(AİHS m. 5, 29, 37) (765 S. K. m. 169)
(Başvuru No. 21281/02)
16 Eylül 2008
OLAYLAR
Başvuran, Ünal Arslan 1978 doğumlu bir Türk vatandaşıdır ve İstanbulda yaşamaktadır. İstanbul barosu avukatlarından C. Güngördü tarafından temsil edilmektedir.
19 Aralık 2000de F-tipi cezaevlerini protesto etmek amacıyla başvuranın da aralarında yer aldığı bir grup, Demokratik Sol Parti İstanbul Beyoğlu İl Başkanlığını baskın yapmış ve üç kişiyi rehin almıştır. Polis müteakiben binaya girmiş ve aralarında başvuranın da yer aldığı protestocuları yakalamıştır.
22 Aralık 2000de başvuran, İstanbul DGM Cumhuriyet Savcısı tarafından sorgulanmıştır. Müteakiben İstanbul DGM sorgu hakimi önüne çıkarılmıştır. Başvuranın aleyhindeki suçlamaların ciddiyetini göz önüne alan hakim, başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
İstanbul DGM Cumhuriyet Savcısı 31 Aralık 2000 tarihli bir iddianame ile başvuran ve diğer beş kişi aleyhinde cezai takibat başlatmış ve onları inter alia Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) adı altındaki yasadışı örgüte yardım ve yataklık etmekle suçlamış ve Ceza Kanununun 169. maddesi uyarınca mahkum edilmesini ve cezalandırılmasını istemiştir.
10 Ocak 2001de İstanbul DGM önünde yargılama başlamıştır. Müteakip dört duruşmada mahkeme, suçun niteliğini ve delillerin durumunu göz önüne alarak başvuranın tutuksuz yargılanmasını reddetmiştir.
Sırasıyla 13 Mart 2001, 9 Temmuz 2001 ve 12 Eylül 2001 tarihlerinde başvuranın yasal temsilcisi, AİHSnin 5. maddesine dayanarak mahkemeden müvekkilini kefaletle serbest bırakmasını istemiştir. Mahkeme, suçun niteliğine ve delillerin durumuna dayanarak talepleri reddetmiştir.
16 Kasım 2001de başvuranın tutuksuz yargılanmasına başlanmıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuran, tutuklu yargılanma süresinin, AİHSnin 5/3 maddesi bağlamında makul bir süre içerisinde tamamlanmadığından şikayetçi olmuştur. Ayrıca AİHSnin 5/4 maddesine dayanarak yerel mahkemelerin, serbest bırakılma taleplerini ciddiyetle incelemediklerinden şikayetçi olmuştur.
HUKUK
23 Temmuz 2008de AİHM, Hükümetten aşağıda kaydedilen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin yukarıda kaydedilen ve AİHM önünde devam etmekte olan başvurusunun dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, başvurana karşılıksız olarak 1,500 Euro (bin beş yüz Euro) ödemeyi teklif ettiğini bildiririm.
Sözkonusu meblağ, masraflarla birlikte maddi ve manevi tazminatı da kapsamaktadır. Ödeme tarihinde uygulanabilir kur üzerinden Türk Lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her tür vergiden muaf tutulacaktır. AİHMnin AİHSnin 37 § 1 (b) maddesi bağlamındaki kararının açıklandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuran ve/veya yasal temsilcisi tarafından belirtilen bir banka hesabına yapılacaktır. Ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir. Sözkonusu toplamın, belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda Hükümet, ödeme gününe kadar Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek orana eşit bir oran üzerinden basit faiz ödeme yükümlülüğünü üstlenir.
23 Ocak 2008de AİHM, başvuran tarafından imzalanmış olan aşağıdaki beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan yukarıda kayıtlı başvurusu kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla başvurana karşılıksız olarak 1,500 Euro (bin beş yüz Euro) ödemeye hazır olduğunu kaydediyorum.
Söz konusu meblağ, masraflarla birlikte maddi ve manevi tazminatı da kapsamaktadır. Ödeme tarihinde uygulanabilir kur üzerinden Türk Lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her tür vergiden muaf tutulacaktır. AİHMnin AİHSnin 37 § 1 (b) maddesi bağlamındaki kararının açıklandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuran ve/veya yasal temsilcisi tarafından belirtilen bir banka hesabına yapılacaktır. Ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir. Söz konusu toplamın, belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda Hükümet, ödeme gününe kadar Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek orana eşit bir oran üzerinden basit faiz ödeme yükümlülüğünü üstlenir.
Teklifi kabul eder ve söz konusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye aleyhindeki iddialardan vazgeçerim. Bu şekilde, davanın nihai olarak karara bağlandığını bildiririm.
İşbu beyan, Hükümet ile benim aramda varılan dostane çözüm kapsamında yapılmıştır..
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü dikkate almaktadır. AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görememektedir (AİHSnin in fine 37/1 maddesi). Sonuç olarak, AİHSnin 29/3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi uygun olacaktır.
Yukarıdaki gerekçelere dayanarak, AİHM oybirliğiyle
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy