(AİHS. m. 6, 9, 34, 35, 41, 44) (1602 S. K. m. 52) (GÜNER ÇORUM - TÜRKİYE DAVASI) (AKSOY (EROĞLU) - TÜRKİYE DAVASI) (MİRAN - TÜRKİYE DAVASI) (TOPAL - TÜRKİYE DAVASI) (YAVUZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 15067/04)
KARAR
STRAZBURG
19 Ekim 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 15067/04 nolu davanın nedeni, İsmail Cevahirli isimli Türk vatandaşının (başvuran), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, 5 Nisan 2004 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Emekli subay olan başvuran, 1955 doğumludur ve Boluda ikamet etmektedir.
9 Mayıs 2002 tarihinde, Genel Kurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin İç Hizmet Yönetmeliğinde belirtilen kurallara uymadığı gerekçesiyle başvuranın orduevine girmesini yasaklanmıştır. Başvuran, uyarılara rağmen kamuya açık alanda namaz kılmakta ısrar etmiştir. Ayrıca, Genel Kurmay Başkanlığının kararı başvurana tebliğ edilmemiştir.
24 Aralık 2002 tarihinde, Genel Kurmay Başkanlığının kararına dayanılarak başvuranın Ankaradaki orduevine girmesine izin verilmemiştir.
Başvuran, 9 Ocak 2003 tarihinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) Milli Savunma Bakanlığı aleyhinde dava açarak Genel Kurmay Başkanlığının kararının iptalini ve orduevinden yararlanma hakkının geri verilmesini talep etmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, yargılama sırasında, AYİMe, 1602 No.lu AYİM Kanununun 52/4 maddesi uyarınca gizli belgeler olarak sınıflandırılan bazı bilgi ve belgeler sunmuştur.
AYİM, 3 Ekim 2003 tarihinde, başvuranın talebini reddetmiştir. Mahkeme, başvuranın kendisine ayrılan alanda ibadetini yapmayı reddettiğini, kurallara aykırı davrandığını ve kendisini uyaran subayla tartıştığını kaydederek Genel Kurmay Başkanlığının kararının İç Hizmet Yönetmeliğine uygun olduğu sonucuna varmıştır. Söz konusu kararın 26 Ekim 2003 tarihinde başvurana tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
HUKUK
I. AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı tarafından AYİMe sunulan gizli bilgi ve belgelerin kendisine gösterilmemesi nedeniyle aleyhindeki suçlamalardan haberdar olmadığı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 6/3(a) maddesine dayandırmıştır.
AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca bu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Hükümet, esasa ilişkin olarak, başvuranın, 1602 No.lu Kanunun 52/4 maddesi uyarınca AYİMe sunulan belgelerin içeriğinden haberdar olduğunu ileri sürmüştür.
AİHM, ilk olarak, söz konusu şikayetin AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca incelenmesi gerektiği kanaatindedir. AİHM, ayrıca, daha önce benzer şikayetleri incelediğini ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlalini tespit ettiğini hatırlatır (Güner Çorum / Türkiye, no. 59739/00; Aksoy (Eroğlu) / Türkiye, no. 59741/00; Miran / Türkiye, no. 43980/04; Topal / Türkiye, no. 3055/04). AİHM, söz konusu davada, adı geçen davalarda vermiş olduğu kararından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul bulunmadığı kanaatindedir.
Buna göre, başvuranın AYİMe sunulan gizli belgelere erişimine izin verilmemesi nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. İHLAL EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN DİĞER AİHS MADDELERİ
Başvuran, AYİMin askeri yargıç ve subaylardan oluşması nedeniyle, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanmadığı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 6/1 maddesine dayandırmıştır. Başvuran, ayrıca, AİHSnin 9. maddesi uyarınca, Genel Kurmay Başkanlığı tarafından orduevine girişinin yasaklanması yönünde verilen kararın din ve vicdan özgürlüğünü kısıtladığı konusunda şikayetçi olmuştur.
Elindeki belgeleri göz önünde bulunduran AİHM, şikayetlerin yetki alanına girdiği kadarıyla, AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca yapılan şikayetin AİHS veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin herhangi bir ihlalini oluşturmadığını tespit eder (Yavuz ve Diğerleri / Türkiye, no. 29870/96). AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca söz konusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar verir.
AİHSnin 9. maddesi uyarınca yapılan şikayetle ilgili olarak, AİHM, dava dosyasında yer alan belgelere göre, makamların başvuranın ibadetlerine müdahalede bulunmadıklarını, yalnızca ibadetlerini kamuya açık alanda değil kendi özel odasında yapmasını istediklerini, ancak başvuranın bu isteği dikkate almadığını kaydeder. Dolayısıyla, başvuranın orduevine girişini yasaklayan karar, başvuranın ibadetleri nedeniyle değil, davranış kurallarına uymayı reddetmesi nedeniyle alınmıştır. Bu husus AYİM kararında da yer almaktadır. AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca söz konusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar verir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Başvuran 5,232 Euro maddi, 10,000 Euro manevi tazminat talep etmiştir. Başvuran, ayrıca, AİHM önünde yapmış olduğu çeviri masrafları karşılığında 205 Euro talep etmiştir. Başvuran, talebini desteklemek üzere, çeviri bürosuna yapılan ödemeleri gösteren banka dekontlarını sunmuştur.
Hükümet, asılsız oldukları gerekçesiyle bu taleplere itiraz etmiştir.
Tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını kaydeden AİHM, bu talebi reddeder. Ancak, AİHM, başvuranın tek başına tespit edilen ihlalle telafi edilemeyecek düzeyde manevi zarar görmüş olabileceği kanaatindedir. AİHM, adil temellere dayanarak, başvurana 6,500 Euro ödenmesine karar verir (Güner Çorum, Aksoy (Eroğlu), Miran, Topal).
Yargılama masraf ve giderleriyle ilgili olarak, AİHMnin içtihadına göre, bir başvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AİHM, söz konusu davada, elindeki bilgiye ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak, talep edilen miktarın tamamının başvurana ödenmesine karar verir.
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuranın AYİMe sunulan belgelere erişimine izin verilmediğine dair şikayetin kabuledilebilir, diğer şikayetlerin kabuledilemez olduğuna;
2.Başvuranın AYİMe sunulan belgelere erişimine izin verilmemesi nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a)AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından, başvurana, manevi tazminat olarak 6,500 Euro (altı bin beş yüz Euro), yargılama masraf ve giderleri karşılığında 205 Euro (iki yüz beş Euro) ödenmesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, söz konusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 19 Ekim 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy