(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44) (EK VE ŞIKTAŞ - TÜRKİYE DAVASI) (SALDUZ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 12550/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
16 Temmuz 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (12550/03) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Çimen Işıkın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 3 Aralık 2002 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından A. Bingöl ve G. Kartal tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1979 doğumludur.
10 Aralık 1999 tarihinde, yasadışı bir örgüt olan PKK üyesi olduğu ve bombalı saldırılarda bulunacağı şüphesi ile başvuran İstanbulda yakalanmıştır. 13 Aralık 1999 tarihinde, başvuranın İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı ve nöbetçi hakimi tarafından ifadesi alınmıştır. Nöbetçi hakim başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir. Başvuran, sözkonusu dönem boyunca avukat yardımından yararlanamamıştır.
Devlet Güvenlik Mahkemesinde başvuran, ifadelerini değiştirmiştir.
Dava süresince Devlet Güvenlik Mahkemesi aleyhte iki tanığı dinlemiştir. Avukatın başvurusu üzerine, Devlet Güvenlik Mahkemesi, gözaltı sırasında düzenlenen tutanaklarda imzası bulunan iki kişinin istinabe yoluyla ifadesini almış ancak davanın seyrine etkisi olmadığına kanaat getirerek üçüncü şahısın ifadesini almaktan vazgeçmiştir. 17 Nisan 2001 tarihli duruşma sırasında, başvuranın avukatı, ek soruşturma talebinde bulunmuştur; gözaltı sırasındaki ifadelerinde müvekkilinin zikrettiği iki kişinin ve tutanaklarda imzası bulunan diğer kişilerin ifadelerine başvurulmasını talep etmiştir. Sözkonusu talep Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından davanın seyrine etkisi olmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir.
4 Aralık 2001 tarihinde, Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı, yasadışı silahlı bir örgüte üye olmaktan suçlu bulmuş ve on iki yıl altı ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Mahkeme, kararını verirken, başvuranın polis, savcı ve hakim karşısında vermiş olduğu ifadelerini temel almıştır.
17 Haziran 2002 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıştır.
HUKUK
AİHSnin 6. maddesinin 1. paragrafına ve 3. paragrafının c) ve d) bentlerine atıfta bulunarak, başvuran, gözaltı sırasında avukat yardımından yararlanamamaktan ve aleyhteki tanıkların ifadelerine başvurulmamasından şikayetçidir.
Hükümet, başvuranın, gözaltının bitimini izleyen altı ay içersinde başvurusunu sunmaması nedeniyle AİHMye altı ay kuralına riayet edilmediğinden avukat yardımına ilişkin şikayeti reddetmesi çağrısında bulunmaktadır. Esasa ilişkin olarak Hükümet, başvuranın iddiasına karşı çıkmaktadır.
AİHM, 17 Haziran 2002 tarihinde kesinleşen Yargıtay kararının, AİHSnin 35. maddesi uyarınca nihai iç hukuk kararını oluşturduğu kanaatindedir (bkz, Ek ve Şıktaş-Türkiye, başvuru numaraları: 6058/02 ve 18074/03, 17 Şubat 2009). İşbu başvurunun 3 Aralık 2002 tarihinde yapılmasından dolayı, Hükümetin itirazı kabuledilemez niteliktedir. AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Başvuranın gözaltı sırasında avukat yardımından yoksun kalmasına ilişkin AİHSnin 6/3 c) maddesi ile ilgili olarak AİHM, Salduz-Türkiye (başvuru no: 36391/02, 27 Kasım 2008) kararına atıfta bulunmakta ve aynı gerekçelerle AİHSnin 6/1 maddesi ile birlikte AİHSnin 6/3 c) maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmaktadır.
Sözkonusu tespiti göz önüne alarak, AİHM, mevcut davada ihlal edilmiş olsa dahi AİHSnin 6/3 d) maddesinin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
Son olarak başvuran, davasının tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından hakkaniyete uygun olarak görülmediğini iddia etmekte ve basına kendisinin canlı bomba olarak tanıtılması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Başvurana göre AİHSnin 6/1 ve 6/2 maddesi ihlal edilmiştir.
AİHM, başvuran tarafından sunulan şikayetleri incelemiştir. Sahip olduğu unsurların tamamını göz önüne alarak AİHM, AİHS ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin hiçbir bulgu tespit edememiştir; sözkonusu şikayetler açıkça dayanaktan yoksundur ve AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
AİHSnin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, başvuran, maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 40.000 Euro, yargılama masraf ve giderler için 3.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddialara karşı çıkmaktadır.
Bununla birlikte, AİHM, mevcut davadakine benzer koşullarda, tespit edilen ihlalin telafi edilmesi için prensip olarak en uygun yolun, başvuranın talebi üzerine, AİHSnin 6/1 maddesinin gereklerine uygun olarak, davanın yenilenmesi olacağı kanaatindedir (sözü edilen Salduz).
AİHM, hakkaniyete uygun olarak, başvurana, Avrupa Merkezi Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı üç puanlık gecikme faizi ile birlikte 1.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, başvuran, hiçbir belge sunmamaktadır. Sonuç olarak AİHM, yargılama masraf ve giderleri kapsamında başvuranın yapmış olduğu talebi reddetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun, gözaltı sırasında bir avukatın hazır bulunmaması ve tanıkların ifadelerine başvurma imkanının olmaması kapsamında yapılan şikayetlere ilişkin kısmının kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. Gözaltı sırasında bir avukatın hazır bulunmaması nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesi ile birlikte AİHSnin 6/3 c) maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6/3 d) maddesi kapsamında yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TLye çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvurana 1.000 Euro (bin Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 16 Temmuz 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy