(AİHS m. 25, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (2942 S. K. m. 22)
(Başvuru no. 37616/02)
KARAR
STRAZBURG
7 Aralık 2010
İşbu karar AİHS'nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USULİ İŞLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan davanın (no. 37616/02) nedeni T.C. vatandaşları Bozan Köse, İbrahim Halil Köse, Mehmet Köse, Meryem Köse, Müslüm Köse ve Zöhre Köse'nin ("başvuranlar"), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 17 Mayıs 1997 tarihinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("AİHS") 25. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Erkmen tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Başvuranlar İbrahim Halil Köse ve Zöhre Köse sırasıyla 1955 ve 1927 doğumlu Türk vatandaşlarıdır ve Şanlıurfa'da yaşamaktadır. AİHM önünde Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Erkmen tarafından temsil edilmişlerdir.
Belirsiz bir tarihte Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Birecik Barajı'nın inşası amacıyla Şanlıurfa'daki Birecik'in Meteler Köyü'nde başvuranlara ait 155, 193, 157, 195, 27, 150, 171, 135, 203 ve 129 no'lu parselleri kamulaştırmıştır.
1996'da başvuranlar sözkonusu parselleri karşılığında ek tazminat talep etmek için Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmışlardır. Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi, taleplerini müteakiben, başvuranlara yasal oran üzerinden faiziyle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiştir. Ancak, 203 ve 129 no'lu parseller için faiz ödenmemesine karar verilmiştir. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı itiraz etmiş ve Yargıtay asliye hukuk mahkemesinin kararını onamıştır.
1997 senesinin Şubat ve Haziran aylarında idare, başvuranlara ek tazminat ödemesi yapmıştır. Yargılama ve ödemeler hususundaki detaylar aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
BAŞVURANLARIN İSİMLERİ BAŞVURANLARIN EK TAZMİNAT ALMAK İÇİN DAVA AÇMA TARİHLERİ İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR TARİHİ YARGITAY KARAR TARİHİ ÖDENMESİNE KARAR VERİLEN EK TAZMİNAT MİKTARI (Türk Lirası) ÖDEME TARİHLERİ VE MEBLAĞLARI (YILLIK %30 ORANINDA YASAL FAİZ VE MASRAFKLAR DAHİL) (Türk Lirası)
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 155) 19/03/1996 26/08/1996 18/11/1996 1,868,488,592 14/02/1997
2,324,891,115
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 193) 19/03/1996 26/08/1996 18/11/1996 2,161,447,064 14/02/1997
2,698,610,288
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 157) 19/03/1996 26/08/1996 18/11/1996 1,063,296,256 14/02/1997
1,300,603,385
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 195) 19/03/1996 26/08/1996 18/11/1996 1,850,677,152 14/02/1997
2,301,699,955
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 27) 19/03/1996 27/08/1996 27/12/1996 406,275,000 10/06/1997
495,477,646
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 150) 19/03/1996 5/07/1996 25/11/1996 209,207,112 14/02/1997
228,681,850
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 171) 19/03/1996 26/08/1996 18/11/1996 772,542,480 14/02/1997
931,692,931
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 135) 19/03/1996 26/08/1996 25/11/1996 627,694,984 14/02/1997
747,662,131
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 203) 19/03/1996 27/08/1996 23/12/1996 2,667,498,900 10/06/1997
2,595,161,406
İ. Halil Köse
Zöhre Köse
(parsel no. 129) 19/03/1996 11/10/1996 23/12/1996 688,410,160 10/06/1997
632,468,110
HUKUK
I. AİHS'YE EK 1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar parsellerinin kamulaştırılmasını müteakiben aldıkları ek tazminatlara uygulanan faiz oranlarının yeterli olmaması nedeniyle mali kayba uğradıklarından ve yetkili makamların kendilerine ilgili meblağları ödemeyi geciktirdiklerinden şikayetçi olmuşlardır.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet öncelikle 155, 27, 135 ve 129 no'lu parsellere ilişkin kamulaştırma prosedürünün, Kamulaştırma Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca Devlet tarafından 24 Eylül 2001'de iptal edildiğini kaydetmiştir. Müteakiben başvuranlar, kendilerine ödenen kamulaştırma tazminatları karşılığında parsellerini geri almışlardır. Bu nedenle, parsellerine ilişkin mağdur statüsünde değillerdir. Ayrıca Hükümet Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi bağlamında kendilerine sağlanan iç hukuk yolunu gereğince kullanmamaları nedeniyle AİHS'nin 35. maddesinin gerektirdiği şekilde başvuranların, iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüştür. Sözkonusu madde uyarınca, uğradıkları zararın gecikme faizinden fazla olduğunu gösterebilselerdi, ek tazminatın ödenmesindeki gecikme sonucu uğradıkları zararlar için tazminat almaya hak kazanacaklardı.
Başvuranlar iddialarını yinelemişlerdir.
Hükümet'in 155, 27, 135 ve 129 no'lu parsellere ilişkin kamulaştırma prosedürünün iptal edilmesi konusundaki ön itirazı hususunda AİHM, Kamulaştırma Kanunu'nun 22. maddesinin kamulaştırılan arsanın eski sahiplerine, Devlet kamulaştırılmanın iptal edilmesine karar verseydi, kendilerine ödenecek olan tazminata denk olan meblağı ödemeleri karşılığında mülklerini geri alma hakkını sağladığını kaydetmektedir. AİHM, mevcut davada başvuranların bu opsiyon hakkını kullanmayı seçtiklerini ve sözkonusu parseller üzerindeki tüm mülkiyet haklarını yeniden elde ettiklerini gözlemlemektedir. AİHM bu hususta başvuranlardan, Devlet'in kamulaştırma sırasında kendilerine ödediği tazminat miktarından başka bir ödeme yapmalarının istenmediğini ya da Devlet'in faiz oranı uygulanmadığını vurgulamaktadır. AİHM bu nedenle başvuranların tartışmalı parselleri hususunda restitutio in integrum (eski hale getirme) ilkesinin sağlandığı kanaatindedir. Sonuç olarak, AİHM başvurunun sözkonusu kısmının AİHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. maddeleri bağlamında açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabuledilemez olduğuna karar vermiştir.
AİHM, Hükümet'in iç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin diğer itirazı hususunda, Aka kararında benzer bir iddiayı reddetmiş olduğunu gözlemlemektedir. Mevcut davada aksi yönde davranmak için sebep görmemekte ve buna bağlı olarak, Hükümet'in itirazını reddetmektedir.
Sonuç olarak AİHM, başvurunun 193, 157, 195, 150, 171 ve 203 no'lu parseller hususunda AİHS'nin 35/3 maddesi bağlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydetmektedir. Ayrıca, kabuledilemez olduğunu gösteren bir gerekçe de bulunmamaktadır. Bu nedenle, kabuledilebilir olduğuna karar verilmelidir.
B. Esas
AİHM davanın esası hususunda benzer konuların görüldüğü birçok davada 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını yinelemektedir. Hükümet'in sunduğu delilleri ve iddiaları inceleyen AİHM, sözkonusu davada önceki davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasını gerektiren herhangi bir gerekçe bulunmadığı kanısına varmıştır. Gerek parselleri kamulaştırıldığında gerek kendilerine fiilen ödeme yapıldığında başvuranlara ödenene meblağların değerleri arasındaki farkın, mülkiyet hakkının korunması ve kamu yararı talepleri arasında sağlanması gereken adil dengeyi sarsan bir zarara uğralarına yol açtığı sonucuna varmıştır.
Sonuç olarak, 193, 157, 195, 150, 171 ve 203 no'lu parseller hususunda 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. Maddesi şöyledir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Zarar
Başvuranlar maddi tazminat olarak 156,774 Amerikan Doları ve manevi tazminat olarak 6,000 Amerikan Doları talep etmişlerdir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiş ve aşırı ve spekülatif olduklarını ileri sürmüştür.
Aka kararındaki hesaplama yöntemini kullanan ve ilgili ekonomik verileri göz önüne alan AİHM, başvuranlar İbrahim Halil Köse ve Zöhre Köse'ye 203 no'lu parsel hariç yukarıda kaydedilen parseller hususunda maddi tazminat olarak toplam 31,409 Euro ödenmesine karar vermiştir.
AİHM ayrıca başvuran İbrahim Halil Köse'ye 203 no'lu parsele ilişkin 5,083 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
AİHM buna ek olarak ihlal tespitinin başvuranların uğradıkları manevi zarar için başlı başına yeterli tazminat teşkil ettiği kanısındadır (bkz. Mesut Yurtsever/Türkiye, no. 42086/02, 23. paragraf, 19 Temmuz 2007).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar Komisyon ve AİHM önünde yapmış oldukları masraf ve harcamalar için 10,000 Amerikan Doları talep etmişlerdir. Taleplerini ispatlayan belgeler sunmamışlardır.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
AİHM içtihadına göre bir başvuran gerçekten ve gerekli oldukları için yapıldıklarını ve meblağların makul olduğunu ispatladığı müddetçe masraf ve harcamalarının tazminine hak kazanmaktadır. Mevcut davada, başvuranlar ileri sürdükleri harcamaları yaptıklarını ispatlamamış ve buna ilişkin belgeler sunmamışlardır.
Dolayısıyla AİHM, bu başlık altında tazminat ödenmemesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. 193, 157, 195, 150, 171 ve 203 no'lu parsellere ilişkin mülkiyet konusu hususundaki başvurunun kabuledilebilir ve başvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. İhlal bulgusunun uğranılan manevi zarar için başlı başına yeterli tazminat teşkil ettiğine;
4. (a) Savunmacı devletin, 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilmek üzere İbrahim Halil Köse ve Zöhre Köse'ye toplam 31,409 Euro (otuz bir bin dört yüz dokuz Euro) ve İbrahim Halil Köse'ye 5,083 Euro (beş bin seksen üç Euro) maddi tazminat ödemesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankası'nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine,
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğü'nün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 7 Aralık 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy