(AİHS. m. 6, 34, 41, 44, 1 NOLU EK PROTOKOL) (4721 S. K. m. 1007) (TURGUT VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 32697/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
(Adil tatmin)
STRAZBURG
14 Eylül 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (32697/02) nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı Mehmet Cihat Bozakın (başvuran) 16 Temmuz 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
20 Ekim 2009 tarihli bir kararla AİHM, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi ile AİHSnin 6/1 (makul süre) maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir (Bozak-Türkiye, başvuru no: 32697/02, 20 Ekim 2009).
AİHSnin 41. maddesine dayanarak, başvuran, maruz kaldığına kanaat getirdiği zararlar için bazı miktarlar talep etmiştir.
AİHM, AİHSnin 41. maddesinin uygulanması hususunun saklı tutulmasına ve Hükümet ve başvuranın, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde bu mesele hakkındaki görüşlerini yazıyla kendisine bildirmeye ve bilhassa aralarında varacakları her türlü uzlaşmadan kendisini haberdar etmeye davet edilmesine karar vermiştir.
Başvuran ve Hükümet görüşlerini sunmuşlardır. Dostane çözümle sonuçlanacak hiçbir uzlaşmaya varılamamıştır.
HUKUK
A. Tazminat
Başvuran, arazinin bugünkü değeri karşılığında 1 934 400 Euro (yani m²si 120 Euro), arazinin Devlet Hazinesine devrinden sonra yıkılan ev karşılığında 50. 000 Euro ve arazinin kendi iddiasına göre çöplük olarak kullanılması dolayısıyla kaybettiği kazanç karşılığında 500.000 Euro olmak üzere toplam 2. 484. 400 Euro (EUR) tutarında bir maddi tazminat talep etmektedir.
Talep ettiği tutarları haklı kılmak amacıyla başvuran, ilk olarak uğradığı zararın hesaplanması amacıyla mahkemelere başvurduğunu, ancak mahkemelerin bu talebini reddettiğini belirtmektedir. Bilahare başvuran, bir notere başvuruda bulunmuş ancak Adalet Bakanlığının talimatlarının noterlerin böylesi bir faaliyette bulunmasını engellemesi nedeniyle başvuranın talebi reddedilmiştir. Başvuran, noterlerin faaliyetlerine ilişkin üç talimatı dosyaya eklemiştir. Son olarak başvuran, bir inşaat mühendisi (bilirkişi lisanslı), bir uzman topograf (kadastro ve harita mühendisleri odası tarafından onaylı lisans sahibi) ve bir avukattan oluşan bilirkişi heyetini görevlendirmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunda, 1999 yılında İstanbuldaki depremin ardından Beykozdaki taşınmazların değerlenmesi, taşınmazın yüzölçümü, söz konusu yere lüks villalar inşa edilmesi olasılığı, ulaşım kolaylıkları, yapının maliyeti ve benzer taşınmazlarla karşılaştırılması gibi konuya ilişkin kriterlerin tamamını göz önüne alarak, maruz kalınan zararı değerlendirmiştir. Söz konusu unsurların tamamı göz önüne alındığında, 16.120 m² lik taşınmazın değeri, 2008 yılında m² si 120 Euro olarak belirlenmiştir.
Başvuranın yıkılan evi ile ilgili olarak, takdir için yeterli unsur bulunmaması nedeniyle bilirkişiler, yaklaşık 50.000 Euro olan bir fiyat belirlemekle yetinmişlerdir.
Gelir kaybına ilişkin, işletmeci şirketin çöpleri buraya döken her kamyon için 100 Euro talep ettiği taşınmazın çöplük olarak kullanılmasını göz önüne alan rapor söz konusu kaybı 500.000 Euro olarak değerlendirmektedir.
Ayrıca başvuran, arazinin, özellikle son on yıldır inşaatçılar tarafından tercih edilen bir bölgede bulunduğunu sözlerine eklemektedir.
Başvuran, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle olası bir manevi tazminat talebinde bulunmamaktadır.
Hükümet, öncelikle, başvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini zira Medeni Kanunun 1007. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunma imkanına sahip olduğunu savunmaktadır.
Bilahare Hükümet, AİHMye spekülatif ve mesnetten yoksun olduğuna kanaat getirdiği tazminat taleplerini reddetme çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, AİHS ihlali ile talep edilen tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığını belirtmektedir. Hükümet, başvuranın zararını kanıtlamak için hiçbir belge sunmadığını savunmaktadır. Hükümete göre, adil tatmin, AİHSnin kontrol mekanizmasının asıl amacını oluşturmamaktadır ve başvuran tarafından talep edilen miktarlar, ülkenin ekonomik ve sosyal gerçekliklerini göz önüne almamaktadır.
Başvuranın iç hukukta tazminat edinme imkanı ile ilgili olarak, AİHM, esasa ilişkin kararında yapmış olduğu tespiti hatırlatmaktadır ve Hükümetin söz konusu yöntemi hangi ölçüde gerçekleştirebildiğini veya gerçekleştirebileceğini belirtmediğini kaydetmektedir.
Konuya ilişkin genel ilkeler ile ilgili olarak, AİHM, yerleşik içtihadına atıfta bulunmaktadır (Turgut vd-Türkiye (adil tatmin) başvuru no: 1411/03, 13 Ekim 2009 ve bu kararda aktarılan içtihat).
Sözkonusu unsurlar ve taraflarca belirtilen özellikler göz önüne alındığında, AİHM, başvurana her türlü vergiden muaf tutularak 1.300.000 Euro maddi tazminat ödenmesinin makul olacağına hükmetmektedir.
AİHM, talebini destekleyecek unsurların bulunmamasından ve değer takdirinin spekülatif niteliğinden dolayı başvuranın evinin yıkılması ve gelir kaybına ilişkin tazminat talebini reddetmektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, iç hukuk ve AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masrafları, avukatlık ücreti ve bilirkişi masrafları için 7.500 Euro talep etmektedir. Başvuran, İstanbul Barosu avukatlık ücret tarifesini belge olarak sunmaktadır.
AİHM yerleşik içtihadına göre, AİHSnin 41. maddesi uyarınca yargılama masraf ve giderlerinin geri ödenmesi gerçekliğinin, gerekliliğinin ve oranlarının makul yapısının ortaya konmasını gerektirmektedir (Iatridis-Yunanistan (adil tatmin), başvuru no: 31107/96).
AİHM, yargılama masraf ve giderlerine ilişkin başvuranın iddialarının mesnetten yoksun olduğunu ve gerekli belgelerle desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla, söz konusu iddianın reddedilmesi gerekmektedir.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE
1. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana her türlü vergiden muaf tutularak 1.300.000 Euro (bir milyon üç yüz bin Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
2. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 14 Eylül 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy