(AİHS m. 3, 5, 6, 13, 37) (765 S. K. m. 125) (3713 S. K. m. 5)
(Başvuru No. 25666/02)
9 Aralık 2008
DOSTANE ÇÖZÜM
OLAYLAR
Başvuranlar 1971 doğumlu Lokman Laçin ve 1966 doğumlu İskender Elter Türk vatandaşı olup, Diyarbakırda ikamet etmektedirler. AİHM önünde Diyarbakır Barosuna bağlı avukat M. Vefa tarafından temsil edilmiştir.
Tarafların sunduğu üzere davanın olayları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Lokman Laçin 25 Eylül 1993 tarihinde, İskender Elter ise 15 Eylül 1993 tarihinde yasadışı PKK (Kürdistan İşçi Partisi) örgütüyle bağlantıları oldukları şüphesiyle yakalanıp gözaltına alınmışlardır.
Van Sulh Hukuk Mahkemesi 3 Ekim 1993 tarihinde başvuranların tutuklanmalarına karar vermiştir.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı 10 Kasım 1993 tarihinde başvuran hakkında bir iddianame sunmuş, Lokman Laçini Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmağa matuf bir fiil işlemekle (eski Türk Ceza Kanununun 125. maddesi), İskender Elteri ise PKKye üye olmakla (yukarıda bahsi geçen Türk Ceza Kanununun 168/2 maddesi ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi) suçlayan bir iddianame sunmuştur.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi 3 Kasım 1997 tarihinde başvuranları suçlu bulmuş, Lokman Laçini idama mahkum etmiş, İskender Elteri ise on iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırmıştır. Akabinde Lokman Laçinin idam cezası ömür boyu hapis cezasına çevrilmiştir.
Yargıtay 3 Kasım 1997 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararını usul hatası gerekçesiyle bozmuştur.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi 1 Şubat 2001 tarihinde başvuranların önceki mahkumiyet ve cezalarını teyit eden yeni bir karar çıkarmıştır.
Yargıtay 8 Ekim 2001 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararını onamıştır.
7 Aralık 2001 tarihinde Yargıtayın kararı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi kalemine ulaşmıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar AİHSnin 6/1 maddesi kapsamında bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılanmaları nedeniyle adil yargılanmadıklarından şikayetçi olmuşlardır. Ayrıca AİHSnin 3., 5. ve 13. maddelerine atıfta bulunmuşlardır.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen deklarasyonu almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde derdest adı geçen başvurunun dostane çözümünü teminen, başvuranların her birine ex gratia 2.000er EUR ödemeye hazır olduğunu beyan ederim.
Maddi ve manevi zararlarla yargılama giderlerini de kapsayan bu meblağ, uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olarak, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilecektir. Meblağ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 37/1 maddesi uyarınca AİHM kararı tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Söz konusu meblağın üç ay içinde ödenmemesi halinde, Hükümet, ödeme gerçekleşinceye kadar, Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu ödeme, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.
AİHM, başvuranların temsilcisi tarafından imzalanmış olan izleyen deklarasyonu almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde derdest adı geçen başvurunun dostane çözümünü teminen, başvuranlardan her birine exgratia 2.000er EUR (iki biner Euro) ödemeye hazır olduğunu kaydettim.
Hem maddi ve manevi zararları hem de davayla ilgili tüm yargılama giderlerini karşılayacak olan bu meblağ, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilecektir. Meblağ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 37/1 maddesi uyarınca AİHM kararı tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen üç aylık sürenin dolması halinde, Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre basit faiz ödenecektir.
Teklifi kabul ediyor ve bu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye aleyhindeki iddialardan vazgeçiyoruz. Bu şekilde, davanın nihai olarak karara bağlandığını bildiririz.
AİHM, taraflar arasında varılan dostane çözümü dikkate almıştır. Çözümün, AİHS ve Protokollerinde öngörülen insan haklarına saygı temeline dayandığı hususunda tatmin olmuştur ve başvurunun incelenmesinin devamını haklı çıkaracak kamu yararına hiçbir neden tespit etmemiştir (AİHSnin in fine 37/1 maddesi). Yukarıda belirtilenler ışığında dava kayıttan düşürülmelidir.
Yukarıdaki gerekçelere dayanarak, AİHM, oybirliği ile
Başvurunun kayıtlardan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy