(AİHS m. 5, 6, 14, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (CALVELLİ VE CİGLİO - İTALYA DAVASI) (HÜSEYİN SARI - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 35528/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
28 Nisan 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup, şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
T.C. vatandaşları Kemal Arıcı, Bilal Karaköse, Ahmet Konur, Ahmet Gök, Hacı Kütük, İbrahim Özel, Şevket Cingöz, Niyazi Karaağaç, Adem Okuducu, Yaşar Kul, Amir Kansu, İsmet Şimşek, Yücel Ağca, Kazım Gülbahar, Battal Sarı ve Atilla Altıkardeş (başvuranlar) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 28 Ağustos 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 35528/03 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir.
Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Adana barosu avukatlarından F. Adamhasan ve Ş. Adamhasan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuranlar sırasıyla 1959, 1957, 1961, 1978, 1955, 1970, 1968, 1966, 1974, 1963, 1975, 1953, 1966, 1971, 1972 ve 1966 doğumlu olup Adanada ikamet etmektedir.
Adana Sofulu Belediyesinde ücretli olarak çalışan başvuranlar 28 Eylül 2001 tarihinde işten çıkarılmıştır.
Başvuranlar yasa ile öngörüldüğü şekliyle belediyeyi iş sonu tazminatı ödemeye mahkum etmek amacıyla Adana İş Mahkemesinde dava açmıştır.
Bilirkişi raporlarının değerlendiren mahkeme başvuranları kısmi olarak haklı bulmuştur.
Her başvuranın dahil olduğu yargı sürecine ilişkin ayrıtılar aşağıda tabloda yer almaktadır:
Başvuranların Adana İş Mahkemesine Karar tarihleri Toplam tazminat
adları başvuru tarihi miktarı (değişen yasal
faiz oranları ile birlikte
(TL) olarak)
Kemal Arıcı 30.10.2001 23.10.2002 20.482.063.653 TL
(12.657 Euro)
Bilal Karaköse 30.10.2001 21.10.2002 25.884.936.131 TL
(16.048 Euro)
Ahmet Konur 03.10.2001 23.10.2002 20.355.946.750 TL
(12.579 Euro)
Ahmet Gök 30.10.2001 21.10.2002 6.224.888.915 TL (3.859
Euro)
Hacı Kütük 30.10.2001 21.10.2002 15.900.068.816 TL (9.858
Euro)
İbrahim Özel 30.10.2001 23.10.2002 20.219.192.903 TL
(12.495 Euro)
Şevket Cingöz 30.10.2001 23.10.2002 19.452.877.943 TL
(12.021 Euro)
Niyazi Karaağaç 30.10.2001 23.10.2002 19.395.734.953 TL
(11.986 Euro)
Adem Okuducu 06.02.2002 06.06.2003 20.09.2004 13.825.993.285 TL
(Yargıtay) (8.211 Euro)
Yaşar Kul 30.10.2001 21.10.2002 8.008.485.666 TL (4.965
Euro)
Amir Kansu 30.10.2001 23.10.2002 8.649.184.456 TL (5.345
Euro)
İsmet Şimşek 30.10.2001 04.02.2003 21.10.2002 01.05.2003 488.370.000 TL (302
Euro)
16.385.601.449 TL
(9.469 Euro)
Yücel Ağca 30.10.2001 23.10.2002 19.346.834.953 TL
(11.955 Euro)
Kazım Gülbahar 30.10.2001 24.05.2002 25.720.586.051 TL
(16.481 Euro)
Battal Sarı 30.10.2001 21.02.2003 24.10.2003 30.06.2003 504.380.000 TL (283
Euro)
17.739.874.743 TL
(11.022 Euro)
Atilla Altıkardeş 30.10.2001 21.10.2002 18.046.029.788 TL
(11.188 Euro)
A. Okuducu hariç, diğerleri açısından ilk derece mahkemesinin kararları nihai hale gelmiştir. Yalnızca A. Okuducu temyize başvurmuş ve Yargıtayın kararı iç hukuktaki nihai kararı oluşturmuştur (tarihler konusunda yukarıdaki tabloya bakınız).
Kararlar nihai ve icra edilebilir olmasına rağmen belediye tarafından başvuranlara herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Başvuranlar tarafından başlatılan icra süreci sonuçsuz kalmıştır.
Başvuranlar 9 Nisan 2003 tarihinde Yüreğir Kaymakamlığına giderek Sofulu Belediyesi görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardır.
Sofulu Belediyesi ile varılan mutabakat uyarınca 27 Temmuz, 15 Ağustos, 21 Ekim ve 16 Aralık 2004, 1 Şubat, 31 Mart, 5 Nisan, 4 Mayıs ve 12 Mayıs 2005, 1 ve 16 Şubat 2006 ve 28 Haziran 2007 tarihlerinde başvuranlar Gök, Karaağaç, Arıcı, Özel, Karaköse, Kütük, Altıkardeş, Konur, Okuducu, Şimşek, Sarı ve Kul, Sofulu Belediyesinin her biri için belirlenmiş olan tazminat miktarlarını tespit edilen süre içinde ödemeleri karşılığında alacaklarının bir kısmından ve olabilecek diğer taleplerden vazgeçmişlerdir.
On iki başvuranın Ağustos 2007de imzaladıkları belgelere göre başvuranlara bu meblağlar ödenmiş ve ihtilaf sona ermiştir.
Sulhname imzalamayan dört başvuran Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca için Adana İş Mahkemesi tarafından alınan kararlar ulusal yetkililer tarafından şu ana kadar ifa edilmemiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar Adana İş Mahkemesinin kendi lehlerinde vermiş olduğu kararların ifa edilmediğinden şikayetçi olmakta, AİHSnin 5., 6., ve 14. maddesine atıfta bulunmaktadırlar. Başvuranlar tarafından yapıldığı şekliyle AİHM bu şikayeti AİHSnin 6. maddesi çerçevesinde irdeleyecektir.
A. Başvuranlar Gök, Karaağaç, Arıcı, Özel, Karaköse, Kütük, Altıkardeş, Konur, Okuducu, Şimşek, Sarı ve Kul hakkında
Kabuledilebilirliğe dair
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmakta, yukarıda adları yer alan başvuranların idare ile dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını ve protokol imzaladıklarını ifade etmektedir. Hükümet AİHMyi taraflar arasında yapılan bu anlaşmaları dikkate almaya ve mağdur sıfatının bulunmaması nedeniyle başvuruları kabuledilemez ilan etmeye davet etmektedir.
Başvuranlar şikayetlerini yinelemekte ve sözkonusu kararların ifa edilmemesinden dolayı maddi olduğu kadar manevi açıdan da zarara uğradıklarını öne sürmektedir.
AİHM, Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi uyarınca yapılan maddi tazminat taleplerini incelediği benzer başvurularda başvuranların imzaladığı gibi protokollerin olması durumunda mağdur statülerinin bulunmadığını tespit ettiğini hatırlatır.
AİHMye göre, bu başvuruda olduğu gibi imzalanan protokoller başvuranların ihtilafa son verme arzularının bir göstergesidir. Başvuranların alacaklı oldukları meblağı ve ödeme şeklini kabul etmeleri Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi çerçevesinde öne sürmüş oldukları taleplerini büyük ölçüde karşılamıştır (Bkz. Guerrera ve Fusco- İtalya no: 40601/98, 3 Nisan 2003; Folcheri-İtalya no: 61839/00, 3 Haziran 2004; Ortiz Ortiz vd.-İspanya no: 50146/99, 15 Mart 2001; Calvelli ve Ciglio-İtalya no: 32967/96, Yıldırım ve Durman-Türkiye no: 49507/99, 3 Mayıs 2005; Hüseyin Sarı-Türkiye no: 14798/03, 29 Eylül 2005; Kırten ve Üveyik-Türkiye no: 9016/03, 13 Mart 2007; Mustafa Tokatlı vd-Türkiye no: 9588/03, 28 Haziran 2007).
AİHM mevcut başvuruda başvurunun yalnızca yargı kararlarının ifa edilmemesine ilişkin olduğunu ve sadece AİHSnin 6/1 maddesini ilgilendirdiğini not eder. Bununla birlikte AİHMnin benzer durumlarda daha önce dile getirdiği üzere, belediye ve başvuranlar arasında varılan uzlaşma sadece maddi tazminata değin şikayetleri sonlandırmamakta, aynı zamanda manevi tazminatla ilgili her türlü talepten vazgeçildiği anlamına da gelmektedir.
Yapılan anlaşma dikkate alındığında, başvuranlar lehlerine alınan yargı kararlarının ifasının gecikmesi sonucu manevi zarara uğradıklarını ve mağdur olduklarını ileri süremezler (Bkz. Gürleşen vd.-Türkiye kararı, no: 15573/03, 29 Nisan 2008). Bu durumda sözleşmeye imza atan on iki başvuran tarafından yapılan şikayetin dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmesi gerekir.
B. Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca hakkında
1. Kabuledilebilirliğe dair
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir niteliktedir.
2. Esas hakkında
Hükümet bahse konu başvuranlarla ilgili olarak Sofulu Belediyesinin dostane çözüm yoluyla uzlaşma sağlanması çabalarının halen devam ettiği bilgisini vermektedir. 27 Ağustos 2007 tarihli müfettiş raporuna göre dört başvuran belediyenin mali gücünün çok üzerinde miktarlar talep etmişlerdir.
AİHM daha önce benzer bu başvuruya benzer başvurular incelediğini ve bunların sözü edilen hükümlerin ihlali ile sonuçlandığı hususunu yineler (Bkz. örneğin Burdov-Rusya kararı, no: 59498/00 ve Ramachov-Ukrayna no: 67534/01, 27 Temmuz 2004).
AİHM, özellikle devletin bir kurumunun yargı kararıyla kesinleşmiş borcunu ödememek için kaynak yetersizliği bahanesini öne süremeyeceğini ve bu yargı kararının ifasındaki hatırı sayılır gecikmenin AİHS ile Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi hükümleri ile güvence altına alınan hakların ihlali anlamına geldiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Burdov kararı).
AİHM başvuranlar lehine alınan yargı kararlarının altı yıldan fazla bir süreden bu yana ifa edilemediğini hatırlatmaktadır. Böylelikle bu başvuruya konu davada kesinleşmiş yargı kararına uygun olarak uzun yıllar boyunca gerekli önlemleri almaktan kaçınan yetkililer, AİHSnin 6/1 maddesinin faydasını kısmen ortadan kaldırmışlardır. AİHM ayrıca daha önce incelediği benzer davalarda vardığından farklı bir neticeye ulaşılmasını sağlayacak herhangi bir delilin veya argümanın yer almadığını hatırlatır.
AİHM, AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varır (Bkz. diğerleri arasında Çoban vd. kararı, 24 Ocak 2008)
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağcanın her biri 50.000 Euro maddi tazminat ve 50.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Başvuranlar özellikle işten çıkarıldıklarından bu yana gelir kaybına uğradıklarını ve psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürmektedir. Başvuranlar bu taleplerini kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmamıştır.
Hükümet bu talepleri aşırı ve ispat edilmemiş olarak nitelendirmektedir.
AİHM tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat talebi arasında herhangi bir illiyet bağı kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir.
AİHM bu başvuruda başvuranlar lehine kesinleşmiş nihai yargı kararlarının ifa edilmemesi nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini hatırlatır. AİHM sonuç olarak Savunmacı Devletin idarenin yargı kararlarının ifasını sağlaması adına gerekli önlemleri alması gerektiği kanısındadır.
AİHM manevi tazminat ile ilgili olarak hakkaniyete uygun olarak başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağcanın her birine 3.000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun görmektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar herhangi bir rakam belirtmeksizin ve bu taleplerini ispat edici belge sunmaksızın yargılama masraf ve giderlerinin karşılanmasını talep etmektedir. AİHM başvuranlara bu başlık altında bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağcanın şikayetlerinin kabuledilebilir, diğer başvuranların şikayetlerinin kabuledilemez olduğuna;
2. Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca açısından AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından Adana İş Mahkemesinin almış olduğu ve bu dava konusunu teşkil eden nihai yargı kararlarının ifasını sağlayacak gerekli önlemlerin alınmasının sağlanmasına;
b) Savunmacı Hükümet tarafından aynı üç aylık dönemde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL. ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağcanın her birine manevi tazminat olarak 3.000 (üç bin) Euro ödenmesine;
c) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 28 Nisan 2009 tarihinde yazıyla bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy