(AİHS m. 6, 34, 41, 44) (765 S. K. m. 456) (1412 S. K. m. 302, 386, 387, 390)
(Başvuru no: 45/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
17 Haziran 2008
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 45/04 numaralı başvurunun nedeni T.C. vatandaşı Mustafa Uğurlunun (başvuran) 24 Kasım 2003 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Samsun barosu avukatlarından Y. Öztürk tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1961 doğumlu olup Samsunda ikamet etmektedir.
16 Aralık 2002 tarihinde Samsun havaalanında çalıştığı sırada başvuran ile N.A. ve annesi arasında fazla bagaj için ödenmesi gereken para nedeniyle bir olay meydana gelmiştir.
N.A. ve annesi 16 Aralık 2006 tarihinde başvuran hakkında rüşvet, darp ve yaralama suçundan şikayetçi olmuşlardır.
Cumhuriyet Savcısı tarafından 17 Aralık 2002 tarihinde dinlenen başvuran N.A. hakkında hakaret, tehdit, darp ve yaralama suçuyla şikayetçi olmuştur.
Çarşamba Cumhuriyet Savcısı TCKnın 456/4 maddesine dayalı olarak başvuranı ve N.A.yı itham etmiştir.
Çarşamba Sulh Ceza Mahkemesi 18 Nisan 2003 tarihli bir karar ile CMUKun 386., 387., 390., ve 302. maddelerinin uygulanmasına istinaden başvuranı ve N.A.yı 218.103.000şer TL. (yaklaşık 125 Euro) ağır para cezasına çarptırmıştır.
Başvuran 15 Mayıs 2003 tarihinde Çarşamba Asliye Ceza Mahkemesine başvurarak bu karara itiraz etmiş, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesinde duruşma yapılmadığından şikayetçi olarak Asliye Ceza Mahkemesinde bir duruşma yapılmasını talep etmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi 27 Mayıs 2003 tarihinde dosya üzerinden ve iddianameye dayalı olarak başvuranın bu talebini reddetmiştir.
Başvuran 19 Haziran 2003 tarihinde Adalet Bakanına başvurarak Cumhuriyet Savcısına Yargıtay önünde söz konusu cezanın iptali girişiminde bulunması için yazılı emir ile bozma talimatı vermesini istemiştir.
Cumhuriyet Savcısı 10 Temmuz 2003 tarihinde bu talebin reddedildiği bilgisini edinmiştir.
Ödenmesine gereken ceza üç aşamada 15 Eylül, 25 Ekim ve 17 Kasım 2003 tarihlerinde ödenmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran mahkemelerin duruşma gerçekleştirmemesi doğrultusunda davasının hakkaniyete uygun görülmediğinden şikayetçi olmaktadır. Başvuran bu şekilde münazaralara katılamadığını ve gerektiği gibi savunma yapamadığını öne sürmektedir. Başvuran AİHSnin 6. maddesinin 1. ve 3. paragraflarına atıfta bulunmaktadır.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmakta ve hükmedilen cezanın AİHSnin 6. maddesinde yer alan esaslara uygun olarak hakkaniyete uygun bir yargı sürecinde verildiğini savunmaktadır. Hükümet ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde söz konusu yargılama yönteminin ortadan kalktığını eklemektedir.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esasa dair
AİHM yargılamanın hiçbir aşamasında başvuranın iç hukuktaki mahkemeler önünde bir duruşmaya katılmadığını not etmektedir. Ne cezaya hükmeden sulh ceza mahkemesi önünde ne itiraz edilen asliye ceza mahkemesi önünde bir duruşma gerçekleşmiştir. Başvuran kendisini yargılayan hakimlerin huzuruna şahsen çıkma olanağını hiçbir zaman bulamamıştır.
AİHM başvuran tarafından dile getirilen benzer bir itirazı daha önce de incelediğini ve başvuranın ulusal mahkemeler önünde bir duruşma yapılması hakkından yoksun kalmasının ve bu mahkemeler tarafından davasının hakkaniyete uygun görülmemesinin AİHSnin 6/1 maddesinin ihlaline yol açtığı sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. sözü edilen Karahanoğlu-Türkiye kararı ve Tanyar ve Küçükergin-Türkiye kararı no: 74242/01, 5 Aralık 2006).
AİHM mevcut başvuruyu incelemiş ve Hükümetin Mahkemenin bu davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını belirlemiştir.
Bu nedenle AİHSnin 6/1 maddesi bu bakımdan ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN
AİHSnin 41. maddesine göre Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran uğradığı manevi zarar için 30.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.
AİHM başvuranın uğradığı manevi zararın giderilmesi için ihlal tespitinin yeterli olduğuna itibar etmektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran iç hukukta ve AİHM önünde yapmış olduğu yargı giderleri için 10.000 Euro talep etmektedir. Başvuran ayrıca 4.000 Euro avukatlık ücreti talep etmekte bu yönde avukatı ile imzaladığı sözleşmeyi sunmaktadır. Başvuran ayrıca genel giderler için (ulaşım, para cezası, tıbbi harcamalar, telefon, faks, haberleşme, kırtasiye ve tercüme masrafları) 6.000 Euro talep etmekte, ödemesine hükmedilen 218,15 YTL tutarındaki para cezasına ve 340 YTL tutarındaki tercüme masrafına ilişkin makbuzları sunmaktadır. Başvuran kanıtlayamadığı diğer tutarlar hususunda takdiri AİHMye bırakmaktadır.
Hükümet bu meblağların aşırı olduğuna itibar etmektedir.
AİHM bu yöndeki yerleşik içtihadı dikkate alarak başvurana yargı giderleri için hakkaniyete uygun 1.500 Euro ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Bir duruşma yapılmaması nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Manevi zararı gidermesi için ihlal tespitinin adil bir tatmini oluşturduğuna;
4 a) AİHSnin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından başvurana yargı giderleri için 1.500 (bin beş yüz) Euro ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
Karar Vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 17 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy