(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (818 S. K. m. 105) (AKKUŞ - TÜRKİYE DAVASI) (M. KAPLAN - TÜRKİYE DAVASI) (AHMET KILIÇ - TÜRKİYE DAVASI) (AKINCI - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No. 26828/03)
STRAZBURG
21 Nisan 2009
USUL
T.C. vatandaşları Fatma Kurt ve Zeynep Fırat (başvuranlar) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 28 Nisan 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 26828/03 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir.
Başvuranlar, Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuranlar sırasıyla 1921 ve 1926 doğumludurlar ve Gaziantepte ikamet etmektedirler.
1999 tarihinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Birecik barajını kurmak amacıyla Gaziantep İli Nizip İlçesi Aşağıçardak Köyünde başvuranlara ait olan bir arsayı (746 sayılı arsa) kamulaştırmıştır.
9 Şubat 1999 tarihinde, başvuranlar Nizip Hukuk Mahkemesinde ek tazminat talebiyle dava açmışlardır.
30 Aralık 1999 tarihinde, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranlara, 15.748.251.500 Türk Lirası ek tazminat ve 28 Şubat 1999 tarihinden itibaren işlemek üzere yasal oranda faiz ödenmesine karar vermiştir.
26 Haziran 2000 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
3 Aralık 2002 ve 23 Mayıs 2007 tarihlerinde, idare, başvuranlara ek tazminat olarak faizle birlikte sırasıyla 47.876.259.385 ve 24.628,81 Yeni Türk Lirası (YTL) ödemiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN VE EK 1 NO.LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, taşınmazlarının kamulaştırılmasını müteakip ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin ve düşük faiz oranlarının maddi kayba uğramalarına neden olduğu konusunda şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar, bu şikayetlerini AİHSnin 6/1 maddesine ve Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesine dayandırmışlardır.
Hükümet, başvuranların, Borçlar Kanununun 105. maddesi uyarınca olan hukuk yolunu kullanmayarak iç hukuk yollarını tüketmediklerini belirtmiştir. Hükümet, başvuranların, 28 Nisan 2003 tarihinde başvuruda bulunduklarını, öte yandan Yargıtayın kararını 26 Haziran 2000 tarihinde verdiğini ve böylece altı ay kuralına uymadıklarını eklemiştir.
AİHM, Akkuş - Türkiye kararında (9 Temmuz 1997) benzer ön itirazları reddetmiş olduğunu gözlemlemiştir. Söz konusu davada aksi yönde bir karar vermek için bir gerekçe görmemiş ve dolayısıyla Hükümetin itirazlarını reddetmiştir.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, davanın esasına ilişkin olarak, geçmişte benzer davalar incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesinin ve Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlalini tespit etmiş olduğunu kaydetmiştir (bkz., örneğin, Burdov - Rusya, no. 59498/00; Kaçar ve Diğerleri - Türkiye, no. 38323/04, no. 38379/04, 38389/04, no. 38403/04, no. 38423/04, no. 38510/04, 38513/04 ve no. 38522/04, 22 Temmuz 2008). AİHM geçmiş davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir hususun mevcut olmadığı görüşündedir. AİHM, yetkililerin ilk ödemeyi Yargıtayın kararından iki yıl beş ay sonra gerçekleştirdiklerini ve ikinci ödemenin söz konusu karardan yaklaşık yedi yıl sonra yapıldığını kaydetmiştir. Sonuç olarak, AİHM, yerel mahkemeler tarafından hükmedilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin kamulaştırma makamına ait olduğunu ve mal sahiplerinin kamulaştırılmış arsaya ek olarak kayba uğramalarına neden olduğunu değerlendirmiştir. Bu gecikme ve bir bütün olarak yargılamanın uzunluğu sonucunda AİHM, başvuranların, kamu yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında temin edilmesi gereken adil dengeyi bozan, alışılmışın dışında ve haddinden fazla bir külfete katlanmak zorunda kaldıklarını tespit etmiştir (bkz., M. Kaplan - Türkiye, no. 29016/04, 9 Aralık 2008).
AİHM, yukarıda belirtilenler ışığında AİHSnin 6/1 maddesinin ve Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği kararını vermiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Başvuranlar, 17.000 Euro maddi tazminat ve 50.000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Hükümet, talep edilen miktarlara itiraz etmiştir.
AİHM, başvuranların Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca olan şikayetlerine ilişkin olarak, yukarıda belirtilen Akkuş kararındaki hesaplama yöntemini kullanarak ve söz konusu zamandaki ilgili ekonomik verileri göz önünde bulundurarak, yapılan iki ödemeden sonra başvuranların kayıplarını 1.100 Euro olarak hesaplamıştır. AİHM, içtihadı ışığında, Hükümet tarafından başvuranlara ortaklaşa olarak hesaplanan kayıp miktarının ödenmesinin başvuranların maddi tazminat taleplerini karşılayacağını değerlendirmiştir (bkz., diğer kararların yanı sıra, Basoukou - Yunanistan, no. 3028/03, 21 Nisan 2005; Ahmet Kılıç - Türkiye, no. 38473/02, 25 Temmuz 2006; Akıncı - Türkiye, no. 12146/02, 8 Nisan 2008; yukarıda anılan Kaçar ve Diğerleri).
AİHM, başvuranların, sadece ihlal tespitiyle telafi edilemeyecek ölçüde manevi zarar görmüş oldukları kanısındadır. Dolayısıyla, AİHM, dava olaylarını göz önünde bulundurarak ve hakkaniyet temelinde değerlendirme yaparak, başvuranların her birine 3.000 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Başvuranlar, ayrıca, AİHM önünde yapılan yargılama masraf ve giderlerine karşılık 6.700 Euro talep etmişlerdir.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
AİHM, başvuranların dayanak göstermemeleri nedeniyle bu başlık altında tazminat ödenmemesine karar vermiştir.
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. İç hukukta verilen kararın geç uygulanması nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin ve Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından aşağıdaki tazminat miktarlarının ödenmesine;
(i) maddi tazminat olarak başvuranlara ortaklaşa olarak 1.100 Euro (bin yüz Euro) ile birlikte bu miktara tabi olabilecek her türlü vergi;
(ii) manevi tazminat olarak başvuranların her birine 3.000 Euro (üç bin Euro) ile birlikte bu miktara tabi olabilecek her türlü vergi;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 21 Nisan 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy