(AİHS m. 5, 34, 44) (ALİ HIDIR POLAT - TÜRKİYE DAVASI) (YAKIŞAN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 7263/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
8 Ocak 2009
İşbu karar Sözleşmenin 44 / 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
USUL
T.C. vatandaşı Ahmet Kesikkulak (başvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 13 Ocak 2004 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 7263/04 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul barosu avukatlarından M.A. Kırdök ve M. Kırdök tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuran 1972 doğumlu olup Gebzede ikamet etmektedir.
Bu başvuru başvuranın tutukluluk süresinin uzunluğu hakkındadır. Başvuran 5 Şubat 1997 tarihinde yakalanmış, 19 Şubat 1997de tutuklanmış ve hakkında TCKnın 146/1 maddesi uyarınca anayasal rejimi yıkma suçundan dolayı ölüm cezasına çarptırılma istemiyle İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinde dava açılmıştır.
Başvuranı 8 Şubat 2002 tarihli karar ile üzerine atılı suçtan hüküm giymiş, karar Yargıtay tarafından usul bakımından 15 Ekim 2002 tarihinde bozulmuştur. Dava halen bidayet mahkemesinde derdesttir; bir sonraki duruşma için 24 Aralık 2008 tarihi saptanmıştır.
Şu ana dek otuz dokuz duruşma gerçekleştirilmiş, her duruşmada «suçun niteliği», «kanıtların durumu», «tutukluluk süresi ve geçen süre», «dosyanın durumu», «tutukluluk halini gerektiren gerekçelerin devam etmesi», «öngörülen cezanın tavanı» ve «firar riski» gibi gerekçelerle başvuranın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
Ekte sunulan ve olayların kronolojik gelişimini sunan belge bu kararın ayrılmaz parçasıdır.
HUKUK
Başvuran tutukluluk süresinin uzunluğunun halihazırda AİHSnin 5/3 maddesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkarak alınan bu tedbirin ciddi suçlarla itham edilen başvuranın başka suçlar işlemesini engellemek, kanıtların yok edilmesini önlemek ve firar riskini ortadan kaldırmak amacını taşıdığını savunmaktadır. Hükümet ayrıca alınan kararların yeterince gerekçelendirildiğini ve «özel önem» atfedilen davanın bir bütün olarak gidişatı ile ilgili hakimlere yöneltilebilecek herhangi bir eleştirinin sözkonusu olamayacağını vurgulamaktadır.
AİHM, AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca başvurunun herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesiyle karşı karşıya bulunmadığını tespit eder. Başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak AİHM, mahkumiyet süreleri çıkarılarak yapılan çoklu tutukluluk sürelerinin hesaplanması yöntemine atıfta bulunmakta (Bkz. Solmaz-Türkiye kararı, no: 27561/02) ve bu davaya konu tutukluluk süresinin uzunluğunun halihazırda yaklaşık on bir yılı bulduğunu gözlemlemektedir.
AİHM, AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edilip edilmediğini belirlemek için başvuran tarafından tahliye istemiyle yapılan başvurularda yer alan tartışmasız verileri ve hakimlerin bu taleplerle ilgili kararlarında yeralan gerekçeleri dikkate alacaktır. (Bkz. Assenov vd.-Bulgaristan kararı, 28 Ekim 1998).
Bu bağlamda, her duruşma bitiminde esas hakimlerinin gerekçelendirmeden ve çoğunlukla dosyanın ve/veya kanıtların durumuna atıfta bulunarak basmakalıp ifadelerle başvuranın tutukluluk halinin devamına karar verdiği görülmektedir. Bu tür unsurların suçluluğa ilişkin ciddi ve devam eden belirtilerin varlığına işaret ettiği kabul edilmekle birlikte, bunlar tek başlarına, bu derece uzun süren ve halen devam etmekte olan tutukluluk süresini haklı göstermeye yetmez (Bkz. Ali Hıdır Polat kararı no: 61446/00, 5 Nisan 2005).
AİHM esas hakimlerince kullanılan gerekçelerinin «alakalı» ve «yeterli» sayılamayacağı kanısına varmakta; başvuran hakkındaki davanın ivedilikle tamamlanması için gerekli özenin gösterilip gösterilmediğini ayrıca incelemeye gerek görmemektedir (sözü edilen Ali Hıdır Polat kararı).
Bu nedenle AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
AİHSnin 41. maddesinin uygulanması hakkında başvuran 15.000 Euro manevi tazminat ve AİHM önünde yapmış olduğu yargılama giderleri için 4.000 YTL (yaklaşık 2.100 Euro) talep etmektedir. Başvuran bu yönde 27 saatlik avukatlık hizmetini ve avukatına ödemenin yapıldığını gösterir 1 Şubat 2008 tarihli dekontu sunmaktadır. Başvuran ayrıca tercüme ve fotokopi giderleri için 210 YTL (yaklaşık 110 Euro) talep etmektedir.
Hükümet belgelerle kanıtlanmamış bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
AİHM ilk olarak başvuranın durumunun halen devam ettiğini hatırlatır. AİHM, tespit edilen ihlale son vermek için uygun yolun adaletin tecellisinin gereklerini yerine getirmek için davanın biran önce sonuçlandırılması veya AİHSnin 5/3 maddesinde öngörüldüğü gibi başvuranın tahliye edilmesi olduğunun altını çizer (Bkz. Yakışan-Türkiye kararı no: 11339/03, 6 Mart 2007).
Bu husustan ayrı olarak AİHM hakkaniyete uygun olarak başvurana 9.000 Euro manevi tazminat ve 2.000 Euro yargılama gideri ödenmesini kararlaştırmaktadır. AİHM Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ulusal para birimine çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından başvurana:
i. manevi tazminat olarak 9.000 (dokuz bin) Euro ödenmesine;
ii. yargılama masraf ve giderleri için 2.100 (iki bin yüz) Euro ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 8 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy