(AİHS m. 3, 4, 6, 13, 14, 34, 35, 41) (MEHMET VE SUNA YİĞİT - TÜRKİYE DAVASI) (BAKAN - TÜRKİYE DAVASI) (AMAÇ VE OKKAN - TÜRKİYE DAVASI) (TUNÇ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No: 17582/04)
STRAZBURG
23 Eylül 2008
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 17582/04 nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Eyüp Kayanın (başvuran), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, 26 Nisan 2004 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, Van Barosu avukatlarından M. Timur tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran, 1980 doğumludur ve Vanda ikamet etmektedir.
Başvuran, 29 Ağustos 2000 tarihinde askere alınmıştır.
Başvuran, 7 Eylül 2001de, görme güçlüğü nedeniyle muayene olmak üzere Sivas Askeri Hastanesine gitmiştir. Tıbbi raporda, başvuranın sol gözünde -6,25 derece miyop, +0,25 derece hipermetrop ve -6,75 derece anizometropi olduğu kaydedilmiştir. Raporda, başvuranın çocukluktan beri sol gözünde sorun yaşadığından şikayetçi olduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine, askerliğe uygun olmadığından dolayı, başvuran terhis edilmiştir.
17 Mart 2003te, başvuran, maaş için Emekli Sandığına, tazminat için İçişleri Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurmuştur. Başvuranın bu iki talebi de reddedilmiştir.
Başvuran, 21 Mayıs 2003te, muhtarlıktan fakirlik belgesi almıştır.
Başvuran, 5 Haziran 2003te, İçişleri Bakanlığı aleyhinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açmış ve 30.000.000.000 TLlik (yaklaşık 18,000 Euro) tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuran, askere gitmeden önce bu tür göz problemleri olmadığını iddia etmiştir. Başvuran, ayrıca, zarar veren eylemle uğranan zarar arasında illiyet bağı kurulmasını gerektirmeyen sosyal risk ilkesine atıfta bulunmuştur. Başvuran, ayrıca adli yardım talebinde bulunmuştur.
24 Temmuz 2003te, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, dava dosyasını inceledikten ve raportör hakimin görüşlerini dinledikten sonra, dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle başvuranın adli yardım talebini reddetmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 25 Temmuz 2003te, mahkeme masrafları için 476.970.000 TL (yaklaşık 292 Euro) ödemesi gerektiğini başvurana bildirmiştir.
19 Ağustos 2008de, başvuran Van Devlet Hastanesinde muayene olmuştur. Başvuranın sol gözünde % 37 oranında görme kaybına neden olan -8 derece miyop tespit edilmiştir.
Mahkeme, 12 Kasım 2003te, başvuranın mahkeme masraflarını ödemediği gerekçesiyle yargılamayı sonlandırmıştır.
Bu karar, 20 Aralık 2003 tarihinde başvurana bildirilmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, esas bakımından, yerel mahkemenin adli yardım talebini reddetmesi nedeniyle, mahkemeye erişim hakkından mahrum bırakıldığı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 6/1 maddesine dayandırmıştır.
A.Kabul edilebilirlik
AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca bu şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabul edilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabul edilebilir niteliktedir.
B.Esas
Hükümet, Türkiyedeki adli yardım sistemiyle ve özellikle mahkeme ücretinin hesaplanmasıyla ilgili bir açıklamada bulunmuştur. Hükümet, sözkonusu davada, başvuranın taleplerini desteklemek üzere herhangi bir kanıt sunmaması nedeniyle adli yardım talebi reddedildiği için, yerel mahkemenin başvuranın mahkeme masraflarını ödeyip ödeyemeyeceği konusunda karara varmadığını ileri sürmüştür. Hükümet, bu bağlamda, mahkeme masraflarını karşılayacak imkana sahip olmadığı iddia edilen başvuranın, avukatlık ücretini karşılayabilecek imkanı olduğunu belirtmiştir.
Başvuran, şikayetin esasına ilişkin herhangi bir görüş sunmamıştır.
AİHM, AİHSnin 6/1 maddesi tarafından güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkıyla ilgili olarak içtihadında yer alan genel ilkelere, özellikle de mahkeme masraflarını ödeme zorunluluğuna atıfta bulunmaktadır (Kreuz / Polonya, no. 28249/95; Mehmet ve Suna Yiğit / Türkiye, no. 52658/99).
AİHM, mahkeme masrafı olarak başvuranın 476.970.000 TL ödemesi gerektiğini kaydetmektedir. Bu miktar kendi başına aşırı olmamakla beraber, AİHM, fakirlik belgesi alan başvuranın bu miktarı ödeyecek imkanının bulunmadığını kabul etmektedir. Bu bağlamda, Hükümetin iddialarının aksine, AİHM, başvuranın tazminat davasını takip etmek üzere bir avukat tutmasının, mahkeme masraflarını ödeyecek imkanının olduğu anlamına gelmeyeceği kanaatindedir (bkz, Mehmet ve Suna Yiğit, yukarıda kaydedilen). Ancak, davada haklılık bulunmadığı görüldüğünden, başvuranın adli yardım talebi reddedilmiştir. Davanın esasına ilişkin bu değerlendirme, başvuranın talebinden vazgeçmesine ve davasının hiçbir zaman görülmemesine neden olmuştur.
AİHM, daha önce benzer şikayetleri incelediğini ve Türkiyedeki adli yardım sisteminin bireylere keyfiyetten korunmalarını sağlayacak esaslı teminatlar sunmadığı gerekçesiyle 6/1 maddesinin ihlalini saptadığını belirtmektedir (bkz, Bakan / Türkiye, no. 50939/99; Amaç ve Okkan / Türkiye, no. 54179/00 ve Mehmet Hüsni Tunç / Türkiye, no. 20400/03).
AİHM, söz konusu davayı incelemiş ve yukarıda bahsedilen davalardakinden farklı bir sonuca varmasını gerektirecek herhangi bir özel koşula rastlamamıştır.
Sonuç olarak, AİHM, başvuranın mahkemeye erişim hakkına orantısız bir kısıtlama getirildiği sonucuna varmıştır. Buna göre, AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. İHLAL EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN DİĞER AİHS MADDELERİ
Başvuran, ayrıca, askerlik döneminde zor koşullarda çalıştırılması nedeniyle büyük oranda görme kaybına uğradığı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 3., 4., 13. ve 14. maddelerine dayandırmıştır. Başvuran, ayrıca, sorumlu kişileri dava etmek için etkili hukuk yolları bulunmadığını ve Kürt kökenli olması nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakıldığını ileri sürmüştür.
Başvuran, bu başlıklar altında ileri sürdüğü iddiaları desteklemek üzere herhangi bir açıklama veya belge sunmamıştır. Buna göre, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle başvurunun bu kısmının reddedilmesi gerekmektedir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran, maddi ve manevi tazminat olarak, toplam 200,000 Euro talep etmiştir.
Hükümet, bu miktara itiraz etmiştir.
Talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmadığını kaydeden AİHM, bu talebi reddeder.
AİHM, tespit edilen ihlalin başvuranın gördüğü manevi zarar için kendi başına yeterli tatmin oluşturduğu kanaatindedir (bkz, mutatis mutandis, Ertuğrul Kılıç / Türkiye, no. 38667/02).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, ayrıca, AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için toplam 55,000 Euro talep etmiştir.
Hükümet, bu miktara itiraz etmiştir.
Başvuranın AİHM İçtüzüğünün 60. maddesinin gerektirdiği şekilde yargılama masraf ve giderlerini destekleyici herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle, AİHM, bu başlık altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca yapılan şikayetin kabuledilebilir, başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Tespit edilen ihlalin başvuranın gördüğü manevi zarar için kendi başına yeterli adil tatmin oluşturduğuna;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 23 Eylül 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy