(AİHS m. 6, 29, 37)
Başvuru No:28239/03
6 Mayıs 2008
(Dostane Çözüm)
OLAYLAR
Başvuran Hurşit Yıldız 1959 doğumlu Türk vatandaşı olup Antalyada ikamet etmektedir. Başvuran İzmir Barosu avukatlarından M. İşeri tarafından temsil edilmektedir.
2 Ağustos 1994 tarihinde yakalanan başvuran 3 Ağustos 1994 tarihinde hakimlikçe tutuklanmıştır.
3 Ağustos 1994 tarihli tıbbi raporda başvuranın vücudunda ekimozlara rastlandığı belirtilmiştir. Doktor başvurana iki gün iş göremezlik raporu vermiştir.
Başvuran 1 Mart 1995 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.
Devlet Güvenlik Mahkemesi 31 Ekim 1995 tarihinde başvuranın beraatına hükmetmiştir. Bu hüküm 7 Kasım 1995 tarihinde kesinleşmiştir.
Başvuran 24 Eylül 1996 tarihinde 466 sayılı kanun temelinde tutukluluk gerekçesiyle Antalya Ağır Ceza Mahkemesi önünde bir tazminat davası açmıştır.
Ağır Ceza Mahkemesi 1 Şubat 2000 tarihinde, başvuranın davayı hakkında beraat kararı verilmesini takip eden üç ay içinde açmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir.
Yargıtay Başsavcısı, üç aylık sürenin kararın başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren başlaması gerektiği ve ağır ceza mahkemesinin bu hususu kontrol etmediği gerekçesiyle 1 Şubat 2000 tarihli kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
18 Ocak 2001 tarihinde Yargıtay, başsavcı tarafından dile getirilen gerekçe temelinde kararı bozmuş ve ilk derece mahkemesinden bu konuyu teyit etmesini istemiştir.
Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 14 Şubat 2001 tarihli talebine cevaben İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi 20 Mart 2001 tarihinde beraat kararının başvurana tebliğ edilmediğini bildirmiştir.
Antalya Ağır Ceza Mahkemesi, beraat kararının henüz kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle başvuranın talebini reddetmiş ve söz konusu karar başvurana tebliğ edildikten sonra yeniden dava açabileceğini belirtmiştir.
Başvuran 19 Eylül 2005 tarihinde 10 Mayıs 2001 tarihli kararın kendisine yasaya uygun olarak tebliğ edilmediği ve karar hakkında 15 Eylül 2005 tarihinde bilgi sahibi olduğu gerekçesiyle temyize gitmiştir.
Dava halen Yargıtay önünde devam etmektedir.
ŞİKAYET
AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunan başvuran Antalya Ağır Ceza Mahkemesi önünde yapılan yargılamanın süresinden şikayetçi olmaktadır.
HUKUK
AİHM, 3 Ağustos 2007 tarihinde Hükümet temsilcisinden izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, karşılıksız olarak Hurşit Yıldıza 2.500 Euro (iki bin beş yüz Euro) tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini beyan ederim. Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L. ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.
17 Mart 2008 tarihinde AİHM, başvuran tarafça imzalanan aşağıdaki beyanı almıştır:
Başvuranın temsilcisi sıfatıyla, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, karşılıksız olarak Hurşit Yıldıza 2.500 Euro (iki bin beş yüz Euro) tutarında bir ödeme yapmaya hazır olduğunu not ederim.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L. ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Müvekkilim Hurşit Yıldız bu teklifi kabul eder ve söz konusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçer. Müvekkilim davanın nihai olarak çözüme ulaştığını bildirmektedir.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. AİHM, bu çözümün, Sözleşme ve eki protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, ayrıca, başvurunun incelenmesine devam edilmesini haklı kılacak kamusal nitelikte hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHSnin 37/1 maddesi in fine). Bununla birlikte AİHM, mevcut davanın özel koşullarında, savunmacı devletin adaletin iyi idaresinin gereklerini göz önünde bulundurarak iç hukuktaki yargılamanın mümkün olan en kısa süre içerisinde sonlandırılması için gerekli tüm tedbirleri almasının lazım geldiğini değerlendirmektedir. Sonuç olarak, AİHSnin 29. maddesinin 3. paragrafının uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM, oybirliğiyle,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy