(AİHS m. 6, 13, 35) (MÜDÜR TURGUT VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 21786/04)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
STRAZBURG
Başkan,
Guido Raimondi,
Yargıçlar,
Işıl Karakaş,
Andras Sajö,
NebojaVucinic,
Paul Lemmens,
Egidijus Küris,
Robert Spano,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith in katılımıyla, 8 Nisan 2014 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), ekte listesi sunulan ve yukarıda belirtilen başvurulara ilişkin olarak gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranların listesi ekte verilmiştir.
A. Davanın Koşulları
2. Dava konusu olaylar, başvuranlar tarafından ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Başvuranlar, farklı tarihlerde, farklı hukuk mahkemelerinde dava açmış veya hukuk mahkemelerinde aleyhlerine dava açılmıştır. Bazı davalar birkaç yıl sürmüştür ancak bazıları yerel mahkemeler nezdinde halen derdesttir.
B. İlgili İç Hukuk ve Uygulamalar
İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar, Müdür Turgut ve diğerleri/Türkiye ((k. k.), no 4860/09, §§ 19-26, 29 Mart 2013) davasında yer almaktadır.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar, Sözleşmenin 6 § 1 maddesi kapsamında, ulusal mahkemeler önündeki yargılamaların makul bir süre içerisinde sonuçlandırılmadığından şikayetçidirler.
Başvuranlardan bazıları, Türk hukukunda etkin bir hukuk yolu bulunmadığından Sözleşmenin 13. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
Başvuranların tamamı, Sözleşme ve Protokollerinin çeşitli maddelerine istinaden ek şikayetlerde bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞMENİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, yargılama süresinin, Sözleşmenin 6 § 1 maddesinde öngörülen ve aşağıda belirtilen makul süre şartına uygun olmadığından şikayetçidirler:
Herkes, medeni hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi (...) konusunda (...) bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde (...) görülmesini isteme hakkına sahiptir.
Mahkeme, başvuranların, yargılama süresinin Sözleşmenin 6 § 1 maddesinde belirtilen makul süre şartına uygun olmadığını ileri sürdüklerini gözlemlemektedir. Bu bağlamda Mahkeme, Müdür Turgut ve Diğerleri (§§ 58 ve 60, (k.k.), no. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013) davasında, 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonunun, yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikayetler açısından makul tazminat imkanı sağlaması ve erişilebilir olması nedeniyle, Sözleşmenin 35 § 1 maddesi uyarınca başvuranların tüketmesi gereken yeni bir hukuk yolu oluşturduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, başvuranlar, 6384 sayılı Kanunla ortaya çıkan yeni hukuk yolundan yararlanmalıdır.
Dolayısıyla, Mahkeme, Sözleşmenin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle, söz konusu şikayetlerin reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
II. SÖZLEŞMENİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlardan bazıları, Türk hukuku kapsamında etkin bir hukuk yolu bulunmamasından şikayetçi olmuşlardır. Bu hususta Sözleşmenin aşağıda belirtilen 13. maddesine dayanmaktadırlar:
Bu Sözleşmede tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkin bir yola başvurma hakkına sahiptir.
Mahkeme, 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonunun, başvuranlara, Sözleşmenin 6 § 1 maddesi uyarınca yargılamaların uzunluğuyla ilgili şikayette bulunma imkanı sağladığını ve 23 Eylül 2012 tarihinden önce yapılmış ve Mahkeme önünde halen derdest olan başvurularla ilgili olarak, Sözleşmenin 13. maddesi kapsamında bir başvuru yolu sunduğunu hatırlatmaktadır (Müdür Turgut ve Diğerleri, (yukarıda anılan, § 59)).
Mahkeme, başvurunun bu bölümünün, açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşmenin 35. maddesinin 3 (a) ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
III. SÖZLEŞME VE PROTOKOLLERİNİN ÇEŞİTLİ MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, Sözleşme ve Protokollerinin çeşitli maddelerine atıfta bulunmuşlardır.
Mahkeme, Mahkeme İçtüzüğünün 54 § 2 (b) maddesine göre, bu aşamada somut şikayetlerin Hükümete tebliğ edilip edilmemesi gerektiğine karar veremeyeceği kanaatine varmış ve söz konusu şikayetlerin incelenmesini ertelemiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle
Yargılamaların uzunluğuna ve yargılamaların yasaya aykırı şekilde uzun sürmesi karşısında etkin bir hukuk yolunun bulunmayışına ilişkin şikayetlerin kabul edilemez olduğunu beyan etmeye;
Başvurunun geri kalan kısmının incelenmesini ertelemeye karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy