(818 S. K. m. 105) (AİHS. m. 6, 35, 41, 44, Protokol No 1) (AKA - TÜRKİYE DAVASI) (KUZU - TÜRKİYE DAVASI) (AKINCI - TÜRKİYE DAVASI) (VAİDE YILDIZ VD - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 20313/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
15 Haziran 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (20313/03) nolu davanın nedeni, sırasıyla 1931, 1960, 1965, 1957, 1968 ve 1973 doğumlu olan ve Şanlıurfada ikamet eden T.C. vatandaşları Ahmet Kurt, Mehmet Kurt, Hasan Kurt, Medine Kurt, Derya Güneş ve Fatma Işıkın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 7 Mayıs 2003 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi -AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuranlar, Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Bir baraj yapımı çerçevesinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Nizip (Gaziantep) Aşağı Çardak köyünde bulunan başvuranlara ait 402 ve 622 parsel numaralı taşınmazları kamulaştırmıştır. Bakanlık, miktarları bilirkişi komisyonu tarafından belirlenen kamulaştırma bedellerini ödemiştir.
1. 402 parsel numaralı taşınmaza ilişkin dava
8 Şubat 1999 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan başvuranlar, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel artırım davası açmışlardır.
30 Aralık 1999 tarihli bir kararla, mahkeme, Ahmet Kurta 1.424.280.800 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 2.625 Euro) ve diğer başvuranların her birine 854.568.480 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 1.575 Euro) ek kamulaştırma bedeli ödenmesine hükmetmiştir. Ahmet Kurt, Medine Kurt, Hasan Kurt ve Mehmet Kurta ödenmesine hükmedilen ek kamulaştırma bedellerine 27 Şubat 1999 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak yasal gecikme faizi uygulanmıştır. Derya Güneş ve Fatma Işıka ödenmesine hükmedilen ek kamulaştırma bedellerine ise 5 Mart 1999 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak yasal gecikme faizi uygulanmıştır.
22 Mayıs 2000 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıştır.
4 Kasım 2002 tarihinde, idare Ahmet Kurta 3.981.263.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 2.400 Euro) ve diğer başvuranların her birine 2.567.292.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 1.550 Euro) ödemiştir.
2. 622 parsel numaralı taşınmaza ilişkin dava
8 Şubat 1999 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan başvuranlar, Mehmet Kurt ve Hasan Kurt mahkeme önünde bedel artırım davası açmışlardır.
27 Nisan 2000 tarihli bir kararla, mahkeme, başvuranlara, 5 Mart 1999 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak yasal gecikme faizi ile birlikte 9.870.168.000 TL ek kamulaştırma bedeli ödenmesine hükmetmektedir.
27 Kasım 2000 tarihli bir kararla, Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıştır.
2 Aralık 2002 tarihli bir kararla, idare sözkonusu iki başvurana ortaklaşa olarak, 29.939.180.594 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 19.985 Euro) tutarında ödeme yapmıştır.
HUKUK
1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunarak, başvuranlar, olayların meydana geldiği dönemde, Türkiyedeki yüksek enflasyon oranına göre yetersiz gecikme faizi ile birlikte idarenin ek kamulaştırma bedellerini gecikmeli olarak ödemesi nedeniyle mülkiyete saygı haklarının ihlalinden şikayetçidirler. Başvuranlar ayrıca tazminat davalarının uzun sürelerinin AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca davalarının makul sürede görülme haklarını ihlal etmelerinden de şikayetçi olmaktadırlar.
AİHSnin 35/1 maddesine atıfta bulunarak Hükümet, öncelikle, iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Bu hususta Hükümet, başvuranların, Borçlar Kanununun 105. maddesi ile sunulan başvuru yolunu tüketmiş olmalarını gerektiğini belirtmektedir. Bilahare Hükümet, başvuranların, AİHMye sundukları şikayetleri belirtmediklerini ifade etmektedir.
AİHM, daha önce Borçlar Kanununun 105. maddesi ile öngörülen başvuru yolunun etkisiz olduğu sonucuna ulaşmıştır (Aka-Türkiye, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu hususta yapılan itirazının reddedilmesi gerekmektedir. Başvuranların iç hukukta etkili başvuru yoluna sahip olduklarının ortaya konmaması nedeniyle Hükümetin ikinci itirazının da reddedilmesi gerekmektedir.
AİHM, başvuranların şikayetlerinin hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit etmektedir. Dolayısıyla başvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.
Esas ile ilgili olarak, AİHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesi ile 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (bkz, örneğin, Kuzu-Türkiye, başvuru no: 13062/03, 17 Ocak 2006; Çoban ve diğerleri-Türkiye, başvuru no: 2620/05, 24 Ocak 2008; Akıncı-Türkiye, başvuru no: 12146/02, 8 Nisan 2008; Kaçar ve diğerleri-Türkiye, başvuru numaraları: 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22 Temmuz 2008).
AİHM, mevcut dava koşullarını incelemiş ve Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmiştir. AİHM, idarenin başvuranlara borçlarını nihai iç hukuk kararından itibaren iki yıldan fazla bir sürenin sonunda ödediğini tespit etmektedir. AİHM, ulusal mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen kamulaştırma bedellerinin ödenmesindeki idareye atfedilebilecek sözkonusu gecikmenin başvuranları, taşınmazlarının kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğrattığı tespitinde bulunmaktadır. AİHM, başvuranların, mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararının gerekleri arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları kanaatindedir (bkz, Vaide Yıldız ve diğerleri-Türkiye, başvuru no: 13721/04, 20 Ekim 2009).
Sonuç olarak AİHSnin 6/1 maddesi ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
AİHSnin 41. maddesinin uygulanması hususu ile ilgili olarak, başvuranların her biri 10.000 Euro maddi tazminat ve 10.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Başvuranlar, yapmış oldukları yargılama masraf ve giderlerine ilişkin hiçbir talepte bulunmamışlardır.
Hükümet, AİHMden sözkonusu talepleri reddetmesini talep etmektedir.
Akkuş-Türkiye kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, AİHM, Ahmet Kurta 1.688 Euro, Medine Kurt, Derya Güneş, Fatma Işıkın her birine 839 Euro, Mehmet Kurt ve Hasan Kurtun her birine 5.980 Euro maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak, başvuranlara ortaklaşa 2.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Yargılama masraf ve giderlerine ilişkin hiçbir talepte bulunulmamasından dolayı AİHM, başvuranlara yargılama masraf ve gideri ödenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından aşağıdaki miktarların ödenmesine;
i. Ahmet Kurta her türlü vergiden muaf tutularak 1.688 Euro (bin altı yüz seksen sekiz
Euro) maddi tazminat;
ii. Medine Kurt, Derya Güneş, Fatma Işıkın her birine her türlü vergiden muaf tutularak 839 Euro (sekiz yüz otuz dokuz Euro) maddi tazminat;
iii. Mehmet Kurt ve Hasan Kurtun her birine her türlü vergiden muaf tutularak 5.980 (beş bin dokuz yüz seksen) Euro maddi tazminat;
iv. başvuranlara ortaklaşa olarak her türlü vergiden muaf tutularak 2.000 (iki bin) Euro manevi tazminat;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 15 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy