(AİHS m. 5, 6, 34, 35, 44) (GENÇEL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 7638/02 ve 24146/04)
KARAR
STRAZBURG
3 Mart 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USULİ İŞLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 7638/02 ve 24146/04 nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı Sakine Abanın (başvuran), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sırasıyla 12 Eylül 2001 ve 5 Mayıs 2004 tarihlerinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından A.A. Talipoğlu tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran, 1965 doğumludur ve İstanbulda yaşamaktadır. Yasadışı bir örgüte üye olduğu şüphesiyle yakalanmış ve polis tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltında tutulduğu süre boyunca avukat yardımı almadan sırasıyla polis, Cumhuriyet Savcısı ve sorgu hakimi tarafından sorgulanmıştır. Verdiği ifadeler, müteakiben birinci derece mahkemesi tarafından mahkum edilmesi için kullanılmıştır.
Başvuruna ilişkin bilgiler, aşağıda kaydedilen tabloda görülmektedir:
Gözaltına alınma Polis tarafından Cumhuriyet Savcısı Yargıtay nihai
tarihi sorgulanma tarihi ve sorgu hakimine kararının tarihi
ifade verme tarihi
(Arama, yakalama ve el 3 Nisan 2001 7 Nisan 2001 15 Aralık 2003
koyma tutanağına göre)
2 Nisan 2001 - 7 Nisan 2001
(tutuklanma tarihi)
HUKUK
Başvuran, AİHSnin 5/3 maddesine dayanarak polis tarafından gözaltında tutulma süresinin, makul süre kuralına uygun olmadığından şikayetçi olmuştur. Ayrıca AİHSnin 5/5 maddesine dayanarak, polis tarafından gözaltında tutulduğu sürenin telafisini talep edebileceği bir iç hukuk yolunun mevcut olmadığını ileri sürmüştür. Son olarak, AİHSnin 6. maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrasına dayanarak aynı süre içerisinde avukat yardımı alamadığından şikayetçi olmuştur.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvuranın şikayetlerinin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da şikayetlerin kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit eder. Bu nedenle, kabuledilebilir niteliktedirler.
AİHM, AİHSnin 5/3 maddesi kapsamında yapılan şikayet hususunda başvuranın polis tarafından 5 gün süreyle gözaltına alındığını kaydeder. Brogan ve Diğerleri/İngiltere davasında (29 Kasım 1988, 62. paragraf, A Serisi no. 145-B) adli kontrol olmaksızın dört gün altı saat süren gözaltının, esas olarak toplumu terörizme karşı koruma amacını gütse dahi, AİHSnin 5/3 maddesi bağlamındaki katı zaman sınırlamalarına uymadığına hükmettiğini hatırlatır. AİHM, mevcut davada, başvuranı bir hakim ya da adli yetki sahibi bir başka makam önüne çıkarmaksızın 5 gün süreyle gözaltında altında tutmanın gerekli olduğunu kabul etmemektedir. Dolayısıyla, AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
Başvuranın, AİHSnin 5/5 maddesi uyarınca telafi arayabileceği bir iç hukuk yolunun olmaması yönündeki şikayeti konusunda, AİHM, mevcut davayı incelemiş ve bu husustaki yerleşik içtihadından ayrılmasını gerektirecek özel koşullar tespit etmemiştir (bkz., Saraçoğlu ve Diğerleri/Türkiye, no. 4489/02, paragraflar 50-53, 29 Kasım 2007; Sinan Tanrıkulu ve Diğerleri/Türkiye, no. 50086/99, 50. paragraf, 3 Mayıs 2007; Medeni Kavak/Türkiye, no. 13723/02, 34. paragraf, 3 Mayıs 2007). Dolayısıyla, AİHSnin 5/5 maddesi ihlal edilmiştir.
Son olarak, başvuranın polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada avukat yardımı alamamasına ilişkin şikayeti hususunda AİHM, Salduz/Türkiye davasında benzer bir şikayeti incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesi ile birlikte 6. maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrasının ihlal edildiğini tespit etmiş olduğunu gözlemler ((BD), no. 36391/02, paragraflar 56-62, 27 Kasım 2008). Mevcut davada, yukarıda kaydedilen Salduz kararında vardığı sonuçtan farklı bir sonuca varmasına neden olacak özel koşullar bulunmamaktadır. Bu nedenle, AİHSnin 6. maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrası ile birlikte 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
Başvuran, adil tatmin hususunda, 423 Euro tutarında maddi tazminat ve 50,000 Euro tutarında manevi tazminat talep etmiştir. Ayrıca, İstanbul Barosunun avukatlık ücret çizelgesini dayanak göstererek kendi avukatının ücreti için 4,772 Euro ve yargılama masraf ve giderleri için 583 Euro talep etmiştir.
Tespit edilen ihlal ve talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varan AİHM, talebi reddeder. Ancak, hakkaniyet temelinde, manevi tazminat olarak başvurana 3,000 Euro ödenmesine karar verir.
AİHM ayrıca en uygun telafi yolunun, talep etmesi halinde başvuranın AİHSnin 6/1 maddesinin gereklerine uygun olarak yeniden yargılanması olacağı kanaatindedir (bkz., mutatis mutandis, Gençel/Türkiye, no. 53431/99, 27. paragraf, 23 Ekim 2003, ve Salduz, 72. paragraf).
İlgili içtihadına göre ve kendisine sunulan belgeler ışığında AİHM, başvurana yargılama masraf ve giderleri için Avrupa Konseyinden alınan 850 Euroluk adli yardım düşülmek üzere 1,500 Euro ödenmesine karar vermiştir.
AİHM son olarak gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık artış eklenerek belirlenmesi gerektiği kanaatindedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvuruların kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 5/5 maddesinin ihlal edildiğine;
4. Başvuranın polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada avukat yardımı alamaması hususunda AİHSnin 6/1 maddesi ile birlikte 6. maddesinin 3. paragrafının (c) fıkrasının ihlal edildiğine;
5. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere Sorumlu Devlet tarafından başvurana, aşağıda kaydedilen meblağların ödenmesine;
(i) Manevi tazminat olarak 3,000 Euro (üç bin Euro) ve uygulanabilecek her tür vergi;
(ii) Yargılama masraf ve giderleri için Avrupa Konseyinden alınan 850 Euroluk adli yardım düşülmek üzere 1,500 Euro ve uygulanabilecek her tür vergi;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 3 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy