(AİHS m. 6, 13, 34, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (818 S. K. m. 105) (AKA - TÜRKİYE DAVASI) (TİRYAKİOĞLU - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 3816/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
31 Mart 2009
İşbu karar Sözleşmenin 44 / 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
USUL
T.C. vatandaşı Memet Siret Atalayın (başvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 11 Aralık 2002 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 3816/03 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Kocaeli barosu avukatlarından C. Tınarlıoğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuran 1934 doğumlu olup Ankarada ikamet etmektedir.
Dilovası Belediyesi (İdare) 27 Ekim 1999 tarihinde başvurana ait araziyi kamulaştırmıştır.
İdare tarafından verilen bedeli yetersiz bulan başvuran ek kamulaştırma tazminatı talebiyle 14 Ocak 2000 tarihinde Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.
Mahkeme 13 Temmuz 2000 tarihli bir karar ile başvuranın bu talebini yerinde bulmuş ve taşınmazın idareye devrinden itibaren geçerli yasal faiziyle birlikte başvurana 15.083.500.000 TL. ek kamulaştırma tazminatı ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay 20 Şubat 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
Başvuran İdarenin borcunu ödemesi için icra takibi başlatmıştır.
İdare 9 Haziran 2008 tarihinde başvurana 65.513.500.000 TL. tazminat ödemiştir.
HUKUK
I. EK 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin yapıldığından şikayetçi olmakta, AİHSye Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesine göndermede bulunmaktadır.
Hükümet AİHSnin 35/1 maddesine atıfta bulunarak iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Bu bağlamda başvuranın Borçlar Kanununun 105. maddesinde öngörülen başvuru yolunu kullanması gerekirdi. Hükümet ayrıca başvuranın Yargıtayın 20 Şubat 2001 tarihli kararından itibaren altı ay içinde AİHMye başvurmadığını belirtmektedir.
AİHM daha önce de Borçlar Kanununun 105. maddesinde öngörülen başvuru yolunun etkisiz olduğu sonucuna vardığını hatırlatır (Aka-Türkiye kararı, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu yönde yapılan itiraz reddedilmektedir. AİHM altı ay kuralının gözetilmediği hususunda ise Tiryakioğlu-Türkiye (no: 45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında yer alan gerekçelere dayalı olarak bu itirazı reddetmektedir.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvuruların dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa gelince, AİHM daha önce de mevcut başvuruda dile getirilen şikayetleri ortaya koyan benzer birçok kararı incelediğini ve Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını kaydetmektedir (Bkz. Akkuş-Türkiye kararı, 9 Temmuz 1997 ve sözü edilen Aka kararı).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümetin davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıştır. Kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki İdareye yüklenebilen bu gecikme başvuranı mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Bu gecikme, AİHMyi, başvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Bu nedenle Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 6. VE 13. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran yargılama sürecinin uzunluğundan şikayetçi olmakta ve AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır. Başvuran ayrıca İdareyi borcu olan meblağı ödemeye zorlayacak AİHSnin 13. maddesi uyarınca etkili bir başvuru yolunun bulunmadığından yakınmaktadır.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca gerekçesi bulunman bu şikayetleri kabuledilebilir bulmaktadır.
Buna karşın Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesine ilişkin yapılan ihlal tespiti ışığında, AİHM mevcut başvuru ile ortaya konan temel hukuki sorunun irdelenmesine itibar etmektedir. Olayların bütünü ve tarafların argümanları ışığında AİHM, AİHSnin 6. maddesiyle bağlantılı olarak 13. maddenin esasına dayalı şikayetlerin ayrıca incelenmesini gerekli görmemektedir (Bkz. Andiçi-Türkiye kararı no: 27796/03, 4 Mart 2008).
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Başvuran maddi tazminat olarak 110.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.
AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen) benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ışığında, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek başvurana maddi tazminat olarak 3.500 Euro ödenmesini kararlaştırmaktadır.
Başvuran avukatlık ücreti ve AİHM önünde yapmış olduğu giderler için 3.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu meblağa karşı çıkmaktadır.
AİHMnin yerleşik içtihadına göre bir başvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AİHM bu başvuruda başvuranın avukatlık giderlerine ilişkin herhangi bir makbuzu sunmadığını tespit etmektedir. AİHM bu durumda başvurana avukatlık ücreti başlığı altında herhangi bir meblağ ödenmesini gerekli görmemektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6. ve 13. maddesi hakkındaki şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. a) AİHSnin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTLye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından başvurana maddi tazminat olarak 3.500 (üç bin beş yüz) Euro ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 31 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy