(AİHS. m. 34, 41, 44, I NOLU EK PROTOKOL) (ÇAĞLAR - TÜRKİYE DAVASI) (TURGUT VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No: 11192/05)
STRAZBURG
24 Mayıs 2011
(ADİL TATMİN)
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (11192/05) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Nedim Çağların (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 28 Mart 2005 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
13 Nisan 2010 tarihli bir kararla, AİHM, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir (Çağlar-Türkiye, başvuru no: 11192/05, 13 Nisan 2010).
AİHSnin 41. maddesine dayanarak, başvuran, maruz kaldığı zarar için belli bir miktar talep etmiştir.
AİHM, AİHSnin 41. maddesinin uygulanması hususunu saklı tutmuş ve Hükümet ve başvuranı, üç ay içersinde, bu mesele hakkındaki görüşlerini yazıyla kendisine bildirmeye ve bilhassa aralarında varacakları her türlü uzlaşmadan kendisini haberdar etmeye davet etmiştir. Ayrıca AİHM, Savunmacı Devlet ve başvuran arasında bir uzlaşmaya varılamadığında, başvuran tarafından bir asliye hukuk mahkemesi önünde değer tespit davası açılmasının, ihtilaflı taşınmazların değerinin belirlenmesinde en uygun yollardan birini oluşturacağını belirtmiştir.
Başvuran da Hükümet de görüşlerini sunmuştur. Dostane çözümle sonuçlanabilecek hiçbir uzlaşma sağlanamamıştır.
HUKUK
A. Maddi tazminat
Başvuran, 118.000 m2 yüz ölçümündeki taşınmazının değerini ve gelir kaybını kapsayan 118 milyon Euroyu maddi tazminat olarak talep etmektedir. Bu hususta başvuran, dört tane bilirkişi raporu sunmuştur. 8 Ekim 2010 tarihinde bir gayrimenkul şirketi tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporuna göre, sözkonusu taşınmazın gerçek değeri, 1.182.000 Euro ile 1.877.000 Euro arasındaydı. Belirtilmeyen bir tarihte yine bir gayrimenkul şirketi tarafından düzenlenen ikinci rapor, taşınmazın değerini, 1.497.500 Euro ile 1.877.000 Euro arasında belirlemektedir.
Esas kararında AİHMnin talep ettiği üzere, 2 Eylül 2010 tarihinde başvuran tarafından açılan değer tespit davasında Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin atadığı bilirkişiler tarafından diğer iki bilirkişi raporu düzenlenmiştir. 26 Ekim 2010 tarihli rapora göre, 2004 yılında taşınmazdan yoksun bırakıldığı dönemde, taşınmazın değeri, 1.145.000 Türk Lirası (yaklaşık 580.000 Euro) idi. Ayrıca sözkonusu rapordan, bilirkişilerin de hazır bulunmasıyla, Asliye Hukuk Mahkemesinin sözkonusu yerlere gittiği tarih olan 8 Ekim 2010 tarihinde, taşınmazın değeri 1.773.000 TL (yaklaşık 900.000 Euro) olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Belirtilmeyen bir tarihte, başvuran tarafından sunulan son bilirkişi raporunda, bilirkişiler, taşınmazın değerini, 1.891.200 TL (yaklaşık 950.000 Euro) olarak değerlendirmektedirler.
Hükümet, öncelikle, Medeni Kanunun 1007. maddesi uyarınca, tazminat talebinde bulunma imkanına sahipken, başvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini ileri sürmektedir. Bilahare Hükümet, AİHMyi, aşırı ve mesnetten yoksun olduğuna hükmettiği maddi tazminat talebini reddetmeye davet etmektedir: aşırı, çünkü başvuran, sözkonusu taşınmazı, 1987 yılında metrekaresi 1,5 TLden almıştır oysa günümüzdeki değeri 2 TLdir ve yüzölçümü 88.068 m2dir; mesnetten yoksundur çünkü tazminatını desteklemek için başvuran hiçbir belge sunmamaktadır.
Medeni Kanunun 1007. maddesine dayanarak iç hukukta başvuranın tazminat elde etme imkanına ilişkin olarak, AİHM, esas kararında yapmış olduğu tespiti hatırlatmakta ve Hükümetin hangi ölçüde sözkonusu görüşü gerçekleştirmiş olduğunu veya gerçekleştirebileceğini belirtmediğini kaydetmektedir.
Konuya ilişkin genel ilkeler bakımından, AİHM, yerleşik içtihadına atıfta bulunmaktadır (Turgut ve diğerleri-Türkiye, (adil tatmin), no: 1411/03, 13 Ekim 2009).
AİHM, bir yandan, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişiler tarafından hazırlanması diğer yandan tarihi belirtilmeyen son bilirkişi raporundan daha ayrıntılı olması nedeniyle, 26 Ekim 2010 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınması gerektiği kanaatindedir. AİHM, başvurana, 910.000 Euro maddi tazminat ödenmesinin makul olacağına hükmetmektedir. Bilirkişi raporu taşınmazın değerini gecikme faizi ile birlikte 900.000 Euro olarak değerlendirmiştir.
B. Manevi tazminat
Başvuran, manevi tazminatı AİHMnin takdirine bırakmaktadır.
Hükümet, manevi tazminat ödenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
Dava koşulları dikkate alındığında, AİHM, ihlal tespitinin başvuran için yeterli adil tatmin oluşturduğu kanaatindedir (sözü edilen Turgut ve diğerleri).
C. Yargılama masraf ve gideri
Başvuran, miktar belirtmeden, değer tespit davası çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderini talep etmiştir. Bu hususta başvuran, yargılama masraflarına ilişkin faturaların nüshalarını sunmaktadır.
AİHM yerleşik içtihadına göre, AİHSnin 41. maddesi uyarınca yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesi, gerçekliğinin, gerekliliğinin ve miktarlarının makul yapısının ortaya konmasını öngörmektedir. Ayrıca, yargılama masrafları tespit edilen ihlalle orantılı olduğu sürece ödenebilir (Beyeler-İtalya, (adil tatmin), başvuru no: 33202/96, 28 Mayıs 2002).
AİHM, başvuranın iddiasını desteklemek için bazı belgeler sunduğunu tespit etmektedir. Hakkaniyete uygun olarak, AİHM, başvurana, 1.000 Euro ödenmesine hükmetmektedir.
D. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine:
i. her türlü vergiden muaf tutularak 910.000 Euro (dokuz yüz on bin Euro) maddi tazminat;
ii. her türlü vergiden muaf tutularak 1.000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve gideri;
b) Yukarıda belirtilen sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenmek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
2. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy