(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44) (765 S. K. m. 169) (3713 S. K. m. 5) (GÖÇ - TÜRKİYE DAVASI) (AYÇOBAN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (KÖMÜRCÜ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 12166/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
20 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (12166/03) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) 1979 doğumlu olan Neu Isenburgda (Almanya) ikamet eden Hünkar Demirelin (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 23 Ocak 2003 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından, Ö. Kılıç tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran, Yedinci Gündem isimli gazetede yazı işleri müdiresidir. Sırasıyla Çözümün adı Serhildan ve Şimdi Serhildan zamanıdır başlıklı iki makale, sözkonusu gazetenin 7-13 Temmuz 2001 tarihli 3. sayısında yayınlanmıştır.
17 Temmuz 2001 tarihli bir iddianame ile İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, Türk Ceza Kanununun 169. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. Maddesi uyarınca, yasadışı silahlı örgütün propagandasını yapmaktan başvuran hakkında ceza davası açmıştır.
2 Nisan 2002 tarihli bir kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı, 6.477.634.800 TL (yaklaşık 3.500 Euro) para cezası ödemeye mahkum etmiştir. Başvuran, temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görüşü başvurana tebliğ edilmemiştir. 24 Eylül 2002 tarihli bir kararla, Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıştır.
HUKUK
Başvuran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görüşünün tebliğ edilmemesinden şikayetçidir. Başvuran, bu bağlamda, AİHSnin 6/1 ve 6/3 maddesine atıfta bulunmaktadır. AİHM, sözkonusu şikayetin AİHSnin 6/1 maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir.
Hükümet, 19 Mart 2003 tarihinde 4829 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görüşlerinin sanıklara ve avukatlarına tebliğ edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, başvuranın sunduğu şikayete benzer bir şikayeti incelediğini ve görüşlerin niteliğini, yargılanan kişinin yazılı olarak bunlara cevap verme olanağının bulunmadığını göz önüne alarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görüşlerinin tebliğ edilmemesi nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaştığını hatırlatmaktadır (bkz. Göç-Türkiye, başvuru no: 36590/97 ve Ayçoban ve diğerleri- Türkiye, başvuru numaraları: 42208/02, 43491/02 ve 43495/02, 22 Aralık 2005). AİHM, Türk yasalarının, AİHSnin gerekliliklerini karşılayacak şekilde düzenlendiklerine dair Hükümet tarafından iletilen bilgileri kaydetmektedir. Ancak AİHM, görevinin davaya özgü koşulları incelemekle sınırlı olduğunu ve ilgili dönemden itibaren bazı değişiklikler yapıldığı gerekçesi ile mevcut davada başvuranın artık hukuki bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna ulaşmaya davet edilemeyeceğini belirtmektedir (Sadak ve diğerleri-Türkiye (no:1), başvuru numaraları: 29900/96, 29901/96, 29902/96 ve 29903/96).
Bu itibarla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
AİHSnin 41. maddesi ile ilgili olarak, başvuran, maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 5.000 Euro tazminat talep etmektedir. Başvuran, avukatlık masrafları dahil yargılama masraf ve giderleri için 2.950 Euro talep etmektedir. Başvuran, yapmış olduğu yargılama masraf ve giderlerinin bir tablosunu sunmaktadır. Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte ve sözkonusu talebi reddetmektedir. Benzer davalardaki yerleşik içtihadına göre, AİHM, ihlal tespitinin, ileri sürülen manevi tazminat için yeterli adil tatmin oluşturduğu kanaatindedir (sözü edilen Göç, Kömürcü-Türkiye, başvuru no: 77432/01, 22 Haziran 2006 ve Ayçoban ve diğerleri). Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AİHM, bir başvuranın yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak, gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edebileceğini hatırlatmaktadır. Mevcut davada, sahip olduğu belgeleri ve sözkonusu kriterleri göz önüne alan AİHM, başvurana 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir. Sözkonusu miktara, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uygulanan orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenen gecikme faizi uygulanacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin oluşturduğuna;
4. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından başvurana 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy