(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (818 S. K. m. 105) (AKA - TÜRKİYE DAVASI) (TİRYAKİOĞLU - TÜRKİYE DAVASI) (KUZU - TÜRKİYE DAVASI) (AKINCI - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no:13721/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
20 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (13721/04) nolu davanın nedeni, sırasıyla, 1942, 1944, 1951, 1953, 1955, 1962, 1975, 1974, 1932, 1948, 1950, 1964, 1972 doğumlu olan ve Gaziantepte ikamet eden 13 T.C. vatandaşı, Vaide Yıldız, Ayşe Sever, Kadriye Yılmaz, Zeynep Çelik, Güzel Aslan, Dursun Aslan, Yıldız Aslan, ve Leman Yaşar ile İslim Fıstıkçı, Sabri Fıstıkçı, Şıhmüslüm Fıstıkçı, Mehmet Fıstıkçı ve Abdullah Fıstıkçının (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 6 Şubat 2004 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, Gaziantep Barosu avukatlarından M.Ş. Yıldız tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
1998 yılında, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı (İdare), başvuranlara ait taşınmazı tazminat ödeyerek kamulaştırmıştır.
28 Temmuz 1998 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan başvuranlar, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel artırım davası açmışlardır.
14 Aralık 2000 tarihli bir kararla, Mahkeme, başvuranları kısmen haklı bulmuş ve İdareyi 17 ve 28 Ağustos 1998 tarihlerinden itibaren işlemeye başlayacak gecikme faizi ile birlikte 27.716.296.960 TL (sözkonusu tarihte 46.297 Euro) ek kamulaştırma bedeli ödemeye mahkum etmiştir.
17 Eylül 2001 tarihli bir kararla, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
Bilahare, başvuranların talepleri üzerine, Gaziantep İcra Müdürlüğü, İdareye, ödeme emri tebliğ etmiştir.
11 Kasım 2003 tarihinde, İdare, Ayşe Severe 6.031.489.086 (sözkonusu tarihte, 3.593 Euro) ve diğer başvuranlara, 92.146.932.470 (sözkonusu tarihte, 54.897 Euro) ödemiştir.
Başvuranlar, başvuru forumlarında, mahkeme kararının gecikmeli olarak yerine getirildiğini ifade ederken, Hükümet, başvuranların dosyasının, halen, Gaziantep İcra Müdürlüğünde devam ettiğini savunmaktadır.
HUKUK
Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunarak, başvuranlar, olayların meydana geldiği dönemde, Türkiyedeki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz gecikme faizleri uygulanan ek kamulaştırma bedelinin İdare tarafından gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle mallarına saygı hakkının ihlalinden şikayetçilerdir. Ayrıca başvuranlar, Yargıtay kararı ile ödemenin yapılması arasında geçen sürenin, AİHSnin 6. maddesi uyarınca davanın makul bir sürede görülmesi hakkını ihlal etmesinden de şikayetçi olmaktadırlar.
AİHSnin 35/1 maddesine atıfta bulunarak, öncelikle Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Bu bağlamda Hükümet, başvuranların, Borçlar Kanununun 105. maddesi ile sunulan başvuru yolunu kullanmış olmaları gerektiğini belirtmektedir. Hükümet, bilahare, başvuranlar tarafından başlatılan icra takibinin halen Gaziantep İcra Müdürlüğünde devam ettiğini belirtmektedir. Son olarak Hükümet, başvuranların, Yargıtay karar tarihi olan 17 Eylül 2001 tarihinden itibaren işlemeye başlayan altı ay süresi içersinde başvurularını sunmadıklarını savunmaktadır.
AİHM, daha önce, Borçlar Kanununun 105. maddesi ile öngörülen başvuru yolunun etkin olmadığı sonucuna ulaşmıştır (Aka-Türkiye, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu hususta düzenlenen itirazın reddedilmesi gerekmektedir. Hükümetin ikinci itirazına ilişkin olarak, Hükümet, İcra Müdürlüğünde başvuranların dosyasının halen devam ettiğini gösteren hiçbir belge sunmamıştır. Bununla birlikte şayet böyle bir durum olsa bile, Hükümet, sözkonusu durumun, başvuranların şikayetlerinin kabuledilebilirliğini nasıl etkileyeceği hususunda açıklamada bulunmamıştır. Bu itibarla AİHM, sözkonusu itirazı reddetmektedir. Altı ay süresine riayet edilmemesine ilişkin olarak, sözkonusu itiraz Tiryakioğlu-Türkiye, (başvuru no: 45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında ortaya konan aynı gerekçeler reddedilmektedir.
Ayrıca, AİHM, sözkonusu şikayetlerin hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini belirtmektedir. Sözkonusu şikayetlerin kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.
Esasa ilişkin olarak ise, AİHM, müteaddit defalar mevcut davada ortaya konan sorunlara benzer sorunları incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesi ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmuştur (bkz, örneğin, Kuzu-Türkiye, başvuru no: 13062/03, 17 Ocak 2006; Çoban ve diğerleri-Türkiye, başvuru no: 2620/05, 24 Ocak 2008; Akıncı-Türkiye, başvuru no: 12146/02; 8 Nisan 2008; Kaçar ve diğerleri-Türkiye, başvuru numaraları: 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22 Temmuz 2008).
AİHM, mevcut dava koşullarını incelemiş ve Hükümetin işbu davada, farklı bir sonuca ulaşmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmiştir. AİHM, idarenin borcunu başvuranlara, nihai iç hukuk kararından itibaren iki yıldan fazla bir sürenin sonunda ödediğini belirtmektedir. AİHM, ulusal mahkemeler tarafından ödenmesine hükmedilen miktarın ödenmesinde, kamulaştırmayı yapan idareye isnat edilebilecek sözkonusu gecikmenin başvuranları, taşınmazlarının kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğrattığını tespit etmektedir. AİHM, başvuranların, toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan ve alışılmışın dışında, ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları tespitinde bulunmaktadır.
Sonuç olarak, Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesi ile birlikte AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
AİHSnin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, başvuranlar, 35.000 Euro maddi tazminat, 40.000 Euro manevi tazminat ve 6.000 Euro avukatlık ücreti ve 400 Euro da AİHM önünde yapmış oldukları masraf ve giderler için talep etmektedir.
Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM, başvuranlara ortaklaşa olarak, 10.300 Euro maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir. Ayrıca AİHM, hakkaniyete uygun olarak, başvuranlara ortaklaşa olarak 1.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
AİHM, mevcut davada avukatlık ücreti ile ilgili olarak, başvuranların, avukatları tarafından gerçekleştirilen çalışmalarının dökümünü sunmadıklarından dolayı iddialarını belgelendirmediklerini tespit etmektedir. Başvuranlar, ileri sürülen masraf ve harcamaları hiçbir şekilde belgelendirmemişlerdir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6. maddesinin ve Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından başvuranlara ortaklaşa olarak 10.300 Euro (on bin üç yüz Euro) maddi tazminat ve 1.000 Euro (bin Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy