(AİHS. m. 6, 8, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (1602 S. K. m. 52) (ÇAKAR - TÜRKİYE DAVASI) (VILHO ESKELINEN VE DİĞERLERİ - FİNLANDİYA DAVASI) (GÜNER ÇORUM - TÜRKİYE DAVASI) (AKSOY (EROĞLU) - TÜRKİYE DAVASI) (DE CUBBER - BELÇİKA DAVASI)
(Başvuru no: 3055/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
21 Nisan 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup, şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
T.C. vatandaşı Mücahit Topal (başvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 26 Aralık 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 3055/04 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
1982 doğumlu ve Ankarada ikamet eden başvuran 2001-2002 eğitim-öğretim döneminde Beytepe Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulunda öğrenciydi. Başvuran bu okula kaydolurken babası Nuri Topal oğlunun okulla ilişiği kesildiği takdirde okul masraflarının ve yatılı okul ücretinin tarafınca karşılanacağına dair teminat vermiştir.
Meslek Yüksekokulu Yüksek Disiplin Kurulu, yetkili kamu mercilerinin yürüttüğü gizli bir soruşturmanın akabinde 15 Temmuz 2002 tarihinde başvuranın okuldan ihraç edilmesine karar vermiştir.
Başvuran 15 Ağustos 2002de Askeri Yüksek İdari Mahkemeye başvurarak kararın iptali talebinde bulunmuştur. Başvuran okuldan atılma gerekçeleri konusunda bilgilendirilmemesinin çekişmeli yargı ve silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
İçişleri Bakanlığı 4 Kasım 2002 tarihinde cevap niteliğindeki yazılı görüşlerinde Emniyet birimlerinin ve Jandarma komutanlığının gizli haber alma servislerince başvuran ve ailesi hakkında yürütülen gizli soruşturmada edinilen bilgiler ışığında ve jandarma ve askeri öğrenci alma yönetmeliğinin ilgili hükümlerine uygun olarak Bakanlığın başvuranın okuldan atılması kararını aldığını belirtmiştir. Bakanlık ayrıca aynı hükümler gereğince gizli soruşturma sonuçlarının bildirilmediğini, adı geçenin yalnızca soruşturma sonucundan haberdar edildiğini ifade etmiştir. Bakanlık söz edilen nedenlerden dolayı mahkeme tarafından istenilen yazılı görüşlerin gizli ibareli belge niteliğiyle ayrı olarak Askeri Yüksek İdari Mahkemesine iletildiğini vurgulamıştır.
Askeri Yüksek İdari Mahkemesi savcısı 31 Mart 2003 tarihinde davanın esası hakkındaki görüşünü sunmuştur. Savcı bilhassa jandarma ve askeri öğrenci alma yönetmeliğinin ilgili hükümleri göz önüne alındığında, başvuranın ihraç kararının iptali başvurusunun reddedilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
28 Mayıs 2003 tarihli bir karar ile Askeri Yüksek İdari Mahkemesi tarafları dinlemesinin ardından ve İçişleri Bakanlığının 1602 sayılı Kanunun 52. maddesine dayanarak iletmiş olduğu kanıt ve belgeleri dikkate alarak ihraç kararının yasaya uygun olduğuna kanaat getirmiş ve başvuranın iptal başvurusunu reddetmiştir.
Askeri Yargıtay 1 Ekim 2003te karar düzeltme başvurusunu reddetmiştir.
İçişleri Bakanlığı 14 Temmuz 2005 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde 8 Eylül 2005 tarihinde hayatını kaybeden başvurana ödenen okul ve yurt giderlerinin geri alınması amacıyla dava açmıştır. Asliye hukuk mahkemesi 6 Aralık 2006 tarihli bir karar ile İçişleri Bakanlığının talebini yerinde bulmuş ve başvuranın hak sahipleri olan anne ve babasını 13.710 TL (o dönemde yaklaşık 7.500 Euro) ödemeye mahkum etmiştir. Dosyada yer alan bilgilerden kamu borcu sayılan borcun geri ödemesi Nuri Topalın maaşından kesinti yapılarak gerçekleştirilmektedir.
HUKUK
I. ÖN GÖRÜŞLER
Başvuran 8 Eylül 2005te askerlik hizmetini yaptığı sırada hayatını kaybetmiştir. Başvuranın babası Nuri Topal, annesi Sırma Topal ve erkek kardeşleri Sinan Topal ve Cihan Korel Topal başvuruyu sürdürme niyetlerini bildirmişlerdir. Hükümet bu talebe karşı çıkmaktadır. AİHM başvuranın aile fertlerinin bu başvurunun sürdürülmesinde meşru çıkarları olduğuna itibar etmekte ve başvuranın yerine geçmelerinde bir sakınca görmemektedir (Bkz. mutatis mutandis, Çakar-Türkiye kararı, no: 42741/98, 21, 23 Ekim 2003).
II. GİZLİ İBARELİ BELGELERİN ERİŞİMİNİN MÜMKÜN OLMAMASI ÇERÇEVESİNDE AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran AYİMin kararının dayanağını oluşturan «gizlilik dereceli» belge ve bilgilere erişiminin mümkün olmaması nedeniyle sözkonusu davada çekişmeli yargı ve silahların eşitliği ilkesinden yararlanamadığından şikayetçi olmaktadır. Başvuran bu bağlamda AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet öncelikle AİHMnin Pellegrin-Fransa (no: 28541/95) kararındaki içtihadına atıfta bulunarak AİHSnin 6. maddesinin bu çerçevede uygulanamayacağını savunmaktadır.
Başvuran bu duruma itiraz etmektedir.
AİHM, Vilho Eskelinen vd.-Finlandiya (no: 63235/00) kararındaki son yerleşik içtihadını hatırlatır. Mevcut başvuruda başvuranın ulusal hukuk uyarınca dava açtığı ve davasını askeri idari mahkeme önüne taşıdığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. AİHM Hükümetin ön itirazını reddetmekte ve 6. maddenin mevcut başvuruya uygulanabileceği sonucuna varmaktadır.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM esas ile ilgili daha önce de benzer bir başvuruyu incelediğini ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. özellikle, Güner Çorum-Türkiye kararı, no: 59739/00, 31 Ekim 2006 ve Aksoy (Eroğlu)-Türkiye no: 59741/00, 31 Ekim 2006). AİHM mevcut başvuruda da yerleşik bu içtihadının dışına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir neden görememektedir.
Bu nedenle AİHSnin 6. maddesi ihlal edilmiştir.
III. ÖNE SÜRÜLEN DİĞER İDDİALAR HAKKINDA
Başvuran AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunarak AYİMin kararlarının temyiz edilememesi çerçevesinde bu mahkemedeki davaya ilişkin şikayetlerini dile getirebileceği etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığından yakınmaktadır. Başvuran yetkili mercilerin kendisi ve ailesi hakkında yürütmüş oldukları gizli soruşturmanın AİHSnin 8. maddesine aykırı olarak özel hayata ve aile yaşamına saygı ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedir. Başvuran jandarma okuluna devam ettiği sürece Devlet desteği sağlanan yurt giderlerinin ve okul masraflarının geri ödetilmesinin ciddi bir maddi külfeti oluşturduğundan şikayetçi olmakta ve özü itibariyle AİHSye Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesini öne sürmektedir.
Başvuranın iki dereceli mahkemenin eksikliği konusundaki şikayeti ile ilgili AİHM, AİHSnin medeni alanda taraf devletlere istinaf ve temyiz aşaması olmak üzere iki dereceli mahkemeyi oluşturma zorunluluğunu getirmediğini hatırlatır (Bkz. De Cubber-Belçika kararı, 26 Ekim 1984). AİHM ayrıca başvuranın iç hukukta öngörüldüğü şekliyle yürütmenin durdurulması için Askeri Yüksek İdari Mahkemesine başvurduğunu, dolayısıyla iç hukukta başvuru yolunun bulunmadığını öne süremeyeceğini belirtir. Yapılan bu şikayetin dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmesi gerekir.
AİHSnin 8. maddesi hakkındaki şikayetle ilgili AİHM, irdelenmesi gereken temel hukuki sorunun Mücahit Topalın askeri okuldan atılma kararına dair yürütmenin iptali talebinin AİHSnin 6. maddesine uygun olarak hakkaniyete uygun bir yargı süreci sonunda reddedilip reddedilmediği olduğunu ifade etmektedir. Yukarıda bahse konu bu hükmün ihlal edildiği sonucuna varması ışığında AİHM, bu şikayetin ayrıca incelenmesine gerek duymamaktadır (Bkz. aynı anlamda sözü edilen Güner Çorum kararı).
AİHM, Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesine ilişkin benzer bir şikayeti Avrupa İnsan Hakları Komisyonunun daha önce reddettiğini anımsatır (Bkz. Yanaşık-Türkiye kararı no: 14524/89, Komisyonun kararı 6 Ocak 1993). AİHM mevcut şikayette bu sonucun dışına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir neden görememektedir. Dayanaktan yoksun bulunan bu şikayetin AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerekir.
IV. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
Başvuran öncelikle jandarma okulunda Devlet desteği verilen yatılı okul masraflarını ve yurt giderlerini geri ödemesi nedeniyle maddi zarara uğradığını öne sürerek 12.800 Euro maddi tazminat talep etmektedir. Başvuran ayrıca 70.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Başvuran ayrıca bazı belgeler sunarak iç hukukta ve AİHM nezdinde yapmış olduğu yargılama giderleri için 3.500 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu taleplere karşı çıkmaktadır.
AİHM bu başvurudaki adil tazmin dayanağının yalnızca başvuranın 6/1 maddesinin sağladığı güvencelerden yararlanamaması olduğunu hatırlatır. AİHM, başvuranın 6/1 maddesinin güvencelerinden yararlandığı bir davanın akıbetinin ne olacağı üzerinde spekülasyon yapamayacağını ifade etmektedir (Bkz. sözü edilen Aksoy (Eroğlu) kararı). AİHM sonuç olarak başvuranın maddi tazminata ilişkin talebini reddetmektedir. AİHM bununla birlikte başvuranın belirli bir ölçüde manevi zarara uğradığını ve bunun yalnızca ihlal tespiti ile giderilemeyeceğine itibar etmektedir. AİHM 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun başvurana 6.500 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmaktadır. Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili başvurana 2.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Askeri Yüksek İdari Mahkemesi önündeki yargılamada gizli belgelere erişimin mümkün olmadığı yönündeki şikayetin kabuledilebilir, bunun dışında kalanların kabuledilemez olduğuna;
2. Askeri Yüksek İdari Mahkemesinde görülen davada başvuranın «gizli» ibareli belgelere erişiminin imkânsız olması nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından başvurana;
i. manevi tazminat olarak 6.500 (altı bin beş yüz) Euro ödenmesine;
ii. yargılama masraf ve giderleri için 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 21 Nisan 2009 tarihinde yazıyla bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy