(AİHS m. 6, 34, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (TURGUT VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 36192/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
20 Mayıs 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (36192/03) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Mahmut Şatırın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 13 Ekim 2003 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
10 Mart 2009 tarihli bir kararla (esas kararı) AİHM, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine ve AİHSnin 6/1 maddesi kapsamında yapılan şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir (Şatır-Türkiye, başvuru no: 36192/03, 10 Mart 2009).
AİHSnin 41. maddesine dayanarak başvuran, maruz kaldığına kanaat getirdiği zararlar için birtakım miktarlar belirtmiştir.
AİHM, AİHSnin 41. maddesinin uygulanması hususunun saklı tutulmasına ve Hükümet ve başvuranın, AİHSnin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde bu mesele hakkındaki görüşlerini yazıyla kendisine bildirmeye ve bilhassa aralarında varacakları her türlü uzlaşmadan kendisini haberdar etmeye davet edilmesine karar vermiştir.
Başvuran ve Hükümet görüşlerini sunmuşlardır. Dostane çözümle sonuçlanacak hiçbir uzlaşmaya varılamamıştır.
HUKUK
A. Tazminat
Başvuran, 300.000 Euro tutarında maddi zarara maruz kaldığını iddia etmektedir. Başvuran, 275.000 m2 lik taşınmazının İzmire 70 km uzaklıkta Seferihisar yakınlarında merkezi bir bölgede bulunduğunu ileri sürmektedir. Başvuran, taşınmazın önceden bir zeytinlik olduğunu ancak devlet görevlileri tarafından zeytinlikte bulunan ağaçların tamamının kesildiğini ileri sürmüştür. İddialarını desteklemek için başvuran hiçbir belge sunmamıştır.
Başvurana göre, taşınmazının yüzölçümünü 164.930 m2 olarak tespit eden bilirkişi raporunun hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Başvurana göre, taşınmazının gerçek yüzölçümü 275.000 m2dir.
Başvuran, miktar belirtmeden ve sözkonusu talebini desteklemeden, taşınmazının kullanımından yoksun bırakıldığı on beş yıl için zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.
Başvuran sözkonusu talebine alternatif olarak aynı yüzölçümünde ve Seferihisarda aynı nitelikte bir taşınmaz talep etmiştir.
Hükümet, AİHMye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, esas kararında, AİHMnin mülkiyetten yoksun bırakma nedeniyle değil, tazminat ödenmemesinin başvuran aleyhine adil dengeyi bozması nedeniyle 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunduğunu savunmaktadır. Hükümet, 2007 yılından beri iç hukuk yollarının mevcut olduğunu ve başvuranın tazminat talep etmek için ulusal mahkemelere başvuruda bulunmuş olması gerektiğini belirtmektedir.
Ayrıca Hükümet, başvuranın taleplerinin mesnetten yoksun olduğu ve adil tatminin haksız zenginleşme kaynağı sağlamaması gerektiğini savunmaktadır.
Nitekim Hükümet, sözkonusu taşınmazın alış fiyatına AİHMnin dikkat çekmektedir. Hükümet, tapu kaydındaki rakamlara göre, 19 Ocak 1988 tarihinde, taşınmazın 600.000 eski Türk Lirasına (yaklaşık 3.324 Amerikan Dolarına) alındığını belirtmektedir. Tüketim fiyatları temelinde belirlenen göstergelere göre, satış fiyatı 27. 504,34 TLye (2010 yılının Ocak ayında 13.100 Euroya) tekabül edecekti.
Son olarak Hükümet, başvuranın söylemlerinde çelişkiler bulunduğunu belirtmektedir. Hükümete göre, başvuran, ilk zamanlarda, bir yangın meydana geldiğinden, ihtilaflı taşınmazın ormanlık alana girmediğini ileri sürerken, AİHMye gönderilen 12 Haziran 2009 tarihli mektubunda, sözkonusu taşınmazı, ağaçları devlet görevlileri tarafından kesinlen bir zeytinlik olarak belirtmiştir.
Konuya ilişkin genel ilkeler açısından AİHM, yerleşik içtihadına atıfta bulunmaktadır (Turgut ve diğerleri - Türkiye, (adil tatmin), başvuru no: 1411/03, 13 Ekim 2009 ve işbu kararda aktarılan içtihat).
İhtilaflı taşınmazın yüzölçümü ile ilgili olarak, AİHM, esas kararında, Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 22 Temmuz 1952 yılında zamanaşımı ile iktisap yoluyla edinilen maliklik sıfatını tanıdığında, yüzölçümünün 275.700 m2 olarak belirttiğini tespit etmektedir. İşbu kararın aslında iç hukuktaki yargılama boyunca bilirkişi sözkonusu yüzölçümünü 164.930 m2 olarak tespit etmiş olsa da mahkemeler, taşınmazın tamamı için başvuranın tapusunun iptal edilmesine karar verdiklerinden dolayı sözkonusu sorun hakkında bir karar bildirmemişlerdir. Sonuç olarak AİHM, 1952 tarihli kararda belirtilen yüzölçümünü yani 275.700 m2 yi dikkate alacaktır.
Taşınmazın değerini belirlemek için başvuranın uygun belgeleri dosyaya eklemesi gerektiği, AİHMnin sahip olduğu unsurlar, taşınmazın niteliği ve yeri göz önüne alındığında, hakkaniyete uygun olarak, AİHM, başvurana, her türlü vergiden muaf tutularak, 110.000 Euro maddi tazminat ödenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
B. Yargılama masraf ve gideri
Başvuran, yargılama masraf ve giderine ilişkin hiçbir talepte bulunmamaktadır.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana, her türlü vergiden muaf tutularak, 110.000 Euro (yüz on bin Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
2. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy