(AİHS m. 34, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (KANİOĞLU VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no:11912/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
20 Mayıs 2008
İşbu karar AİHSnin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (11912/04) nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı Ali Sakaryanın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 14 Şubat 2004 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Balıkesir Barosu avukatlarından F. İnal ve T. İnal tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran, 1950 doğumludur ve İzmirde ikamet etmektedir.
5 Ocak 2000 tarihinde başvuran aracı ile durduğu sırada Balıkesir polisine ait bir polis otosu başvuranın aracına çarpmıştır.
Başvuran tarafından açılan tazminat davasına ilişkin olarak, 17 Ekim 2001 tarihli bir karar ile Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi, 5 Ocak 2000 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak gecikme faizi ile birlikte Devleti başvurana 823.300.000 TL maddi tazminat ödemeye mahkum etmiştir.
14 Ocak 2003 tarihli bir karar ile Yargıtay söz konusu kararı onamıştır.
25 Nisan 2003 tarihli bir kararla, Yargıtay, Savcılık tarafından yapılan karar düzeltme başvurusunu reddetmiştir.
Ardından başvuran, 17 Ekim 2001de icra takibi başlatmıştır.
11 Kasım 2003 tarihinde, İcra Dairesi, İçişleri Bakanlığının ödemeyi yapmasını istemiştir.
10 Aralık 2003 tarihinde, İçişleri Bakanlığı, başvurana, toplam miktarı 3.198.472.800 TL olan borçtan 2.884.000.000 TL tutarında ödeme yapmıştır. Devletin halen, başvurana bakiye kalan 314.472.800 TL borcu bulunmaktaydı.
I. 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ HAKKINDA
Başvuran, 17 Ekim 2001 tarihli bir kararla ödenmesine hükmedilen tazminatın ödenmemesinden şikayetçidir. Başvuran, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesini ileri sürmektedir.
Hükümet, bu iddiaya karşı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Hükümet, başvuranın iddialarına karşı çıkmaktadır. Hükümete göre, başvuran, 22 Aralık 2003 tarihinde, iç hukuk kararı ile kendisine ödenmesine hükmedilen tazminatın tamamını almıştır. Bu bağlamda, Hükümet, başvuranın avukatının tazminatın ödendiğine dair bir belge imzaladığını belirtmektedir.
Başvuran, iddialarını yinelemektedir.
AİHM, içtihadından doğan ilke uyarınca, istenilebilir olduğu yeterince ortaya konulduğunda, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi anlamında bir alacağın mülk olarak nitelendirilebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz. Yunan Rafinerileri Stran ve Stratis Andreadis-Yunanistan, 9 Aralık 1994 tarihli karar; Bourdov-Rusya, başvuru no: 59498/00; Kanioğlu ve diğerleri). Mevcut davada böyle bir durum söz konusudur.
AİHM, özellikle bir devlet kurumunun, yargı kararına dayanan bir borcu ödememek için kaynak yokluğunu bahane edemeyeceğini ve kararın uygulanmasındaki ciddi gecikmelerin, AİHSnin ve 1 Nolu Ek Protokolünün hükümleri ile güvence altına alınmış haklara yönelik ihlal oluşturacağını hatırlatmaktadır (Burdov; Çoban ve diğerleri-Türkiye; başvuru no: 2620/05, 24 Ocak 2008).
AİHM, başvuranın sunduğu şikayete benzer bir şikayeti daha önce incelediğini ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaştığını hatırlatmaktadır. AİHM, Hükümetin, başvuranın tazminatın tamamını aldığına dair itirazını hiçbir belge ile desteklemediğini tespit etmektedir. Başvuran, İçişleri Bakanlığı aleyhinde cebri icra takibi başlatmış ancak ödemenin yalnızca bir kısmını elde edebilmiştir. AİHM, İçişleri Bakanlığını başvurana tazimat ödemeye mahkum eden Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesinin 17 Ekim 2001 tarihli kararının yalnızca kısmen yerine getirildiğini belirtmektedir. AİHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmak için ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını saptamaktadır.
Bu durumda 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, tazminat miktarının Savunmacı Devlet tarafından ödenmemiş kısmının ödenmesini yani kendisine 165 Euro tutarında ödeme yapılmasını talep etmiştir.
Hükümet, ihlal tespitinin yeterli olacağı kanaatindedir.
AİHM, başvuran tarafından talep edilen miktarın maddi tazminat olarak başvurana ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, AİHM, önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için hiçbir miktar belirtmemektedir.
Bu durumda, AİHM, yargılama masraf ve giderleri için başvurana ödeme yapılmasına gerek olmadığına kanaat getirmektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana 165 Euro (yüz altmış beş Euro) maddi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
Karar Vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy