(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44)
(Başvuru no. 27719/02)
KARAR
STRAZBURG
20 Kasım 2007
İşbu karar AİHSnin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 27719/02 başvuru numaralı davanın nedeni T.C. vatandaşı Ali Erdenin (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 10 Nisan 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İzmir Barosu avukatlarından T. Aslan tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1950 doğumludur ve Antalyada ikamet etmektedir.
Dava olayları, taraflarca sunulduğu şekliyle aşağıda olduğu gibi özetlenebilir.
7 Ekim 1999 tarihinde, başvuran, terör faaliyetlerinde yer alma şüphesiyle gözaltına alınmıştır. Aynı tarihte, Antalya Sulh Ceza Mahkemesi başvuranın tutukluluğuna karar vermiştir.
25 Kasım 1999 tarihinde düzenlenen bir duruşmada, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuranın serbest kalması kararını vermiştir.
29 Haziran 2000 tarihinde tüm suçlamalardan beraat etmiştir.
10 Ağustos 2000 tarihinde, 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat talebiyle Antalya Ağır Ceza Mahkemesine başvurmuştur. Söz konusu Kanun, diğer hususların yanı sıra, kanun dışı özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilere veya kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra mahkemeye sevk edilmeyen veya mahkemeye çıktıktan sonra beraat eden kişilere tazminat verilmesini öngörmektedir.
Başvuran 6.050.000.000 Türk Lirası1 maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu miktar, inşaat işçisi olarak kayıp maaşlarını, mahkeme ve avukat masraflarını ve manevi zararları kapsamıştır.
13 Haziran 2002 tarihinde, mahkeme, başvurana miktarı belirli olmayan bir tazminat ödenmesi yönünde karar bildirmiştir.
Başvuran ve Hazine tarafından yapılan ayrı temyiz başvuruları üzerine, Yargıtay, söz konusu kararı 12 Mayıs 2003 tarihinde bozmuş ve daha kapsamlı bir inceleme için dosyayı Antalya Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranın gördüğü zarara ilişkin inceleme alanını genişleterek kovuşturmaya yeniden başlamıştır. 23 Eylül 2003 tarihinde mahkeme ikinci bir karar vermiş ve Yargıtay bu kararı 18 Ekim 2004 tarihinde bozmuştur. Yargıtay, bir kez daha, mahkemeyi, başvuranın tazminata ehil olup olmadığına yönelik daha etraflı bir araştırma yürütmeye yönlendirmiştir.
Söz konusu zamanda yaklaşık 10.420 Euro.
18 Şubat 2005 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi, başvurana 781 Yeni Türk Lirası2 ödenmesi yönündeki üçüncü kararını bildirmiştir.
Başvuran, Ağır Ceza Mahkemesi katipliği ile olan sözlü iletişimi vasıtasıyla, Yargıtayın 6 Şubat 2006 tarihinde son verilen kararı bazı düzeltmelerle onamış olduğunu öğrenmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, dava süresinin AİHSnin 6/1. maddesinde ortaya konan makul süre şartıyla uyumlu olmadığı yönünde şikayetçi olmuştur. Söz konusu madde şöyledir:
Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar ... konusunda karar verecek olan, ... bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde ... görülmesini istemek hakkına sahiptir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmıştır.
Göz önüne alınacak süreç 10 Ağustos 2000 tarihinde başlamış ve 6 Şubat 2006 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, bu süre, iki iade ile birlikte iki yargı aşamasında yaklaşık olarak beş yıl altı ay sürmüştür.
A. Kabuledilebilirliğe İlişkin
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilmezlik unsuru taşımadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AİHM, dava süresinin makuliyetinin, davanın koşulları ışığında ve davanın karmaşıklığı, başvuran ve ilgili makamların tutumu ve başvuran için neyin tehlikede olduğu kriterleri göz önünde tutularak değerlendirilmesi gerektiğini yinelemiştir (bkz., diğer pek çok kararın yanı sıra, Frydlender - Fransa (BD), no. 30979/96).
AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan davalarda sıklıkla AİHSnin 6/1. maddesinin ihlalini tespit etmiştir (bkz., Ali Rıza Doğan - Türkiye, no. 50165/99, 22 Aralık 2005; Yalman ve Diğerleri - Türkiye, no. 36110/97, 3 Haziran 2004).
Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen AİHM, bu davada farklı bir sonuca varmasını sağlayacak bir delil veya savunmanın Hükümet tarafından ortaya konmadığını değerlendirmiştir. AİHM, konuya ilişkin içtihadını göz önünde tutarak, bu davada kovuşturma süresinin aşırı olduğu ve makul süre şartına uymadığı kararını vermiştir.
Söz konusu zamanda yaklaşık 460 Euro.
Dolayısıyla, 6/1. madde ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Sözleşmenin 41. maddesine göre Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın adil tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran, 2.000 Euro maddi tazminat ve 5.000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Hükümet, bu başlık altında tazminat ödenmemesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, AİHM tarafından ödenmesine karar verilecek herhangi bir tazminatın haksız iktisaba yol açmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
AİHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı görmemiş ve bu nedenle bu talebi reddetmiştir. Diğer taraftan, AİHM, başvuranın manevi zarar görmüş olduğu kanaatindedir. AİHM, hakkaniyet temelinde karar vererek, başvurana, bu başlık altında 2.500 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, ayrıca, AİHMde yapılan mahkeme masraflarına karşılık 4.150 Euro talep etmiştir.
Hükümet, başvuranın talebinin asılsız olduğunu ileri sürmüştür.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, başvuran, ancak mahkeme masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu bilgileri ve yukarıda belirtilen kriterleri göz önünde tutan Mahkeme, AİHM huzurundaki işlemlere karşılık 1.500 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından başvurana manevi tazminat olarak 2.500 Euro (iki bin beş yüz Euro) ve yargılama masraf ve giderleri olarak 1.500 Euro (bin beş yüz Euro) ödenmesine;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
Karar Vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 20 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy