(AİHS m. 6, 34, 35) (GÜNGİL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 37927/04)
KARAR
STRAZBURG
18 Ocak 2011
İşbu karar nihai olup şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 37927/04 nolu davanın nedeni Vedat Arslan adlı T.C. vatandaşının (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 7 Ağustos 2004 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI
Başvuran 1961 doğumlu olup Ankarada yaşamaktadır. 17 Haziran 2003 tarihinde Kayseri Hukuk Mahkemesi önünde, başka bir şahısla birlikte Kayseri Valisi aleyhine tazminat davası açmış (dava no. 2003/570), 22 Nisan 2005 tarihinde ise Kayseri Valisi aynı mahkemede karşı tazminat davası açmış (no. 2005/168), davalar birleştirilmiştir.
İlk derece mahkemesi, 5 Haziran 2008 tarihinde her iki talebi reddetmiş, Yargıtay söz konusu kararı 11 Mayıs 2009 tarihinde onamış ve başvuranın karar düzeltme talebini 8 Ekim 2009 tarihinde reddetmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yargılama süresinin AİHS'nin 6/1 maddesinde belirtilen makul süre şartına uymadığını öne sürmüştür.
AİHM, dikkate alınması gereken sürenin iki dereceli yargıda 6 yıl, 3 ay, 23 gün olduğunu, bu sürenin yaklaşık beş yılının ilk derece mahkemesinde geçtiğini gözlemler.
AİHM, söz konusu şikayetin AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını, şikayetin başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını gözlemler. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa ilişkin olarak Hükümet, talebi hakkında bir karar verilmesini geciktiren esas faktörün başvuranın tutumu olduğunu savunmuştur. Başvuranın, dava dosyasının tamamlanması için elzem olan delillerin toplanması için gerekli masrafları yargılamanın ilk sekiz ayı içerisinde ödemediğine, ayrıca başvuranın bazı duruşmalara katılmadığına ve ifade vermek ve belge sunmak için birkaç defa ek süre talep etmiş olduğuna işaret etmiştir.
Başvuran iddialarında ısrarcı olmuştur.
AİHM, somut başvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Hayrettin Kartal - Türkiye, no. 4520/02; Güngil - Türkiye, no. 28388/03). Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir. AİHM özellikle, çeşitli mahkeme masraflarının ödenmesinde yaşanan gecikmenin yargılama süresini bir şekilde uzatmış olmasının mümkün olmasına karşın, başvuranın tutumunun tek başına sürenin tamamını haklı çıkaramayacağını kaydeder. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin aşırı olduğu ve AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre şartına uymadığı görüşündedir. Bu nedenle AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Başvuran, temelde kendisinin ve kızının geçimi için ve diğer masraflara karşılık olarak 130,000 Euro maddi tazminat talebinde bulunmuş, Hükümet talebin mesnetsiz olduğunu savunmuştur.
AİHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder.
Başvuran manevi tazminat ve yargılama masraf ve giderlerine dair herhangi bir talepte bulunmamıştır. Dolayısıyla AİHM, kendisine bu başlıklar altında ödeme yapılmamasına karar vermiştir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvuranın adil tatmine ilişkin talebinin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 18 Ocak 2011 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy