(AİHS m. 2, 3, 6, 8, 13, 14, 29, 37)
(Başvuru no. 24873/02)
KARAR
STRAZBURG
4 Eylül 2007
Sözkonusu karar AİHS'nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
OLAYLAR
Başvuranlar Makbule Kabul, Naim Kabul, İdris Kabul, Mehmet Kabul, Ramazan Kabul, Feysel Kabul ve Aysel Kabul sırasıyla 1961, 1979, 1984, 1987, 1989, 1990 ve 1994 doğumludur ve Şırnak'ta yaşamaktadır.
26 Haziran 1995'te sabah 6.00'da Ahmet Kabul satmak üzere odun kesmek için Şırnak'taki Cevizdüzü bölgesinde bulunan ormana gitmiştir. Guri Kazan, Mahmut Birlik, Mahmut Ergin ve Mehmet Salih Ergin de kendisiyle birlikte bulunmaktadır.
8.00 civarında güvenlik güçleri, Cevizdüzü köyünü çevreleyen tepelerde birkaç gün önce taburlarına saldıran PKK üyelerini ele geçirmek üzere bir operasyon düzenlemiştir. Operasyonda Ahmet Kabul vurulmuş ve hastaneye götürülürken vefat etmiştir.
10 Ağustos 2000'de Şırnak İl İdare Kurulu kararını vermiş ve Ahmet Kabul'ün güvenlik güçleri ile PKK üyeleri arasında yaşanan çatışmada vurulduğu sonucuna varmıştır. Ancak, kim tarafından vurulduğunu tespit etmek mümkün olmadığı için operasyonu düzenleyen güvenlik güçleri aleyhinde cezai takibat başlatılmamasına karar verilmiştir.
30 Nisan 2003'te Danıştay kararı onamıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar AİHS'nin 2. maddesi uyarınca yakınlarının güvenlik güçleri tarafından kanuna aykırı şekilde öldürüldüğü hususunda şikayette bulunmuştur.
AİHS'nin 3. maddesi uyarınca yakınlarının ölümünden önce veya sonra kötü muameleye maruz bırakıldığını iddia etmişlerdir. Bununla birlikte, yetkili makamların ihmali sonucu kendilerinin de sıkıntı çektiklerini ileri sürmüşlerdir.
Şikayetlerini AİHS'nin 6. maddesine dayandıran başvuranlar soruşturmayı yürüten İl İdare Kurulu'nun tarafsızlığını ve bağımsızlığını sorgulamışlardır. Ayrıca yedi yıl devam eden soruşturmanın uzunluğu hususunda da şikayette bulunmuşlardır.
AİHS'nin 8. maddesi uyarınca başvuranlar, kendilerine bakan yakınlarının ölümüne ilişkin aile yaşamlarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
İddialarını AİHS'nin 13. maddesine dayandıran başvuranlar, soruşturmanın etkin olmadığı hususunda şikayette bulunmuşlardır.
Son olarak, vefat eden yakınlarının etnik kökenine ilişkin AİHS'nin 14. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
HUKUK
AİHM, Hükümet'ten aşağıda kaydedilen beyanı almıştır:
"Türk Hükümeti'nin, AİHM önünde devam etmekte olan, yukarıda kaydedilen davanın dostane çözümünü temin etmek amacı ile başvuranlara bir iyi niyet işareti olarak her masrafı kapsayan 20,000 Euro'yu (yirmi bin Euro) ödemeyi teklif ettiğini bildiririm.
Hükümet, etkin soruşturmalar yürütme yükümlülüğü de dahil olmak üzere yaşam hakkım garanti etmek için gerekli talimatları verme ve önlemleri alma yükümlülüğünü üstlenmektedir. Bu bağlamda, yeni yasal ve idari tedbirlerin alınmış ve daha etkin soruşturmaların yürütülmüş olduğu belirtilmektedir.
Dava ile ilgili uğranan her türlü zararı ve masrafı karşılayacak bu meblağ, uygulanabilecek her tür vergiden muaf olacak ve Euro olarak başvuran ve/veya yetkili temsilcisi tarafından belirtilen banka hesabına ödeme tarihinde uygulanan oran üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek yatırılacaktır. Bu meblağ, AİHS'nin 37. maddesi uyarınca verilen AİHM kararının bildirilme tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Ödeme, davaya ilişkin nihai karan teşkil edecektir. Sözkonusu üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet yukarıda kaydedilmiş olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre basit faiz ödeme yükümlülüğünü üstlenir."
AİHM, başvuranlardan aşağıda kaydedilen beyanı almıştır:
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'ne yapılan yukarıdaki başvurunun dostane çözümünü teminen başvuranlara bir iyi niyet işareti olarak her masrafı kapsayan 20,000 Euro'yu (yirmi bin Euro) ödemeye hazır olduğunu bildiririm.
Davayla ilgili maddi ve manevi zararlar ve mahkeme masraflarını da kapsayacak olan bu meblağ, tarafımdan belirlenen bir banka hesabına, ödeme gününde geçerli olan oran üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere Euro olarak yatırılacaktır. Bu meblağ, AİHS'nin 37. maddesi uyarınca verilen AİHM kararının bildirilme tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Sözkonusu meblağın üç ay içinde ödenmemesi halinde, Hükümet, ödeme gerçekleşinceye kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre basit faiz ödemeyi taahhüt eder."
Teklifi kabul eder ve söz konusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye aleyhindeki iddialardan vazgeçerim. Bu şekilde, davanın nihai olarak karara bağlandığım bildiririm.
İşbu beyan, Hükümet ile başvuran arasında varılan dostane çözüm kapsamında yapılmıştır.."
AİHM, taraflar arasında varılan dostane çözümü gözönüne almaktadır. Dostane çözümün AİHS ve AİHS'ye ek Protokollerde belirtildiği gibi insan haklarına saygı hususuna dayandığına ilişkin kuşku bulunmamaktadır. AIHM, başvurunun incelenmesinin devam etmesini haklı çıkaracak kamu yararı nedenlerinin bulunmadığı kanısındadır (AİHS'nin diğer hususlar meyanında 37 § 1. maddesi). Dolayısıyla, AİHS'nin 29 § 3. maddesi davaya daha fazla uygulanmamalı ve dava, kayıttan düşürülmelidir.
Yukarıda kaydedilen nedenlerle, AİHM oybirliği ile Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy