(AİHS m. 1, 6, 13, 17, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (TENDİK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 42422/04, 2102/05, 18194/05, 18772/05, 33222/05, 36990/05 ve 37050/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
16 Haziran 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (42422/04, 2102/05, 18194/05, 18772/05, 33222/05, 36990/05 ve 37050/05) nolu yedi başvurulu davanın nedeni yedi T.C. vatandaşının (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Ayrıntılar kararın ekinde yer almaktadır.
OLAYLAR
DAVA KOŞULLARI
1. Başvuru no 42422/04, Türkiye aleyhine Başaran
1993 yılında başvuran, Havza Asliye Hukuk Mahkemesi önünde halen görülmekte olan ve bir taşınmaz mülkün fiilen kullanımına son vermek üzere tazminat talebiyle birlikte açılan davada müdahil taraf oluşturmuştur. Mahkemenin 14 Şubat 1996 tarihinde aldığı karar, 17 Eylül 1996 tarihinde Yargıtay tarafından bozulmuştur. Yargıtay, 15 Şubat 2005 tarihli kararında ise söz konusu itirazı reddeden 11 Haziran 2003 tarihli kararı onamıştır. 15 Haziran 2005 tarihinde aldığı kararda Yargıtay, bu defa karar düzeltme talebini reddetmiştir. Yargılama iki dereceli mahkemeler önünde yaklaşık on iki yıl sürmüştür.
2. Başvuru no 2102/05, Türkiye aleyhine Ece
1 Mayıs 1971 tarihinde başvuran, üçüncü şahıs adına yapılan bazı parsel kayıtlarının iptali için Mardin Kadastro Mahkemesi önünde kadastro planına itiraz davası açmıştır. 4 Haziran 1984 ile 10 Kasım 1997 tarihli mahkeme kararları Yargıtay tarafından bozulmuştur. Dava dosyasındaki bilgilere göre, bu yargılama halen ulusal mahkemeler önünde devam etmektedir. Dolayısıyla bu dava, 22 Ocak 1987 tarihinden itibaren (Türkiyenin bireysel başvuru hakkını tanıdığını beyan ettiği tarih) iki dereceli mahkemeler önünde yirmi iki yıl dört aydan fazla sürmüştür.
3. Başvuru no 18194/05, Türkiye aleyhine Erdoğan ve başvuru no 18772/05, Türkiye aleyhine Baydur
1995 yılında başvuranlar, murislerinin vefat etmesi sonucu mirasçı olma sıfatlarıyla Bodrum Mahkemesi önünde görülmeye devam eden kadastro planına itiraz davasına müdahil olmuşlardır. Yargıtay, 28 Kasım 2000 tarihli kararında ilk derece mahkemesinin 27 Mart 2000 tarihli kararını onamıştır. Kadastro Mahkemesi kalemi, 5 Temmuz 2005 tarihinde başvuranların bilgi edinme talebine verdiği cevapta, tebligat formalitelerinin tamamlanamaması dolayısıyla karar düzeltme talebinin incelenmek üzere henüz Yargıtaya gönderilmediğini bildirmiştir. Dava dosyasındaki bilgilere göre bu yargılama halen devam etmektedir. Dolayısıyla sözkonusu dava, iki dereceli mahkemeler önünde yaklaşık on dört yıl dört aydan fazla sürmüştür.
4. Başvuru no 33222/05, Türkiye aleyhine Bayrak
Ekim 1998de başvuran, bir araba kazası sonucunda uğradığı zararın telafisi için Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi önünde M.C.D. isimli şahıs aleyhine tazminat davası açmıştır. M.C.D. isimli şahıs da aynı şekilde başvuran aleyhine bir tazminat davası açmıştır. Mahkeme bu iki davayı birleştirme kararı almıştır. Yargılama esnasında mahkeme üç karar almış ve bu kararlar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Tarafların kazadaki sorumluluk paylarını tespit eden mahkeme 5 Aralık 2005 tarihli kararında, başvurana 1 269 550 000 Türk Lirası (TRL; olayın meydana geldiği dönemde yaklaşık 725 EURO) tazminat verilmesine ve başvuranın da karşı tarafa 879 075 000 TRL (olayın meydana geldiği dönemde yaklaşık 500 EURO) ödemesine hükmetmiştir. Bu tutarlara, davaların açıldığı tarihten itibaren işlemek üzere, gecikme faizleri de ilave edilmiştir. Bu karar, temyize başvurulmadığı için 10 Mayıs 2006 tarihinde kesinleşmiştir. Yargılama iki dereceli mahkemeler önünde yaklaşık yedi yıl yedi ay sürmüştür.
5. Başvuru no 36990/05, Türkiye aleyhine Gürkan
Başvuran, 26 Ağustos 1992 tarihinde Bursa Asliye Mahkemesi önünde bir tazminat davası açmıştır. Ulusal mahkemelerin sırasıyla 1992, 1996 ve 1997 yıllarında üç kez verdiği yetkisizlik kararı sonrasında dava idare mahkemesine gönderilmiştir. 29 Nisan 2000 tarihli kararın Danıştay tarafından 26 Nisan 2002 tarihinde onanmasıyla başvuranın itirazı reddedilmiştir. Danıştay, 30 Mart 2005 tarihinde başvuranın karar düzeltme talebini reddetmiştir. Böylece yargılama iki dereceli mahkemeler önünde yaklaşık on iki yıl yedi ay sürmüştür.
6. Başvuru no 37050/05, Türkiye aleyhine Arslan ve diğerleri
1973 yılında başvuranlar, mirasçı olma sıfatlarıyla, murislerinin açtığı kadastro tespitlerine itiraz davasına müdahil olmuşlardır. Mahkeme, 11 Şubat 2005 tarihli kararında başvuranların taleplerini reddetmiştir. Bu karar 13 Nisan 2006 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıştır. Dolayısıyla bu yargılama 22 Ocak 1987 tarihinden itibaren (Türkiyenin bireysel başvuru hakkını tanıdığını beyan ettiği tarih) iki dereceli mahkemeler önünde on dokuz yıldan fazla sürmüştür.
HUKUK
I. DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ
Başvuruların usul ve esas bakımından benzerlik göstermesini dikkate alan AİHM bu başvuruların birleştirilerek tek bir dava kapsamında incelenmesinin uygun olduğuna hükmetmiştir.
II. AİHSNİN 6/1 VE 13. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Tüm başvuranlar, kendileriyle ilgili yargılama sürelerinin AİHSnin aşağıdaki gibi kaleme alınan 6. maddesinin 1. paragrafında öngörülen « makul süre » ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir:
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Layihasında iç hukuk yollarının tüketilmediğini iddia eden Hükümet, ayrıca altı aylık süreye de uyulmadığını ileri sürmekte ve AİHMnin başvuruları reddetmesini talep etmektedir.
AİHM, Türk hukuk sisteminin davacılara yargılama süresini şikâyet edebilecekleri etkin bir itiraz yolu sunmadığını daha önce de tespit ettiğini hatırlatmakta (Türkiye aleyhine Tendik ve diğerleri davası, no 23188/02, prg. 36, 22 Aralık 2005) ve bu nedenle Hükümetin iddiasını reddetmektedir.
Altı aylık süreye uyma konusunda ise AİHM, tarafların sunduğu bilgilere göre Türkiye aleyhine Ece (no 2102/05), Türkiye aleyhine Baydur i(no 18772/05) ve Türkiye aleyhine Erdoğan (no 18194/05) başvurularıyla ilgili ihtilaflı yargılamaların halen görülmekte olduğunu gözlemlemektedir. AİHM, ayrıca diğer bütün başvuruların ulusal mahkemelerin her yargılama sonrasında verdiği kesin karardan sonra altı aylık süre içerisinde sunulduğunu kaydetmektedir. Bu itibarla AİHM, Hükümetin bu iddiasını da reddetmektedir.
AİHM, içtihadından doğan kıstasların ışığında ve elindeki mevcut unsurların tümü dikkate alındığında başvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmaktadır. AİHM, başvurunun başka bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla başvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.
B. Esasa ilişkin
AİHM, bir yargılama için makul sürenin, özellikle davanın karmaşıklığı, başvuran ve yetkili makamların tutumu, ilgili taraflar için davanın önemi gibi şartlara ve mahkeme içtihadını yönlendiren kıstaslara bağlı olarak değişiklik gösterebileceğini hatırlatmaktadır (bakınız, diğer birçoğu arasından, Fransa aleyhine Frydlender davası (GC), no 30979/96, prg. 43, CEDH 2000-VII).
AİHM, mevcut davanın konusuna benzer birçok davaya bakmış ve bu davalarda AİHSnin 6. maddesinin 1. paragrafının ihlâl edildiğine hükmetmiştir (bakınız Frydlender, ilgili bölüm prg. 46).
AİHM sunulan tüm unsurları inceledikten sonra, Hükümetin mevcut davada farklı düşünmeyi gerektirecek hiçbir olgu ve argüman sunmadığı kanaatine varmakta ve konuyla ilgili yerleşik içtihadını da dikkate alarak, mevcut davada ihtilaflı yargılama süresinin aşırı olduğuna ve « makul süre » ilkesine uymadığına hükmetmektedir.
Dolayısıyla, AİHSnin 6. maddesinin 1. paragrafı ihlal edilmiştir.
III. AİHSNİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar, Türkiye aleyhine Başaran (no 42422/04), Türkiye aleyhine Erdoğan (no 18194/05) ve Türkiye aleyhine Baydur (no 18772/05) başvurularında ayrıca, ulusal mahkemelerde görülen yargılamanın aşırı uzun sürmesi karşısında bir itiraz yolunun bulunmadığından şikâyetçi olmaktadır. Başvuranlar, AİHSnin 6. maddesiyle bağlantılı olarak 13. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Madde 13 aşağıdaki gibi kaleme alınmıştır:
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
AİHM, başvurunun AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka bir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığını kaydetmektedir.
B. Esasa ilişkin
AİHM Tendik ve diğerleri davasının ilgili bölümünde, Türk hukuk sisteminde ilgili kişilere davalarının AİHSnin 6. maddesinin 1. paragrafı anlamında makul süre içerisinde görülmesi için hukuki bir yaptırım elde etmelerini mümkün kılan herhangi bir itiraz yolunun bulunmaması nedeniyle AİHSnin 13. maddesinin ihlal edildiğine hükmettiğini hatırlatmaktadır. Mevcut davalarda da bu muhakeme tarzından farklı düşünmeyi gerektirecek bir unsur bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Türkiye aleyhine Başaran (no 42422/04), Türkiye aleyhine Erdoğan (no 18194/05) ve Türkiye aleyhine Baydur (no 18772/05) başvurularında AİHSnin 13. maddesi ihlal edilmiştir.
IV. DİĞER İHLAL İDDİALARI HAKKINDA
Başvuranlar, Türkiye aleyhine Ece (no 2102/05), Arslan ve diğerleri (no 37050/05) ve Türkiye aleyhine Bayrak (no 33222/05) başvurularında mülkiyet dokunulmazlığı haklarının ihlal edildiğini ileri sürmekte ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Türkiye aleyhine Başaran (no 42422/04) başvurusunda, AİHSnin 1, 6 ve 17. maddeleriyle birlikte 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine, Türkiye aleyhine Gürkan (no 36990/05) başvurusunda özet olarak AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunan başvuranlar sözkonusu hukuk yargılamalarının sonuçlarına itiraz etmektedir. Arslan ve diğerleri (no 37050/05) başvurusunda, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunan başvuranlar ayrıca taleplerinin ulusal mahkeme tarafından reddedilmesine de itiraz etmektedir. Türkiye aleyhine Erdoğan (no 18194/05) ve Türkiye aleyhine Baydur (no 18772/05) başvurularıyla ilgili olarak ise başvuranlar, 12 Aralık 2008 tarihli layihalarında 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Elindeki mevcut unsurların tümünü dikkate alan AİHM, önüne getirilen iddialar hakkındaki bilgisi çerçevesinde AİHS ve Ek Protokoller tarafından teminat altına alınan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini kanıtlayan herhangi bir unsur görmediğini kaydetmektedir. Bu itibarla, söz konusu şikayetler AİHSnin 35. maddesinin 3 ve 4. paragrafları uyarınca kabuledilemez ilan edilmelidir.
V. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuranlar takip eden paragraflarda belirtilen tutarlarda maddi ve manevi tazminat ve AİHM ve iç hukuktaki mahkemeler önünde yapmış oldukları yargılama masraf ve giderlerini talep etmektedir.
1. Başvuru no: 42422/04 Türkiye aleyhine Başaran
- Manevi ve maddi tazminat: 45.000 Euro
- Yargılama masraf ve giderleri: başvuran bu başlık altında net bir rakam telaffuz etmemektedir. Bunun yanı sıra, iç hukukta yapmış olduğu harcamalar için 70 Euroluk seyahat gideri faturasını, 60 Euroluk duruşma harcını, 21 Euroluk mahkeme masrafını belirtir makbuz ila yaklaşık 4.350 Euro temsil giderini ve Yargıtay önünde temsil edilmesi için yapmış olduğu 220 Euro tutarındaki avukat masrafını sunmaktadır. AİHM bu meblağın toplamda 5.110 TL (yaklaşık 2220 Euro) olduğunu belirtmektedir. Başvuran iç hukuktaki mahkemeler nezdinde yapmış olduğu avukatlık sözleşmesini sunmaktadır.
2. Başvuru no 2102/05, Türkiye aleyhine Ece
- Maddi tazminat: 2.200.000 Euro
- Manevi tazminat: 1.800.000 Euro
- Yargılama giderleri: 850.000 Euro
- Avukatlık ücreti: başvuran AİHMden temsil giderinin karşılanmasını talep etmektedir. Bu yönde ayrıntılı olarak hazırlanmış avukatlık masraflarını gösteren listeyi sunmakta, fakat herhangi bir fatura ya da avukatlık ücreti makbuzunu iletmemektedir.
3. Başvuru no 18194/05, Türkiye aleyhine Erdoğan ve başvuru no 18772/05, Türkiye aleyhine Baydur
- Maddi tazminat: başvuranların her biri için 15.000 Euro.
- Avukatlık ücreti: başvuranların her biri için 1.100 Euro.
- Başvuranlar Türkiye barolar Birliğinin hazırladığı resmi ücret tarifesine göre AİHM önündeki temsil için avukatlarına 2.200 Euro ödenmesini talep etmektedir. Başvuranlar herhangi bir kanıtlayıcı belge sunmamıştır.
4. Başvuru no 33222/05, Türkiye aleyhine Bayrak
- Maddi tazminat: 4.098 TL (yaklaşık 1.800 Euro)
- Manevi tazminat: 10.000 Euro
- Yargılama giderleri: tercüme masrafları için 225 TL (yaklaşık 100 Euro). Kanıtlayıcı belge niteliğinde başvuran çok sayıda yeminli tercümandan alınan makbuzları sunmaktadır. Başvuran ayrıca posta giderleri için 25 TL (yaklaşık 13 Euro) istemektedir.
5. Başvuru no 36990/05, Türkiye aleyhine Gürkan
- Maddi tazminat: 50.000 Euro
- Manevi tazminat: 50.000 Euro
6. Başvuru no 37050/05, Türkiye aleyhine Arslan ve diğerleri
- Maddi tazminat: 50.000 Euro
- Manevi tazminat: 35.000 Euro ( her başvuran için 5.000 Euro)
- Yargılama giderleri: 1.500 Euro
- Başvuranlar herhangi bir fatura ya da avukatlık ücreti makbuzu sunmamıştır.
Hükümet bu meblağlara karşı çıkmaktadır.
AİHM tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat arasında hiçbir illiyet bağı kuramamakta ve bu talepleri reddetmektedir. AİHM buna karşın başvuranların belirli bir ölçüde manevi zarara uğradıklarını kabul etmektedir. AİHM hakkaniyete uygun olarak başvuranlara aşağıda yer alan miktarların ödenmesini kararlaştırmıştır.
- Başvuru no: 42422/04: 9.900 Euro,
- Başvuru no: 2102/05: 20.600 Euro,
- Başvuru no: 18194/05: 12.100 Euro,
- Başvuru no: 18772/05: 12.100 Euro,
- Başvuru no: 33222/05: 4.900 Euro,
- Başvuru no: 36990/05: 9.100 Euro,
- Başvuru no: 37050/05: başvuranların her birine 5.000 Euro.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihadına göre bir başvuran yapmış olduğu masraf ve harcamaların gerçekliğini ve gerekliliğini makul oranlarda ortaya koyduğu ölçüde bir tazminat elde edebilir. İlgili kanıtlayıcı belgelerin bulunmadığı dikkate alınarak ve sözü edilen kıstaslar ışığında AİHM yargılama masraf ve giderlerine ilişkin talepleri reddetmektedir.
C. Gecikme Faizi
AİHM Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuruların birleştirilmesine;
2. Yargılama süresinin uzunluğu ve etkili iç hukuk yolu bulunmadığı kapsamında yapılan şikayetlerin kabuledilebilir olduğuna;
3. Başvuruların geri kalan kısımlarının kabuledilemez olduğuna;
4. AİHSnin 6/1 ve 13. maddelerinin ihlal edildiğine;
5. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvuranların her birine aşağıdaki miktarların manevi tazminat olarak ödenmesine:
i. başvuru no: 42422/04, Başaran-Türkiye:
9.900 Euro (dokuz bin dokuz yüz Euro);
ii. başvuru no: 2102/05, Ece-Türkiye:
20.600 Euro (yirmi bin altı yüz Euro);
iii. başvuru no: 18194/05, Erdoğan-Türkiye:
12.100 Euro (on iki bin yüz Euro);
iv. başvuru no: 18772/05, Baydur-Türkiye:
12. 100 Euro (on iki bin yüz Euro);
v. başvuru no: 33222/05, Bayrak-Türkiye:
4.900 Euro (dört bin dokuz yüz Euro);
vi. başvuru no: 36990/05, Gürkan-Türkiye:
9.100 Euro (dokuz bin yüz Euro):
vii. başvuru no: 37050/05, Arslan ve diğerleri:
5.000 Euro (beş bin Euro);
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 16 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
EK
Başvuruların numaraları, isimleri Başvuranların isimleri ve doğum tarihleri,
ve tarihleri avukatların isimleri
42422/04 Özalp Başaran
Başaran -Türkiye 1935
6 Eylül 2004
2102/05 Mehmet Ali Ece
Ece- Türkiye 1913
25 Ekim2004 (Mehmet Baki Tek)
18194/05 Leyla Erdoğan
Erdoğan -Türkiye 1942
2 Mayıs 2005 (Belkıs Baysal)
18772/05 Ayla Baydur
Baydur -Türkiye 1940
25 Nisan 2005 (Belkıs Baysal)
33222/05 Bekir Bayrak
Bayrak - Türkiye 1959
10 Ağustos 2005 (Vahap Kuzu)
36990/05 Yıldırım Gürkan
Gürkan- Türkiye 1936
9 Ekim 2005
37050/05 İsmail Arslanın mirasçıları:
Arslan ve diğerleri- Türkiye Ali Arslan - 1936
1Ekim 2005 Emine Aksu - 1939
Zeynep Arslan - 1940
Ayşe Pak - 1933
Fatma Seyhan - 1923
Mehmet Arslan - 1944
Zekiye Yıldız - 1927
Talat Saygılı
Full & Egal Universal Law Academy