(AİHS m. 6, 29, 47)
(Başvuru no: 469/03)
Kararın Özeti (Dostane Çözüm)
8 Ocak 2008
OLAYLAR
Mustafa Durak isimli başvuran 1943 doğumlu bir Türk vatandaşıdır ve İzmirde ikamet etmektedir. Başvuran, AİHM huzurunda İzmir Barosu avukatlarından Y. Durak tarafından temsil edilmektedir.
Taraflarca sunulduğu şekliyle dava olayları şöyle özetlenebilir.
6 Mayıs 1983 tarihinde, Vandaki Tapu Kadastro Komisyonu, bir tapulama tespiti yapmış ve Vanın Erciş ilçesinde bulunan iki arsanın diğer üç kişiyle birlikte başvuranın babasına ait olduğuna karar vermiştir.
Hazine ile Ş.Y. adında bir şahıs, Tapu Kadastro Komisyonunun kararına itiraz etmiştir.
27 Temmuz 1983 tarihinde, Tapu Kadastro Komisyonu bu itirazları reddetmiştir.
18 Ağustos 1983 tarihinde, Hazine ile Ş.Y., Erciş Kadastro Mahkemesine dava açmış ve 27 Temmuz 1983 tarihli kararın iptalini talep etmiştir.
Erciş Kadastro Mahkemesi, 29 Ağustos 1983 tarihinde, davanın esasına ilişkin ilk oturumunu düzenlemiştir.
29 Haziran 1987 tarihinde başvuranın babası vefat etmiştir. Başvuran, annesi ve kardeşleri adli takibata katılma talebinde bulunmuşlardır.
27 Ekim 1987 tarihinde, ilk derece mahkemesi bu talebi kabul etmiştir.
Başvuranın avukatı tarafından 27 Ekim 2003 tarihinde AİHMye sunulan bilgiye göre, takibat hala Erciş Kadastro Mahkemesi huzurunda beklemededir.
ŞİKAYETLER
Başvuran, Erciş Kadastro Mahkemesi huzurundaki adli takibatın makul süre içinde sonuçlanmadığı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 6. maddesine dayandırmıştır.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, Mustafa Duraka karşılıksız olarak 15.000 Euro (on beş bin Euro) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L. ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, başvuran ile avukatı tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, Mustafa Duraka karşılıksız olarak 15.000 Euro (on beş bin Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L. ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Bu öneriyi kabul ediyor ve söz konusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçiyorum. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildiririm.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHSnin 37/1 maddesi in fine). Sonuç olarak, AİHSnin 29 / 3. maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy