(AİHS. m. 6, 13, 35) (ÜMMÜHAN KAPLAN DAVASI - TÜRKİYE DAVASI)
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
(Başvuru no. 41257/04)
Başkan
Valeriu Gritco
Yargıçlar
Stephanie Mourou-Vikström,
Georges Ravarani
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Camposun katılımıyla 9 Şubat 2016 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), ekte belirtilen tarihlerde yapılmış olan yukarıdaki başvuruları göz önünde bulundurarak, yapılan müzakerelerin ardından aşağıdaki şekilde karar vermiştir.
OLAYLAR
1. Başvuranların isimleri ekli listede yer almaktadır. Türk Hükümeti (Hükümet), Mahkeme önünde, kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
2. Dava konusu olaylar, taraflarca ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Başvuranlar, farklı tarihlerde, çeşitli hukuk mahkemeleri nezdinde davalar açmışlar ve yargılamalar birkaç yıl sürmüştür. Aşağıdaki tabloda, söz konusu başvurulara ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
B. İlgili iç hukuk
4. Türkiye Büyük Millet Meclisi 9 Ocak 2013 tarihinde, adli yargılamaların uzunluğuna ve yargı kararlarının icra edilmemesi ya da gecikmeli olarak icra edilmesine ilişkin olarak Mahkemeye yapılan başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair 6384 sayılı Kanunu yürürlüğe koymuştur. Tazminat Komisyonunun görev alanı daha sonra 16 Mart 2014 tarihinde kabul edilen bir kararname ile genişletilmiştir.
ŞİKAYETLER
5. Başvuranlar, Sözleşmenin 6 § 1 maddesine dayanarak, ulusal mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığından şikayetçi olmuşlardır.
6. Başvuranlar ayrıca, Sözleşmenin 6 § 1 ve 13. maddeleri ile Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi kapsamında da şikayetlerde bulunmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
7. Mahkeme, başvuruları, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, tek bir karar kapsamında birleştirerek incelemeyi uygun görmektedir.
A. Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
8. Başvuranlar, haklarındaki yargılamaların uzunluğunun Sözleşmenin 6 § 1 maddesinde öngörülen makul süre koşuluna uygun olmadığı hususunda şikayette bulunmuşlardır.
9. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve kararların icra edilmemesine ilişkin başvuruları incelemek üzere yeni bir Tazminat Komisyonunun kurulmuş olduğunu kaydetmiştir. Hükümet ayrıca, Tazminat Komisyonunun yetki alanının daha sonra, diğerlerinin yanı sıra, enflasyonun etkisi ve yargılamaların uzunluğu sebebiyle kamulaştırma tazminatı miktarında değer kaybının söz konusu olduğu yönündeki iddialara ilişkin şikayetlerin incelenmesi amacıyla 16 Mart 2014 tarihinde kabul edilen bir kararname ile genişletilmiş olduğunu kaydetmiştir. Hükümet, dolayısıyla, başvuranların Tazminat Komisyonuna herhangi bir başvuru yapmamış olmaları nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüştür.
10. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından, Türkiyede yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme, sonrasında, Turgut ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında verdiği kararda, başvuranların iç hukuk yollarını, başka bir deyişle yeni oluşturulmuş olan bu hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle, başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, söz konusu yeni hukuk yolunun, kamulaştırma davalarında hükmedilen ödemelerin değer kaybına uğradığına ilişkin şikayetler bakımından, ilk bakışta erişilebilir ve makul bir çözüm sunacak nitelikte olduğu kanısına vardığını belirtmiştir.
11. Mahkeme, Ümmühan Kaplan davasında verdiği kararda (yukarıda anılan, § 77), Hükümete hali hazırda tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları yine de normal usul kapsamında inceleyebileceğini vurguladığına dikkat çekmektedir.
12. Ancak, Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir.
13. Yukarıda belirtilenler nedeniyle Mahkeme, başvuruların bu kısmının iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle Sözleşmenin 35 §§ 1 ve 4 hükümleri uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
B. Sözleşme kapsamındaki diğer ihlal iddiaları hakkında
14. Başvuranlar ayrıca, Sözleşmenin çeşitli maddeleri kapsamında başka şikayetlerde de bulunmuşlardır. Ancak, Mahkeme, mevcut bilgiler ışığında ve şikayet konusu olayların görev alanına girdiği ölçüde, bu şikayetlerin Sözleşme veya Protokollerinde güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin ihlal edildiğine dair herhangi bir husus doğurmadığı kanaatine varmıştır.
15. Mahkeme ayrıca, başvuruların bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğuna ve Sözleşmenin 35 §§ 3 ve 4 hükümleri uyarınca reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine ve
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 3 Mart 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy