(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (2709 S. K. m. 46) (818 S. K. m. 105) (AKA - TÜRKİYE DAVASI) (YAVUZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 28270/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
13 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (28270/02) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşları) Hüseyin Ateş ve Mehmet Ateşin (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 13 Mayıs 2002 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuranlar, Şanlıurfa Barosu avukatlarından Y. Karataş tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuranlar, sırasıyla, 1957 ve 1959 doğumlu olup Şanlıurfada ikamet etmektedirler.
1999 tarihinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, baraj yapımı nedeniyle başvuranlara ait taşınmazı (parsel no: 129) kamulaştırmıştır.
29 Haziran 1999 tarihinde, ödenen tutardan memnun olmayan başvuranlar, kamulaştırma konusu taşınmaz için bedel artırım davası açmışlardır.
5 Kasım 1999 tarihinde, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranları kısmen haklı bulmuş ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını 24 Temmuz 1999 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak gecikme faizi ile birlikte 12.738.732.000 TL ek kamulaştırma bedeli ödemeye mahkum etmiştir.
12 Nisan 2000 tarihinde nihai hale gelen bir kararla, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıştır.
2 Ocak 2002 tarihinde, Bakanlık, başvuranlara, 29.879.034.732 TL ödemiştir.
HUKUK
Başvuranlar, nihai iç hukuk kararı ile ödenmesine hükmedilen tazminatların idare tarafından ödenmemesinden şikayetçidir. Ayrıca başvuranlar, Türkiyedeki yüksek enflasyon oranı karşısında alacaklarına uygulanan gecikme faizi oranının yetersizliğinden şikayetçi olmaktadırlar. Başvuranlar, sözkonusu hususlarda, AİHSnin 6/1 maddesine ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadır. Hükümet, başvuranların Borçlar Kanununun 105. maddesi ile sunulan başvuru yolunu kullanmamaları ve Anayasanın 46. maddesi ile öngörülen yüksek gecikme faizinin borçlarına uygulanmasını yetkili ulusal mahkemeler önünde talep etmemelerinden ötürü AİHSnin 35/1 maddesi uyarınca, , iç hukuk yollarını tüketmediklerini savunmaktadır.
Başvuranlar, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadırlar.
AİHM, Aka-Türkiye ve Yavuz ve diğerleri (başvuru numaraları: 9923/05, 13021/05, 13186/05, 13809/05, 13810/05, 14622/05, 14650/05, 14662/05, 14698/05, 14704/05, 14707/05, 14837/05 ve 26912/05, 5 Mayıs 2009) kararlarında ortaya konan aynı gerekçelerle Hükümetin sözkonusu itirazını reddetmektedir (23 Eylül 1998) .
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa ilişkin olarak ise, AİHM, işbu davanın Kaçar ve diğerleri-Türkiye (başvuru numaraları: 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38552/04, 22 Temmuz 2008) kararına benzer olduğunu tespit etmektedir. Hükümet tarafından sunulan hiçbir tespit veya delilin sözkonusu karardan sapmayı gerektirmediğini belirten AİHM, AİHSnin 6/1 maddesinin ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmaktadır.
AİHSnin 41. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak, başvuranlar, maruz kaldıkları maddi zarar için 11.500 Amerikan Doları talep etmektedirler. Başvuranlar ayrıca, 2.000 Amerikan Doları manevi tazminat talebinde bulunmaktadırlar. Son olarak başvuranlar, AİHM önünde yapmış oldukları yargılama masraf ve giderleri için 1.000 Amerikan Doları talep etmektedirler.
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
Akkuş-Türkiye kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM, başvuranlara ortaklaşa olarak, 5.000 Euro maddi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir. Ayrıca AİHM, tespit edilen ihlali göz önüne alarak ve hakkaniyete uygun olarak, başvuranlara ortaklaşa olarak 1.000 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir. Buna karşın, başvuranlar tarafından belge sunulmamasını ve konuya ilişkin içtihadını göz önüne alan AİHM, yargılama masraf ve giderleri kapsamında başvuranların yapmış oldukları taleplerini reddetmektedir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvuranlara ortaklaşa olarak 5.000 Euro (beş bin Euro) maddi tazminat ve 1.000 Euro (bin Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 13 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy