(AİHS. m. 6, 35, 41, 44) (GENÇEL - TÜRKİYE DAVASI) (SALDUZ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 6058/02 ve 18074/03)
KARAR
STRAZBURG
17 Şubat 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
T.C. vatandaşları Mehmet Şirin Ek ve Hüseyin Şıktaş (başvuranlar) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, sırasıyla 16 Kasım 2001 ve 14 Mayıs 2003 tarihlerinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 6058/02 ve 18074/03 numaralı başvurular sonucu bu dava görülmektedir.
Başvuranlar, İzmir ve İstanbul Barosu avukatlarından O.K. Cengiz ve M. Kırdök tarafından temsil edilmişlerdir.
OLAYLAR
Başvuranlar sırasıyla 1975 ve 1978 doğumludurlar. Bu davalar açısından ortak olan husus başvuranların farklı zamanlarda ve yerlerde yakalanmış ve gözaltına alınmış olmalarıdır. Gözaltı sürelerince, yanlarında avukat bulunmaksızın sırasıyla polis, cumhuriyet savcısı ve tetkik hakimi tarafından sorgulanmışlardır. Söz konusu ifadeler, müteakiben, ilk derece mahkemesi tarafından mahkumiyetleri yönünde kullanılmıştır.
Başvurulara ilişkin detaylar aşağıdaki tabloda sunulmuştur:
Başvuru numarası Gözaltı Polis tarafından Cumhuriyet Savcısı Yargıtayın nihai
ve adı tarihleri yapılan sorgulama ve tetkik hakimi karar tarihi
tarihleri tarafından yapılan
sorgulama tarihleri
6058/02 Ek - Türkiye 29/2/2000 - 4/3/2000 5/3/2000 16/5/2001
5/3/2000
18074/03 Şıktaş - 25/1/1996 - 27/1/1996 30/1/1996 23/12/2002
Türkiye 31/1/1996 31/1/1996
HUKUK
AİHM, başvuruların benzerlikleri karşısında birleştirilmelerini uygun bulmuştur.
Başvuranlar, AİHSnin 6/3 (c) maddesine dayanarak, ilk olarak, gözaltı sürelerinde avukat yardımından yararlanma haklarının reddedildiği ve bu süre içinde sözde baskı altında alınan ifadelerinin mahkumiyetleri yönünde kullanıldığı konusunda şikayetçi olmuşlardır. Ayrıca, 6/3 (d) maddesi uyarınca, bazı tanıkları sorgulama ve onlarla yüzleşme imkanlarının olmadığını belirtmişlerdir. Son olarak, yine AİHSnin 6. maddesine dayanarak, ikinci başvuran, gözaltı süresince aile üyeleri ile iletişim kuramadığı konusunda şikayetçi olmuştur.
AİHMnin bilhassa önem verdiği ve somut başvurularda ortak olan şikayet, başvuranların gözaltı sürelerinde avukat yardımından yararlanamamalarıdır. Dolayısıyla, AİHM, incelemesini bu konuyla sınırlı tutmayı uygun değerlendirmiştir.
Hükümet, 18074/03 numaralı başvuruya ilişkin olarak, söz konusu başvurunun altı ay süresi dışında yapıldığını; zira, ilk derece mahkemesinin kararını 31 Ekim 2001 tarihinde verdiğini; öte yandan başvurunun 14 Mayıs 2003 tarihinde yapıldığını ifade etmiştir. AİHM, bir davanın hakkaniyete uygun olarak görülüp görülmediğini değerlendirirken yargılamanın bütününün göz önünde tutulması gerektiğini hatırlatmıştır (bkz., John Murray - İngiltere, 8 Şubat 1996). Somut davada, başvuran, AİHM başvurusunu, Yargıtay tarafından verilen nihai karar tarihinden itibaren altı ay içinde sunmuştur. Dolayısıyla, başvurusunu, AİHSnin 35/1 maddesinin gerektirdiği gibi altı ay süresi içinde yapmıştır. Sonuç olarak, Hükümetin itirazı onanamaz.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bu şikayetlerin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başvuruların başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir niteliktedir.
Esas hususunda, AİHM, aynı şikayetleri Salduz - Türkiye başvurusunda incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesinin ihlalini tespit etmiş olduğunu gözlemlemiştir ((BD), no. 36391/02, 27 Kasım 2008). AİHM, bahsi geçen kararda, avukat yardımından yararlanma hakkına getirilen kısıtlamanın sistematik olduğu ve ilgili dönemde devlet güvenlik mahkemeleri yetki alanına giren suçlarla bağlantılı olarak gözaltında tutulan her kişiye yaşa bakmaksızın uygulandığı tespitinde bulunmuştur.
AİHM somut davayı incelemiş ve yukarıda belirtilen Salduz kararından sapmasını gerektirecek özel bir durum görmemiştir.
Dolayısıyla, somut davada AİHSnin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesi ihlal edilmiştir.
AİHSnin 41. maddesi uyarınca adil tatmin hususunda, birinci başvuran Mehmet Şirin Ek herhangi bir talepte bulunmamıştır. İkinci başvuran Hüseyin Şıktaş 15.000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ayrıca, avukat masraflarına karşılık avukatlık ücreti sözleşmesine dayanarak 8.000 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 3.900 Euro) ve yargılama masraf ve giderlerine karşılık 210 YTL (yaklaşık 100 Euro) talep etmiştir. Hükümet bu taleplere karşı çıkmıştır.
AİHM, hakkaniyet temelinde karar vererek, ikinci başvurana 1.500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, ayrıca, en uygun telafi şeklinin, talep etmeleri halinde, başvuranların AİHSnin 6/1 maddesi gereklerine uygun olarak yeniden yargılanmaları olduğunu belirtir (bkz., üzerine gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra, Gençel - Türkiye, no. 53431/99, 23 Ekim 2003; yukarıda anılan Salduz).
AİHM, konuyla ilgili içtihadına göre, ayrıca, ikinci başvurana yargılama masraf ve giderlerine karşılık olarak 1.000 Euro ödenmesini uygun olarak değerlendirmiştir.
AİHMye göre, gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvuruların birleştirilmesine;
2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;
3. Gözaltı süresinde başvuranların avukat yardımından yararlanamadıkları gerekçesiyle AİHSnin 6/1 maddesi ile bağlantılı olarak 6/3 (c) maddesinin ihlal edildiğine;
4. Başvuranların AİHSnin 6. maddesi uyarınca olan diğer şikayetlerinin incelenmesinin gerekli olmadığına;
5. a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından ikinci başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine;
(i) Manevi tazminat olarak 1.500 Euro (bin beş yüz Euro) ile birlikte bu miktara tabi olabilecek her türlü vergi;
(ii) Yargılama masraf ve giderleri olarak 1.000 Euro (bin Euro) ile birlikte bu miktara tabi olabilecek her türlü vergi;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 17 Şubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy