hakkında şikayette bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı'nın 20 Ekim 1994 tarihli bir iddianamesi ile ... Diyarbakır Ağır ceza mahkemesi önüne çıkarılmış, Savcı TCK'nın taammüden adam öldürmeye dair 448. maddesinin uygulanmasını talep etmiştir.
11 Nisan 1995 tarihinde CMUK'un 365. maddesi gereğince ... müdahil taraf olarak dinlenmiştir.
Mahkeme 11 Nisan 1995 tarihinde ...'yı delil yetersizliğinden serbest bırakmıştır.
Bu sırada TBMM Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu TBMM'ye sunduğu bir raporda ...'ın 17 Şubat 1994 tarihinde saat 17.45 sularında kimliği belirsiz köy korucuları tarafından kaçırılmasını müteakip öldürüldüğünü belirtmiştir.
Yargıtay 18 Ekim 1995 tarihinde, kararı usul yönünden bozarak davayı ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
İlk derece mahkemesi 8 Mart 2000 tarihinde kararı yeniden incelemiş ve 11 Nisan 1995 tarihli kararını yinelemiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar başvurularında babaları ...'ın köy korucuları tarafından öldürüldüğünden, bu yönde sürdürülen soruşturmanın yeterli ve etkili olmadığından şikayetçi olmaktadırlar. Başvuranlar ayrıca açıklık ilkesini karşılamayan ceza soruşturmasının haksızlığını dile getirmektedir.
Başvuranlar son olarak babalarının öldürülmesinin özel ve aile yaşamına saygı ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmekte, bu bağlamda AİHS'nin 13. maddesiyle birlikte ve ayrı olarak 2., 6., ve 8. maddelerinin ihlal edildiğini öne sürmektedirler.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM Hükümetin izleyen beyanını almıştır:
«Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ...'ın ölümüyle sonuçlanan olaylardan üzüntü duymaktadır.
Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan 73722/01 nolu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından başvuranlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a karşılıksız olarak toplam 20.000 (yirmi bin) Euro ödemeyi taahhüt eder. Bu miktar her türlü maddi, manevi zarar ile yargı giderlerini ve harcamaları kapsamakta olup ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve AİHM'nin AİHS'nin 37/1.maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir.
Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, Hükümet tarafından sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Bu ödeme davanın nihai halini oluşturacaktır.»
AİHM başvuran tarafın temsilcisinin beyanını almıştır:
«Başvuranlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temcisi olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan 73722/01 nolu başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından karşılıksız olarak toplam 20.000 (yirmi bin) Euro tutarında ödeme yapmayı taahhüt eden beyanını almış bulunmaktayım.
Bu miktar her türlü maddi, manevi zarar ile yargı giderlerini ve harcamaları kapsamakta olup ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kum üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve AİHM'nin AİHS'nin 37/1.maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Başvuranlara danışarak yapılan bu öneriyi kabul etmekte ve bu başvuruya neden olan olaylarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki tüm şikayetlerden vazgeçmekteyim.
Davanın nihai hale geldiğini beyan ederim.»
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm antlaşmasını dikkate almakta ve bu antlaşmanın Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan İnsan Haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37/1 in fine maddesi). Sonuç olarak AİHS'nin 29/3. maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelere dayalı olarak, AİHM, oybirliğiyle,
Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy