(AİHS m. 34, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol)
(Başvuru no:13890/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
26 Haziran 2007
İşbu karar AIHSnin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (13890/02) başvuru nolu davanın nedeni, bu ülke vatandaşı olan Ahmet Çakır'in (başvuran) 4 Aralık 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (Mahkeme) yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde İskenderun Barosu avukatlarından N. Akkülah tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN UNSURLARI
1958 doğumlu olan başvuran İskenderun'da ikamet etmektedir.
Karayolları Genel Müdürlüğü ('idare') başvurana ait bir araziyi kamulaştırarak, kamulaştırma komisyonu tarafından belirlenen tazminatı 8 Temmuz 1996 tarihinde başvurana ödemiştir.
Kararlaştırılan tazminat tutarı konusunda idareyle anlaşmazlığa düşen başvuran, İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi önünde kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle bir dava açmıştır.
Mahkeme 4 Kasım 1997 tarihinde aldığı kararla, başvurana, 9 Ağustos 1996 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere gecikme faiziyle birlikte 176.731.000 TL kamulaştırma tazminatı ödenmesine hükmetmiştir.
Yargıtay 6 Haziran 2000 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
İdare 8 Haziran 2001 tarihinde başvurana 612.410.000 TL tutarında ek kamulaştırma bedeli ödemiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yasal gecikme faizi oranının Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalması sebebiyle ek kamulaştırma bedelinin değerini kaybetmesinden yakınmaktadır. Bu hususta başvuran 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe dair
Hükümet, altı ay kuralına riayet edilmediği gerekçesiyle AİHM'yi mevcut başvuruyu reddetmeye davet etmektedir.
AİHM, Hükümet tarafından dile getirilen benzer itirazları daha önce de reddettiğini anımsatmaktadır (bkz. Akkuş, § 21, adıgeçen). Mevcut başvurunun AİHS'nin 35/3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını belirleyen AİHM, ayrıca başka bir kabuledilemezlik olmadığını da tespit etmektedir. Bu nedenle başvuruyu kabuledilebilir ilan etmek yerinde olacaktır.
B. Esasa dair
Bu davadakine benzer soruları gündeme getiren başka davaları müteaddit defalar incelemiş olan AİHM, 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş, adıgeçen karar, s. 1317, 31. prg ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, 50-51. paragraflar).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararı uyarınca kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Bu gecikme, AİHM'yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında olması gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir. Yerleşik hesap yöntemini (bkz. Akkuş, adıgeçen, § 35-36) göz önünde bulunduran AİHM, bu gecikme nedeniyle ilgilinin belli bir zarara uğradığını tespit etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat, masraf ve harcamalar
Başvuran maddi tazminat olarak 11.200 Euro, manevi tazminat olarak ise 3.600 Euro talep etmektedir. Başvuran ayrıca avukatlık ücreti için 555 Euro ve posta masrafları için 27 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.
Akkuş davasında benimsenen hesap yöntemini ve uygun ekonomik verileri göz önünde bulunduran AİHM, maddi tazminat olarak başvurana 85 Euro ödenmesine hükmetmektedir.
Manevi tazminata ilişkin olarak ise AİHM, ihlal tespitinin mevcut dava koşullarında başlı başına adil bir tazmin teşkil edeceği kanaatindedir.
Masraf ve harcamalar ile ilgili olarak ise AIHM, AİHS'nin 41. maddesine göre bir başvurana masraf ve harcamalarının geri ödemesinin ancak sözkonusu masraf ve harcamaların, gerçekliği, zorunluluğu ve oranlarının makul olduğu ortaya konulduğu sürece yapılabildiğini hatırlatmaktadır (bkz., diğerleri arasında, Nikolova - Bulgaristan, no: 31195/96, § 79). Her ne kadar başvuran taleplerini desteklemek için gerekli belgeleri sunmamışsa da, AİHM önünde kendisini temsil ettirmek üzere belli harcamalar yaptığını kabul etmek gerekecektir. Bu nedenle AIHM tüm harcamaları için başvurana 1.000 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puan eklenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun geriye kalanının kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Mevcut kararın manevi zararın tazmini için başlı başına yeterli bir adil tatmin teşkil ettiğine;
4. a) AİHS'nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana maddi tazminat olarak 85 Euro (seksen beş), masraf ve harcamaları için ise 1.000 Euro (bin) ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77/2 ve 77/3. maddesine uygun olarak 26 Haziran 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy