(AİHS. m. 34, 35, 41, 44, 1 nolu Protokol) (818 S. K. m. 105) (AKKUŞ - TÜRKİYE DAVASI) (HALİL KENDİRCİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No. 19255/02)
STRAZBURG
10 Mart 2009
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 19255/02 nolu davanın nedeni Sait Işık adlı T.C. vatandaşının (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 17 Ocak 2002 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından A. Aslan tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVA KOŞULLARI
Başvuran 1917 doğumludur ve Eğilde yaşamaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 3 Nisan 1997 tarihinde başvurana ait 6 arsayı kamulaştırmış, arsaların bilirkişi heyeti tarafından belirlenen değeri başvurana 19 Kasım 1997 tarihinde ödenmiştir.
8 Aralık 1997 tarihinde başvuran ek tazminat talebiyle Eğil Asliye Hukuk Mahkemesinde bir dava açmış, mahkeme farklı niteliği nedeniyle 523 nolu parseli dava konusu diğer parsellerden ayrı olarak incelemiştir.
1.523 nolu parsele ilişkin işlemler
6 Aralık 1999 tarihinde Eğil Asliye Hukuk Mahkemesi başvurana 501,377,750 Türk Lirası ek tazminat ile birlikte 8 Aralık 1997 - 1 Ocak 1998 tarihleri arasındaki süre için % 30, 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren geçen süre için ise % 50 oranında gecikme faizinin ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, birinci derece mahkemesi kararını 9 Ekim 2000 tarihinde onamış, idare 13 Haziran 2001 tarihinde başvurana faiziyle birlikte 1,586,220,000 TL ek tazminat ödemiştir.
2. 546, 529, 503, 507 ve 527 nolu parsellere ilişkin işlemler
3.
17 Mayıs 2000 tarihinde Eğil Asliye Hukuk Mahkemesi başvurana 11,267,083,000 TL ek tazminat ve 18 Şubat 1998 tarihinden itibaren yasal faiz ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, birinci derece mahkemesi kararını 12 Şubat 2001 tarihinde onamış, idare başvurana faiziyle birlikte 35,240,270,000 TL ödemiştir.
HUKUK
I. 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, 1 nolu Protokolün 1. maddesine dayanarak, arsasının kamulaştırılmasını takiben aldığı ek tazminat miktarına yetersiz oranda faiz uygulanmasından ve yetkililerin sözkonusu meblağları gecikmeli olarak ödemelerinden şikâyetçi olmuştur.
Hükümet ilk olarak başvuranın ulusal mahkemenin kararlarından itibaren altı ay içinde AİHMye başvurmak yerine ödemelerin yapılmasına kadar beklemiş olması nedeniyle altı ay kuralına uymadığını savunmuştur. Halbuki başvuran faiz oranlarını karar tarihinde öğrenmiştir. Hükümet ayrıca başvuranın Borçlar Kanununun 105. maddesi uyarınca kendisine tanınan yolu yeterince kullanmamış olması nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu savunmuştur.
Hükümetin altı ay kuralına uyulmadığı yönündeki ön itirazı ile ilgili olarak AİHM, başvuranın şikâyetinin temelde ulusal mahkemenin nihai kararı ile son ödeme arasında geçen süreye ilişkin olması nedeniyle altı aylık sürenin son ödeme tarihinden başlatılması gerektiği kanaatindedir. AİHM, 523 nolu parsele ilişkin ek tazminat ödemesinin 13 Haziran 2001 tarihinde yapıldığını kaydeder. Dolayısıyla şikâyetin bu kısmı 17 Ocak 2002 tarihi itibariyle geç yapılmıştır ve AİHSnin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.
Ne var ki 546, 529, 503, 507 ve 527 nolu parsellere ilişkin ödeme 27 Kasım 2001 tarihinde yapılmıştır. Dolayısıyla AİHM, başvuranın bu parsellere ilişkin olarak AİHSnin 35/1 maddesine uyduğunu tespit eder ve şikâyetin bu kısmına ilişkin olarak Hükümetin itirazını reddeder.
Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazı ile ilgili olarak AİHM, Aka - Türkiye (Raporlar 1998-VI) davasında benzer bir görüşü reddetmiş olduğunu gözlemler. Mevcut davada da farklı bir karara varmak için neden görmemekte ve Hükümetin itirazını reddetmektedir.
Bu nedenle başvuru, 546, 529, 503, 507 ve 527 nolu parsellerle sınırlı kalmak kaydıyla kabuledilebilir olarak ilan edilmelidir.
Davanın esasına ilişkin olarak AİHM, mevcut davadakine benzer unsurlar ortaya çıkaran birtakım başvurularda 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini hatırlatır (bkz, örneğin Akkuş - Türkiye, Raporlar 1997-IV; Pamuk - Türkiye, no. 131/02 ve Halil Kendirci - Türkiye, no. 23324/02). Hükümetçe sunulan olay ve görüşleri inceleyen AİHM, geçmişteki sözkonusu davalardaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı görüşündedir.
Bu nedenle 546, 529, 503, 507 ve 527 nolu parsellere ilişkin olarak 1 nolu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II.AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Başvuran 8,824 ABD Doları (yaklaşık 6,100 Euro) maddi tazminat talep etmiş, Hükümet talebe itiraz etmiştir.
Akkuş (yukarıda anılan) kararında başvurduğuyla aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde bulundurarak AİHM, başvurana 3,000 Euro maddi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.
Başvuran ayrıca AİHM önündeki masraf ve giderlere karşılık olarak 4,000 Euro talep etmiş, AİHM önündeki başvuruya ilişkin olarak temsilcisine 1,000,000, TL (yaklaşık 780 Euro) ödediğini gösteren 3 Ocak 2002 tarihli bir belge sunmuştur. Hükümet talebe itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AİHM, AİHM önündeki masraf ve giderlere karşılık olarak 780 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun 546, 529, 503, 507 ve 527 nolu parsellere mahsus mülkiyet sorununa ilişkin olarak kabuledilebilir, başvurunun kalan kısmının ise kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSye ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Sorumlu devletin başvurana, AİHSnin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden sorumlu devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere:
(i) 3,000 Euro (üç bin Euro) maddi tazminat;
(ii) 780 Euro (yedi yüz seksen Euro) yargılama masraf ve giderleri;
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4.Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
Karar Vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 10 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy