(AİHS m. 8, 35, 41, 44)
(Başvuru no: 28505/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
21 Haziran 2011
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (28505/04) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Fikret Akarın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 07 Temmuz 2004 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuran, Amsterdam Barosu avukatlarından T. Prakken tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1971 doğumludur ve Tekirdağda ikamet etmektedir. Başvuru yapıldığı sırada başvuran, Tekirdağ F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunmaktaydı.
22 Mart 2004 tarihinde, başvuran, A.B. isimli bir kişiye bir mektup yazmıştır.
23 Mart 2004 tarihinde, cezaevi disiplin komisyonu Yönetmeliğin 147. maddesi uyarınca, sözkonusu mektubun sakıncalı olduğuna kanaat getirmiş ve sonuç olarak, sözkonusu mektubun gönderilmemesine karar vermiştir. Komisyon, sözkonusu mektubun, cezaevi kurumunun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğunu belirtmiştir.
25 Mart 2004 tarihinde, başvuran, sözkonusu karara itiraz etmiştir.
9 Nisan 2004 tarihinde, Tekirdağ Ceza İnfaz Hakimi, komisyon kararının mevzuata uygun olduğuna karar vermiş ve sonuç olarak sözkonusu itirazı reddetmiştir.
14 Mayıs 2004 tarihinde ilan edilen bir kararla, Ağır Ceza Mahkemesi, Hakimin kararını bozmuştur.
HUKUK
I. AİHSNİN 8. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, cezaevi yetkililerinin mektubunu alıcısına göndermeyi reddetmelerinden dolayı AİHSnin 8. maddesi uyarınca haberleşme özgürlüğü hakkının ihlal edildiğinden şikayetçidir.
Kabuledilebilirliğe ilişkin olarak, AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde sözkonusu başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak AİHM, mektubunun gönderilmesinin reddedilmesinin, AİHSnin 8/2 maddesi uyarınca başvuranın haberleşmeye saygı hakkına yönelik bir müdahale oluşturmasının taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını kaydetmektedir.
AİHM, sözkonusu değerlendirmeyi kabul etmektedir.
Benzer bir müdahale, yasa ile öngörülmedikçe, AİHSnin 8. maddesinin 2. paragrafı uyarınca meşru bir amaç ya da amaçlar izlemedikçe ve sözkonusu amaçlara ulaşmak için demokratik bir toplumda gerekli olmadıkça AİHSnin 8. maddesine aykırıdır.
Hükümete göre, yasanın ulaşılabilirliği ve öngörülebilirliği gereklerini karşılayan Yönetmeliğin 147. maddesi uyarınca, müdahale yasa ile öngörülmüştür.
Ancak AİHM, daha önce, başvuranın mektubunun denetlenmesinin dayanağını oluşturan cezaevlerinin yönetimine ilişkin Yönetmeliğin 147. maddesinin, yetkililerin bu alandaki takdir yetkilerinin kapsamını ve biçimlerini yeterince açık açıklamadığını tespit etme imkanı bulduğunu hatırlatmaktadır. AİHM, uygulamada da sözkonusu eksikliğin giderilmediğini belirtmiştir. (sözü edilen Tan). Mevcut davada AİHM, bu şekilde kabul edilen yaklaşımdan sapmak için hiçbir neden görememektedir.
Dolayısıyla AİHM, ihtilaflı müdahalenin, AİHSnin 8. maddesinin 2. paragrafı uyarınca yasa ile öngörülmediğine kanaat getirmektedir. Bu durumda, sözkonusu hüküm ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
AİHSnin 41. maddesi kapsamında, başvuran, maruz kaldığı manevi zararın 3.000 Euro olduğunu belirtmektedir. Başvuran, AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için 4.389 Euro talep etmektedir. Bu hususta başvuran, avukatlık ücretine ilişkin bir dekont ve fatura sunmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM, dava koşullarında, başvuranın, AİHSnin 8. maddesinin tespit edilen ihlalinin neden olduğu manevi bir zarara maruz kaldığı ve AİHSnin 41. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak başvurana 300 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, sahip olduğu unsurları göz önüne alan AİHM, başvurana 1.000 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 8. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine; i) her türlü vergiden muaf tutularak 300 Euro (üç yüz Euro) manevi tazminat; ii) her türlü vergiden muaf tutularak 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri;
b) Yukarıda belirtilen sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenmek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 21 Haziran 2011 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy