(AİHS m. 6, 13, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (818 S. K. m. 105) (AKA - TÜRKİYE DAVASI) (TİRYAKİOĞLU - TÜRKİYE DAVASI) (AKKUŞ - TÜRKİYE DAVASI) (ANDİÇİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No: 3820/03)
STRAZBURG
31 Mart 2009
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (3820/03) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Mehmet Tınarlıoğlunun (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 11 Aralık 2002 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuran, Kocaeli Barosu avukatlarından C. Tınarlıoğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran, 1940 doğumludur ve Kocaelinde ikamet etmektedir.
27 Ekim 1999 tarihinde, Dilovası Belediyesi (idare) başvurana ait bir arsayı kamulaştırmıştır.
5 Ocak 2000 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan başvuran, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinde (mahkeme) bedel artırım davası açmıştır.
13 Temmuz 2000 tarihli bir kararla, mahkeme başvuranı kısmen haklı bulmuş ve taşınmazın idareye devir tarihinden itibaren işleyecek gecikme faizi ile birlikte başvurana 14.845.559.000 TL ödenmesine hükmetmiştir.
19 Aralık 2000 tarihinde, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
Bilahare başvuranın talebi üzerine yetkili icra dairesi, iadeye ödeme emri göndermiştir.
28 Nisan 2008 tarihinde, idare başvurana, 63.656.200.000 TL ödemiştir.
HUKUK
I. 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, hukuki bir kararla ödenmesine hükmedilen ek kamulaştırma bedelinin idare tarafından gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle mülkiyete saygı hakkının ihlalinden şikayetçidir. Bu bağlamda başvuran, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlalinden şikayetçidir.
AİHSnin 35/1 maddesine atıfta bulunarak, Hükümet, öncelikle iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Bu bağlamda Hükümet, başvuranın, Borçlar Kanununun 105. maddesiyle sunulan başvuru yolunu kullanmış olması gerektiğini ifade etmektedir. Hükümet, ayrıca, başvuranın Yargıtay karar tarihi olan 19 Aralık 2000 tarihinden itibaren altı ay süresi içerisinde AİHMye başvuruda bulunmadığını belirtmektedir.
Başvuran, sözkonusu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, başvuranınki gibi bir şikayet durumunda teorik olarak varolan tek başvuru yolunun Borçlar Kanununun 105. maddesi ile öngörülen yol olduğunu kabul eder. Bununla birlikte, AİHMyi sözkonusu başvuru yolunun etkisiz nitelikte olduğu sonucuna ulaştıran gerekçelerden dolayı, bu başlık altında yapılan itirazın reddedilmesi gerekmektedir (Aka-Türkiye, 23 Eylül 1998).
Altı ay süresine riayet edilmemesine ilişkin olarak ise, Tiryakioğlu-Türkiye (başvuru no: 45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında ortaya konmuş olan aynı gerekçeler çerçevesinde sözkonusu itirazın reddedilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa ilişkin olarak ise, AİHM, mevcut davadakine benzer sorunların konu olduğu çok sayıda dava incelemiş ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (Bkz, Akkuş-Türkiye, 9 Temmuz 1997).
Dava koşullarını incelemesinin ardından AİHM, mevcut davada Hükümetin davayı farklı şeklide sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatindedir. AİHM, ulusal mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen kamulaştırma bedelinin ödemesindeki gecikmenin idareye isnat edilebileceğini tespit etmektedir. Kamulaştırma bedelinin gecikmeli olarak ödenmesi başvuranı mülkiyetin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğratmıştır. Bu gecikme, AİHMyi, başvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Bu itibarla 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 6. ve 13. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yargılama süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır ve AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır. Başvuran, ayrıca, iç hukukta AİHSnin 13. maddesi uyarınca idareyi borcunu ödemeye zorlayacak etkili bir başvuru yolunun bulunmaması nedeniyle de şikayetçidir. Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM, AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca hiçbir gerekçe gösterilmemesi nedeniyle sözkonusu iddiaları kabuledilebilir ilan etmektedir.
Buna karşın, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi uyarınca ulaştığı ihlal tespitini gözönüne alarak, AİHM, işbu başvuruda ortaya konan temel hukuki sorunu incelediği kanaatindedir. Dava unsurlarının ve tarafların iddialarının tamamını göz önüne alarak, AİHM, AİHSnin 13. maddesi ile birlikte AİHSnin 6. maddesi kapsamında yapılan şikayetlerin esas bakımından ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir (Andiçi-Türkiye, başvuru no: 27796/03, 4 Mart 2008).
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
AİHSnin 41. maddesi uyarınca, başvuran, 100.000 Euro maddi tazminat talep etmektedir.
Hükümet, sözkonusu miktara karşı çıkmaktadır.
Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM, başvurana, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uygulanan üç puanlık artış eklenerek belirlenen gecikme faizi ile birlikte 10.300 Euro maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Başvuran, avukatlık ücreti ve AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için 3.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, sözkonusu miktara itiraz etmektedir.
AİHM içtihadına göre, bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edebilir. Mevcut davada, AİHM, avukat tarafından yapılan çalışmanın dökümünü sunmadığından başvuranın iddialarını belgelendirmediğini tespit etmektedir. Dolayısıyla, AİHM, avukatlık ücreti olarak başvurana ödeme yapılmasına gerek olmadığı kanaatindedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6. ve 13. maddeleri kapsamında yapılan şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana her türlü vergiden muaf tutularak 10.300 Euro (on bin üç yüz Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 31 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy