(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44) (657 S. K. m. 94, 145) (SATILMIŞ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (GÖÇ - TÜRKİYE DAVASI) (MERAL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 19728/02 )
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
17 Temmuz 2008
İşbu karar AİHSnin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (19728/02) nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı Hidayet Akgülün (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 31 Aralık 2001 tarihinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından F. Karakaş Doğan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
1941 doğumlu olan başvuran Bielefeldte ikamet etmektedir.
Başvuran 22 Haziran 1970 tarihinde kayyım olarak kamu hizmetine başlamıştır. Söz konusu tarihte başvuran memur sıfatı kazanmıştır.
Yasadışı PKK örgütüne üye olduğu iddiasıyla başlatılan bir cezai süreç sonucunda başvuran 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 145. maddesi uyarınca 11 Aralık 1992 tarihinde geçici olarak görevinden uzaklaştırılmıştır. Ancak bu tedbir 19 Aralık 1996 tarihinde kaldırılmıştır.
28 Şubat 1997 tarihinde alınan bir kararla başvuran, bu son kararın tebliğinden itibaren on günlük yasal süre içinde görevine yeniden başlamadığı cihetle 657 sayılı Kanunun değişik 94. maddesi uyarınca 9 Ocak 1997den itibaren müstafi sayılmıştır.
Bunun üzerine başvuran, emekli olabilmek üzere hizmet süresinin hesaplanması için 7 Mart 1997 tarihinde idareye müracaatta bulunmuştur. Bu çerçevede başvuran, hizmet süresinin hesaplanırken geçici olarak görevinden uzaklaştırılmasıyla görevine yeniden başlaması arasında geçen sürenin de hesaba katılmasını istemiştir. Başvuran ayrıca, aleyhinde verilen uzaklaştırma cezası nedeniyle maaşında yapılan kesintilerin de iade edilmesini talep etmiştir.
İdare 25 Nisan 1997 tarihinde başvurana 24 yıl 3 aylık hizmet süresi bulunduğunu bildirerek 10 Temmuz 1997 tarihli bir kararla diğer taleplerini reddetmiştir.
10 Eylül 1997 tarihinde başvuran, 25 Nisan ve 10 Temmuz 1997 tarihli kararların iptali istemiyle İstanbul İdare Mahkemesine başvurmuştur.
Mahkeme 28 Kasım 1997 tarihinde aldığı bir kararla, şekil ve usul hataları nedeniyle başvuranın talebini geri çevirerek, mevcut kararın tebliğinden itibaren otuz günlük yasal süre içerisinde yeni bir başvuruda bulunmaya davet etmiştir.
Başvuran bahsi geçen kararların iptali istemiyle 20 Ocak 1998 tarihinde mahkemeye yeni bir başvuruda bulunmuştur.
Mahkeme başvuranın müstafi sayıldığı gerekçesiyle 10 Haziran 1998 tarihinde bu talebi reddetmiştir.
Danıştay Başsavcısı 18 Nisan 2000 tarihinde yazılı mütalaasını vermiş ancak bu mütalaa başvurana tebliğ edilmemiştir.
Danıştay 2 Temmuz 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Bu karar 13 Ağustos 2001 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, başsavcının temyiz talebinin esasına ilişkin yazılı mütalaasına cevap verme imkanına sahip olamadığı cihetle Danıştay önünde yapılan yargılamanın hakkaniyetten yoksun olduğunu iddia etmektedir. Başvuran bu çerçevede AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini düşünmektedir.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet ilkin, başvuranın Danıştay kararının düzeltilmesi talebinde bulunmaması nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. AİHM, buna benzer bir itirazı daha evvel inceleyerek reddettiğini anımsatır (bkz., bilhassa, Öz - Türkiye, no: 68447/01, 23 Ekim 2007; mutatis mutandis, Gök ve diğerleri - Türkiye, no: 71867/01, 71869/01, 73319/01 ve 74858/01, prg. 47-48, 27 Temmuz 2006; Satılmış ve diğerleri - Türkiye, 74611/01, 26876/02 ve 27628/02, prg. 50-52, 17 Temmuz 2007). Daha evvel vardığı kararlardan mevcut davada ayrılması için herhangi bir gerekçe görmeyen AİHM dolayısıyla Hükümetin itirazını reddeder.
AİHM başvurunun geriye kalanının AİHSnin 35/3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin de bulunmadığını tespit etmektedir. Bu itibarla başvurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesi yerinde olacaktır.
B. Esasa ilişkin
Başvuran, başsavcının temyiz talebinin esasına ilişkin yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi nedeniyle Danıştay önünde yapılan yargılamanın hakkaniyetten yoksun olduğunu iddia etmektedir.
Hükümet bu sava karşı çıkmaktadır.
AİHM başvuran tarafından sunulan şikayetin bir benzerini daha evvel incelediğini ve Danıştay Başsavcısının görüşlerinin niteliğini ve ilgilinin bu görüşlere cevap verme imkanının bulunmadığını göz önünde bulunduran AİHM, çekişmeli yargılama hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmıştır (bkz., mutatis mutandis, Göç - Türkiye, no: 36590/97, prg. 58; Meral, adıgeçen, prg. 32-39). Bu davayı inceleyen AİHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca varmasına imkan tanıyacak nitelikte ikna edici herhangi bir olgu ya da argüman sunmadığını değerlendirmektedir.
Bu itibarla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran 15.000 Euro maddi ve 13.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.
Tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında bir illiyet bağı görmeyen AİHM bu talebi reddeder. Buna karşın AİHM başvuranın belli bir manevi zarara maruz kalmış olduğu ve bu zararın telafisi için ihlalin tespitinin yeterli olacağı kanaatindedir (bkz. Meral, adıgeçen, prg. 58).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, AİHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 3.500 Euro avukat ücreti için ve çeviri ücreti, posta, fotokopi masrafları, faks ve ulaşım giderleri için 1.500 Euro olmak üzere toplam 5.000 Euro talep etmektedir. Bu çerçevede başvuran, avukatı Karakaş Doğan ile 17 Eylül 2001 tarihinde imzaladığı vekalet ücret sözleşmesini göstermektedir. Bu sözleşmeye göre avukatlık ücreti 6.000 YTL (yaklaşık 3.053 Euro) olarak belirlenmiştir. Başvuran ayrıca örneklik teşkil etmesi maksadıyla İstanbul Barosu tarafından 2008 yılı için AİHMdeki davalara ilişkin olarak belirlenmiş avukatlık ücret tarifesini eklemektedir. Bu tarifeye göre AİHM önünde bir duruşma düzenlenmediği takdirde avukatlık ücreti asgari 10.500 YTL (yaklaşık 5.343 Euro) olmaktadır. Başvuran ayrıca, AİHM önündeki 19728/02 nolu başvurunun tercüme ücreti olarak Karakaş Doğandan 18 Mart 2008 tarihinde elden 500 YTL alındığının belirtildiği A. Sönmez imzalı bir mektup örneği sunmaktadır.
Hükümet bu talebe itiraz etmektedir.
AİHMnin içtihadına göre bir başvurana yargılama masraf ve giderlerinin iadesi, ancak bu masraf giderlerin gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda olduğu ortaya konulduğu müddetçe mümkün olabilmektedir. Mevcut davada elindeki unsurları ve yukarıda anılan kıstasları göz önünde bulunduran AİHM başvurana AİHM önünde görülen dava için 1.000 Euro tutarında bir ödeme yapılmasının makul olacağı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun geriye kalanının kabuledilebilir ilan edilmesine;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. İhlal tespitinin başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için başlı başına yeterli bir adil tatmin teşkil ettiğine;
4. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTLye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvurana yargılama masraf ve giderleri için 1.000 Euro (bin Euro) ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 17 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy