(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (2709 S. K. m. 46) (ARAT VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (M. KAPLAN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 17597/03 )
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
6 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Bu dava, Zeynep Fırat, Ahmet Fırat, Hanım Fırat, Ömer Fırat, Osman Fırat ve Ayşe Özdemir (Fırat) (başvuranlar) adlı altı T.C. vatandaşı tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 28 Nisan 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 17597/03 numaralı başvuru sonucu görülmüştür.
Başvuran Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Sırasıyla 1926, 1959, 1951, 1962, 1963 ve 1966 doğumlu başvuranlar Gaziantepte ikamet etmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 1999 yılında, başvuranlara ait Nizipin Aşağıçardak Köyündeki beş taşınmazı (501, 561, 562, 606 ve 608 nolu parseller) Birecik Barajının yapımı için kamulaştırmıştır.
Başvuranların tazminatın artırılması talebini müteakip, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranlara yasal faiz oranıyla beraber bedel artırımı ödenmesine hükmetmiştir. Başvuranlar bu karara itiraz etmiş, Yargıtay ise ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
İdare 2002 yılının Kasım ve Aralık aylarında, artırılmış bedelin bir kısmını ödemiştir. Bakanlık, 31 Mayıs 2007 tarihinde, ödenmemiş borçlar için yeniden ödeme yapmıştır. Dava ve ödemelere ilişkin ayrıntılar aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
PARSEL NİZİP YARGITAYIN TEZYİDİ İLK ÖDEME İKİNCİ ÖDEME
No. ASLİYE NİHAİ KARAR BEDEL MEBLAĞI MEBLAĞI
HUKUK TARİHİ (faiz ve (Kasım ve Aralık (31 Mayıs 2007de
MAHKEMESİNİN yargılama 2002de yapıldı) yapıldı)
KARAR TARİHİ gideri (Türk Lirası (Yeni Türk Lirası
hariç) (Türk olarak) (YTL1) olarak)Lirası (TL)
olarak)
501 30.12.1999 22.5.2000 1,490,114,475 4,459,615,014 2,483
561 30.12.1999 9.10.2000 2,123,437,500 6,443,401,220 3,269
562 12.4.2000 6.11.2000 4,114,327,200 12,420,060,000 6,533
606 30.12.1999 26.6.2000 6,185,875,000 11,681,545,946 6,105
608 30.12.1999 22.5.2000 1,230,027,343 3,643,790,000 1,094
1. 1 Ocak 2005 tarihinde eski Türk Lirasının (TL) yerine Yeni Türk Lirası (YTL) tedavüle çıkarılmıştır. 1 YTL = 1,000,000 TL.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİ İLE AİHSYE EK 1 NOLU PTOROKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, arazilerinin kamulaştırılmasının ardından makamların kendilerine ödediği tezyidi bedelin geç ödendiğinden, ödenen meblağa uygulanan faizin yetersiz olduğundan ve sonuç olarak enflasyonun etkisiyle tazminat değerinin düştüğünden şikayetçi olmuşlardır.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, 31 Mayıs 2007 tarihinde gerçekleştirilen ödemelerin Türk Anayasasının (Anayasa) 46. maddesiyle uyumlu olarak en yüksek faiz oranıyla yapıldığını öne sürerek, başvuranların uygulanan faiz oranlar nedeniyle maddi kayıp yaşamadıklarını belirtmiştir. Bu nedenle başvuranlar mağdur statüsünde değildir. Hükümet ayrıca başvuranların AİHSnin 35/1 maddesi gereğince iç hukuk yollarını tüketmediklerini iddia etmiştir. Bu bakımdan, başvuranlar makamlardan paralarını talep ederken Anayasanın 46. Maddesine atıfta bulunmuş olsalardı, idarenin Anayasanın 46. Maddesine dayanan taleplere öncelik vermesi nedeniyle ödemelerin daha az gecikmeyle gerçekleştirilebileceğini savunmuştur.
Başvuranlar iddialarını sürdürmüşlerdir.
AİHM, faizin yetersiz olduğuna ilişkin şikayetin her durumda kabuledilemez olması nedeniyle, öncelikle Hükümetin başvuranların mağdur statüsünde olmadıklarına ilişkin ilk itirazının incelenmesi gerekmediği kanısındadır.
AİHM bu bakımdan, Akkuş kararında uygulanan hesaplama yöntemine göre, başvuranların ikinci ödeme tarihinde, ilgili taşınmazlar için kendilerine ödenmesine hükmedilen tezyidi bedelin %95inden fazlasını almış olduklarının anlaşıldığını kaydeder. AİHM, Arabacı - Türkiye (65714/01) kararındaki tespitleri ışığında, başvuranlara ödenen toplam meblağın tatmin edici olduğu ve düşük faiz oranı nedeniyle taşınmazlarının kamulaştırılmasından ötürü yaşadıkları kayıptan ayrı bir kayıp yaşamadıkları kanısındadır (diğerlerinin yanı sıra bkz. Akkuş ve Gül ve Diğerleri - Türkiye, 44715/98).
Dolayısıyla açıkça dayanaktan yoksun olan bu şikayetin AİHSnin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak reddedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
AİHM, Hükümetin tezyidi bedelin ödenmesinde yaşanan gecikme üzerine iç hukuk yollarının tüketilmemesiyle ilgili ikinci itirazına ilişkin olarak, lehine sonuçlanan bir dava sonucu Devlet aleyhinde infaz edilebilir bir karar aldıran bir kimsenin, bu kararın uygulanması için ek hukuk yollarına başvurmasının gerekmediğini hatırlatır (bkz. Metaxax -Yunanistan, 8415/02 ve Arat ve Diğerleri - Türkiye, 42894/04, 42904/04, 42905/04, 42906/04, 42907/04, 42908/04, 42909/04 ve 42910/04). AİHM, sonuç olarak Hükümetin bu konudaki itirazını reddeder.
Ertelenen ödemeye ilişkin şikayetin 35/3 maddesi çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AİHM, makamların, ilk ödemeyi Yargıtayın kararını müteakip iki ila iki buçuk yıl içinde, ikinci ödemenin ise adı geçen karardan neredeyse yedi yıl sonra gerçekleştirdiklerini gözlemler. AİHM, daha önce benzer davaları incelediğini ve AİHSnin 6/1 maddesiyle AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini kaydeder (örn. bkz. Burdov - Rusya, 59498/00 ve M. Kaplan - Türkiye, 29016/04). AİHM bu davada içtihadın dışına çıkılmasını gerektirecek bir koşul bulunmadığını kaydeder.
Yukarıda belirtilenler ışığında, AİHM, tezyidi bedelin geç ödenmesi nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesi ile AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği kanısındadır.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat ve yargılama giderleri
Başvuranlar, ortaklaşa, 15.000 Euro (EUR) maddi tazminat, 35.000 EUR manevi tazminat talep etmişlerdir. Ayrıca yargılama gideri için 3000 EUR talep etmişlerdir. Taleplerini destekleyici hiçbir belge sunmamışlardır.
Hükümet, makamların gerçekleştirdiği ödemeler sayesinde zararlarının yeterince telafi edildiği gerekçesiyle başvuranlara tazminat ödenmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
AİHM tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı görememektedir. Bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan, hakkaniyete uygun surette, başvuranların her birine 1000er EUR manevi tazminat ödenmesine hükmeder.
AİHM, yargılama gideri için, başvuranların taleplerini destekleyici kanıt sunmamaları nedeniyle bu başlık altında tazminat ödenmemesine hükmeder.
B. Gecikme Faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
AİHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBİRLİĞİYLE
1. AİHSnin 6/1 maddesi ile AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesi kapsamında yapılan, tezyidi bedelin ödenmesinde yaşanan gecikmeye ilişkin şikayetin kabuledilebilir, başvurunun geri kalanının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesi ile AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından başvuranların her birine, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber 1000er EUR (biner Euro) manevi tazminat ödenmesine;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranın adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 6 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy