(AİHS m. 29, 37)
(Başvuru no:2925/04)
Kararın Özeti
(Dostane Çözüm)
9 Eylül 2008
OLAYLAR
Türk vatandaşı olan başvuran Ali Turgut Şekerlisoy, 1941 doğumlu olup Bandırmada (Balıkesir) ikamet etmektedir. Başvuran, Balıkesir Barosu avukatlarından F. İnal ve T. İnal tarafından temsil edilmektedir.
Tarafların aktardığı şekliyle dava olayları şu şekilde özetlenebilir:
18 Kasım 1991 tarihinde, başvuran bir iş kazasının kurbanı olmuş ve aylarca hastanede kalmıştır.
16 Eylül 1996 tarihinde, başvuran iş kazası nedeniyle Bandırma Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Aynı mahkemede açılan ek bir dava ile başvuran, işten çıkarılma tazminatı olarak ve hakkı olduğuna kanaat getirdiği para yardımı başlığı altında kendisine belli bir miktar ödenmesini talep etmiştir.
Ödenecek tazminat miktarlarına ve tazminatlara veya para yardımına ilişkin olarak birçok bilirkişi raporu düzenlenmesinin ardından 1 Ekim 2002 tarihinde mahkeme başvuranı kısmen haklı bulmuştur. Mahkeme, başvurana maddi tazminat olarak 20.000.000 TL ve manevi tazminat olarak 150.000.000 TL ödemesine hükmetmiştir.
Başvurularında başvuran gecikme faizi başlangıç tarihini belirtmediğinden, mahkeme sözkonusu tarihin başvuranın başvurusunu sunduğu andan itibaren başlaması gerektiğine kanaat getirmiştir.
15 Ekim 2003 tarihli bir kararla, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
ŞİKAYETLER
AİHSnin hiçbir maddesine atıfta bulunmaksızın, başvuran, yargılamanın hakkaniyetten yoksun olmasından şikayetçidir ve ulusal mahkemelerin kendisinin talep ettiği miktardan daha az miktarda tazminata hükmettiklerini ileri sürmektedir. Ayrıca başvuran, ilk derece mahkemesinin gecikme faizi başlangıç tarihi konusunda bir hata yaptığını iddia etmektedir. Son olarak başvuran, yargılama süresinin makul süre ilkesine riayet etmediğini ileri sürmektedir.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM önünde bulunan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davayı dostane çözüme kavuşturmak üzere, Ali Turgut Şekerlisoya karşılıksız olarak 5.000 Euro (beş bin Euro) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, başvuran taraf tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davayı dostane çözüme kavuşturmak üzere, Ali Turgut Şekerlisoya karşılıksız olarak 5.000 Euro (beş bin Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Ali Turgut Şekerlisoy bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildiririm.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHSnin 37/1 maddesi in fine). Sonuç olarak, AİHSnin 29/3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın zabıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy