(AİHS. m. 6, 35, 41, 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1) (818 S. K. m. 105) (AKINCI - TÜRKİYE DAVASI) (AHMET KILIÇ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 22261/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
8 Ocak 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Bu dava, T.C. vatandaşı M. Ali Durmaz (başvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 7 Mayıs 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 22261/03 numaralı başvuru sonucu görülmektedir.
Başvuran Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
1927 doğumlu başvuran Gaziantepte ikamet etmektedir.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı (Bakanlık) 2000 yılında Birecik barajının inşası için başvurana ait Nizip ilçesi, Erenköy köyündeki iki arsayı (247 parsel, 103 pafta ve 14 parsel 130 pafta) kamulaştırmıştır.
Başvuran 23 Mayıs 2000 tarihinde Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinde iki ayrı ek tazminat davası açmıştır.
Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi 22 ve 25 Aralık 2000 tarihlerinde, başvurana, 9 Haziran 2000 tarihinden işlemek üzere yasal faiziyle beraber ek tazminat ödenmesine karar vermiştir (karar no. 2000/5137 ve 2000/4790).
Yargıtay 9 Temmuz 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararlarını onamıştır.
Bakanlık 30 Nisan 2003 tarihinde başvurana, 247 nolu parsel için 23.449.000.000 Türk Lirası (TL), 14 nolu parsel için ise 13.494.000.000 TL tutarında bir miktar ödeme yapmıştır.
Birecik İcra Dairesi 2 Mayıs 2003 tarihinde Bakanlığa ödeme emri tebliğ etmiş, bu belgede Bakanlığa 247 nolu parsel için 3.073.350.480 TL, 14 nolu parsel için ise 1.804.328.414 TL tutarında ödenmemiş borcu olduğunu bildirmiştir.
Başvuranların temsilcisi 28 Haziran 2007 tarihinde Bakanlığa bir yazı göndermiş, bu yazıyla, ödenmemiş borcun ödenmesi için idarenin yaptığı hesaplamayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Hükümet 8 Temmuz 2008 tarihinde AİHMyi borcun kalan kısmının başvurana henüz ödenmediği hususunda bilgilendirmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİ İLE AİHSYE EK 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, mülklerinin kamulaştırılmasının ardından kendisine ödenmesine hükmedilen ek tazminatın ödenmesinde yaşanan büyük gecikmenin, düşük faizle birleştirildiğinde, maddi kaybına neden olduğundan şikayetçi olmuştur. Başvuran AİHSnin 6/1 maddesi ile AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesine dayanmıştır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, başvurunun AİHMye sunulmasının ardından, başvuranın avukatının 28 Haziran 2007 tarihinde, idare tarafından ödenmesi gereken meblağ konusunda idareyle bir anlaşma imzaladığını, bunun, başvuranın, idareye karşı açılan ihtilaflı davayı sona erdirme isteğinin açık kanıtı olduğunu ifade etmiş, AİHMden başvuranın mağdur statüsünün sona ermesi nedeniyle başvurunun kabuledilemez olduğunu beyan etmesini talep etmiştir.
Hükümet ayrıca başvuranın, Borçlar Kanununun 105. maddesi kapsamında kullanabileceği hukuk yollarından gerektiği gibi yararlanmadığından, AİHSnin 35. maddesinin gerektirdiği gibi iç hukuk yollarını tüketmediğini belirtmiştir. 105. maddeye göre, başvuran, kayıplarının gecikme faizinden fazla olduğunu kanıtlarsa, ek tazminatın ödenmesinde yaşanan gecikme sonucu maruz kaldığı zarar için tazminat almaya uygun durumdadır.
AİHM, Hükümetin ilk ön itirazıyla ilgili olarak, başvuranın temsilcisinin 28 Haziran 2007 tarihinde imzaladığı belgede, başvuranın ödenmeyi bekleyen tazminat talepleri ile idare karşısında sahip olabileceği diğer hak ve taleplerinden vazgeçeceği niyeti olduğunu gösterir bir unsur bulunmadığını, ayrıca başvuranın AİHMye götürdüğü şikayetlerini geri çekmesi yönünde bir anlaşmaya da yol açmadığını tespit etmektedir.Buna göre, AİHM, başvuranın, ihlal edildiği iddia edilen AİHSnin 6/1 maddesiyle Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin mağduru olduğunu hala iddia edebileceği kanısına varır.
Hükümetin hukuk yollarını tüketmeme itirazına ilişkin olarak, AİHM, Aka - Türkiye davasında benzer bir ön itirazı reddettiğini gözlemler. Mevcut davada başka türlü davranmak için neden görememektedir, bu nedenle Hükümetin itirazını reddeder.
AİHSnin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Hükümet, başvurana, ulusal mahkemelerin hükmettiği ek tazminat meblağının esasının ödendiğini ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin, tüm koşullarda, bir mülkün piyasa değeri karşılığında tazminat hakkının teminatını vermediğini ileri sürmüştür.
Başvuran iddialarını sürdürmüş, Hükümetin savunmasına itiraz etmiştir.
AİHM, dava dosyasındaki belgelerden, makamlar tarafından başvurana ödenmesi gereken ve Savunmacı Devletin de 8 Temmuz 2000 tarihli yazısıyla kabul ettiği meblağın henüz tamamının ödenmediğini gözlemler. Bu nedenle Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin 22 ve 25 Aralık 2000 tarihli kararları kısmen uygulanamamıştır.
Bu koşullarda, AİHM, başvuranın şikayetlerinde belirgin bir biçimde belirtmemesine karşın, mevcut başvuruda yatan asıl mesele ile başvuranın iddialara göre maddi kayba uğramasının nedeninin, AİHSnin 6/1 maddesi ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesiyle Devletin sorumluluğunu ilişkilendiren ulusal mahkeme kararlarının uygulanmaması olduğu kanısındadır.
AİHM, daha önce pek çok kez benzer davaları incelediğini ve uygulanmayan mahkeme kararlarıyla ilgili olarak AİHSnin 6/1 maddesiyle Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını kaydeder (örneğin bkz. Burdov - Rusya, 59498/00; Çoban ve Diğerleri - Türkiye, 2620/05; Akıncı - Türkiye, 12146/02; Kaçar ve Diğerleri - Türkiye, 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04).
AİHM, özellikle, Yüksek Sözleşmeci Taraflardan birinin iç hukuk sisteminde, nihai, bağlayıcı bir mahkeme kararının taraflardan birinin hilafına yerine getirilmemesine göz yumulmasının, AİHSnin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan hakkı anlamsız hale getireceğini kaydeder (bkz. Hornsby - Yunanistan). AİHM ayrıca, ulusal mahkemelerin kararına uymamakla, ulusal makamların, başvuranı, hakkı olduğu paranın tamamını almaktan alıkoyduğunu kaydeder. Hükümet bu müdahale için herhangi bir açıklama öne sürmemiştir.
AİHM, yukarıdakiler ışığında, AİHSnin 6/1 maddesiyle Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varır.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran maddi tazminat olarak 5000 EUR, manevi tazminat olarak ise 20.000 EUR talep etmiştir.
Hükümet başvuranın taleplerine itiraz etmiştir.
AİHM, nihai hakim kararının uygulanmaması nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesiyle Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini kaydeder. AİHM, içtihadı ışığında, Hükümetin mahkemece belirlenen meblağın ödenmemiş kısmını ödemesinin başvuranın maddi tazminat talebini karşılayacağı sonucuna varır (diğerlerinin yanı sıra bkz. Basouko - Yunanistan, 3028/03; Ahmet Kılıç - Türkiye, 38473/02; Akıncı; Kaçar ve Diğerleri). Bu nedenle, AİHM, Savunmacı Devletin Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin 22 ve 25 Aralık 2000 tarihli kararlarının idare tarafından tamamıyla yerine getirilmesini sağlaması gerektiğine karar verir.
Öte yandan AİHM, başvuranın, yalnız ihlalin tespit edilmesiyle yeterince telafi edilemeyecek bir manevi zarara uğramış olabileceğini kabul eder. Sonuç olarak AİHM, davanın koşullarını göz önünde bulundurarak, hakkaniyete uygun surette başvurana 800 EUR manevi tazminat ödenmesine karar verir.
B. Yargılama gideri
Başvuran yargılama gideri talep etmemiştir. Buna göre bu başlık altında tazminata hükmedilmez.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Kararın uygulanmamasından ötürü AİHSnin 6/1 maddesi ile Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ile birlikte Savunmacı Hükümet tarafından başvurana; ulusal mahkeme kararlarından doğan borcun başvurana ödenmemiş kısmının ve ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Savunmacı Hükümetin ulusal para birimine çevrilmek üzere 800 EUR (sekiz yüz Euro) manevi tazminatın ödenmesine;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranın adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 8 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy