(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (2942 S. K. m. 23) (AKKUŞ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 29873/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
08 Haziran 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (29873/02) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Ramazan Mail Atonun (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 09 Mayıs 2002 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından F.S.Küpücü tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1939 doğumludur ve İstanbulda ikamet etmektedir.
A. Kamulaştırma tazminatının arttırılması hakkındaki dava
1991 tarihinde Türkiye Elektrik Kurumu, doğal gaz boru hattı inşası amacıyla, başvurana ait taşınmazları (6030 ve 6031 parsel numaralı) kamulaştırmıştır.
4 Mart 1991 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan başvuran, Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel artırım davası açmıştır.
2 Mart 1994 tarihinde mahkeme, başvuranı haklı bulmuş ve başvurana 97.332.832 TL ödenmesine hükmetmiştir. Sözkonusu miktara taşınmazın idareye devir tarihinden itibaren işlemeye başlayacak basit gecikme faizi uygulanmıştır.
6 Eylül 1994 tarihli bir kararla, Yargıtay sözkonusu kararı onamıştır.
Bu süre zarfında, başvuran, idare hakkında cebri icra işlemi başlatmıştır. Hükümete göre, İcra Müdürlüğü, başvuranın dosyasının takip etmediği gerekçesi ile dosyayı kapatmıştır.
Halihazırda hiçbir ödeme yapılmamıştır.
B. Kamulaştırılan taşınmazların iadesi hakkındaki dava
24 Aralık 1999 tarihinde, başvuran, kamulaştırılan taşınmazların devrine yönelik bir dava açmıştır. Başvuran, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 23. maddesine atıfta bulunarak, ilk başta öngörülen doğal gaz boru hattı inşasının gerçekleşmediği gerekçesi ile sözkonusu taşınmazların kendisine iadesini talep etmiştir.
8 Eylül 2000 tarihli bir kararla, mahkeme, koruma bandı içerisinde yer aldığı ve doğal gaz boru hattına ayrıldığı gerekçesi ile başvuranın talebini reddetmiştir.
5 Haziran 2001 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
8 Ekim 2001 tarihinde Yargıtay, başvuranın karar düzeltme talebini reddetmiştir. Sözkonusu karar başvuranın avukatına 9 Kasım 2001 tarihinde tebliğ edilmiştir.
HUKUK
I. 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, hukuki bir kararla ödenmesine hükmedilen ek kamulaştırma bedelinin Devlet tarafından ödenmemesi nedeniyle mallarına saygı hakkının ihlalinden şikayetçi olmaktadır. Bu bağlamda başvuran, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Kabuledilebilirlik ile ilgili olarak, Hükümet, icra işlemini gerektiği şekilde takip etmeyen başvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini savunmaktadır.
AİHM, hukuki bir kararla başvuranın alacağının tasdik edilmesi nedeniyle icra işleminin ilke olarak, AİHSnin 35/1 maddesi uyarınca tüketilmesi gereken bir başvuru yolunu teşkil etmediğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, kamu mallarının haczedilmesini yasaklayan ulusal düzenleme göz önüne alındığında, icra yolu bertaraf edilebilir. Başvuran, idarenin ulusal mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen tazminatı ödenmesine imkan tanımayan bir başvuru yolunu takip etmemekle suçlanamaz. Dolayısıyla Hükümetin itirazının reddedilmesi uygun olacaktır (bkz, örneğin, Kanioğlu, Arcasoy ve Aras-Türkiye, başvuru no: 44766/98, 44771/98, 44772/98, 13 Mayıs 2004 ve Kaçar ve diğerleri-Türkiye, başvuru numaraları: 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22 Temmuz 2008).
AİHM, sözkonusu şikayetin AİHSnin 35. maddesi uyarınca hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit etmektedir. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak, AİHM, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları müteaddit defalar incelemiş ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır (Akkuş-Türkiye, 9 Temmuz 1997). Hükümet tarafından sözkonusu davadan sapmayı gerektirecek hiçbir tespit ve argüman belirtilmemesi nedeniyle AİHM, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
II. AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunarak, başvuran, ulusal mahkemelerin taşınmazlarının iadesine yönelik taleplerini reddetmeleri nedeniyle adil yargılanmadan yararlanamadığını iddia etmektedir. Bu bağlamda başvuran, kamulaştırmayı yapan idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile öngörülen beş yıllık süre içersinde taşınmazları kamu yararı gerekliliğini karşılamak için kullanmadığı gerekçesi ile sözkonusu Kanunun 23. maddesi ile öngörülen koşulların bir araya geldiğini iddia etmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karşı çıkmaktadır ve doğalgaz boru hattı inşasının öngörülen süre içerisinde gerçekleştiğini belirtmektedir.
AİHM, başvuranın, ulusal mahkemeler tarafından benimsenen çözümden şikayetçi olduğu kanaatindedir. Dosyadan, esasen dördüncü derece mahkemesi niteliğindeki sözkonusu şikayetin yalnızca daha önce ulusal mahkemelerde görülen ihtilafı sürdürme amacı taşıdığı sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile sözkonusu şikayetin reddedilmesi uygun olacaktır.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
AİHSnin 41. maddesi ile ilgili olarak, başvuran, restitutio in integrum talebinde bulunmaktadır. Sözkonusu talebin gerçekleme imkanı bulunmadığı durumda ise başvuran, yaklaşık 36.870 Euroya tekabül eden 53.000 Amerikan Doları maddi tazminat talebinde bulunmaktadır. Başvuran, ayrıca, AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve gideri için 6.000 Euro talep etmektedir. Başvuran, yalnızca İstanbul Barosu avukatlık ücret tarifesini belge olarak sunmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, Akkuş-Türkiye kararında benimsenen yöntem uyarınca uygulanan gecikme faizi ile birlikte kamulaştırma bedeline tekabül eden 25.000 Euronun başvurana maddi tazminat olarak ödenmesine hükmetmektedir. Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak gerekli belgelere sahip olmayışını ve içtihadında sözü edilen kriterleri göz önüne alan AİHM, sözkonusu talebi reddetmektedir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi kapsamında yapılan şikayete ilişkin kısmının kabuledilebilir, geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana her türlü vergiden muaf tutularak 25. 000 Euro (yirmi beş bin Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 08 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy