(AİHS m. 6, 37)
(Başvuru no: 14359/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ (Dostane Çözüm)
STRAZBURG
12 Mayıs 2009
OLAYLAR
Başvuranlar Yakup Sevinç, Mehmet Selim Sevinç, Ramazan Sevinç, Mehmet Siraç Sevinç, Hasan Sevinç, Mehmet Sevinç, Ahmet Sevinç, Bedri Sevinç, Mahmut Sevinç, Fahriye Sevinç, Zülfikar Gökhaner ve Ahmet Gökhaner T.C. vatandaşı olup sırasıyla 1956, 1956, 1952, 1944, 1950, 1979, 1958, 1940, 1963, 1965, 1945 ve 1943 doğumludur ve Diyarbakırda ikamet etmektedir. Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Batman Barosu avukatlarından İ. İlge tarafından temsil edilmektedir.
Dava olayları şu şekilde özetlenebilir.
Başvuranlar maliki oldukları birçok arazinin 1986 ve 1987 yılları arasında gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında tapu siciline kendi adlarına kaydedilmediğini, öte yandan sözkonusu taşınmazların tapuya kimse adına kaydedilmediğini öne sürmektedirler. Başvuranlar 4 Kasım 1992, 12 Ocak 1993 ve 26 Mart 1997 tarihleri arasında söz konusu arazilerin kendi adlarına tapuya tescil edilmesi amacıyla birçok dava açmışlardır. Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi 12 Nisan 2000 tarihinde bahse konu davaları reddetmiştir. Yargıtay 15 Mart 2004 tarihinde ilk derece mahkemesinin aldığı kararları onamıştır. Yargıtay 1 Ekim 2004te karar düzeltme başvurularını da reddetmiştir. 28 Ekim 2004 tarihinde nihai hale gelen kararlar başvuranlara tebliğ edilmiştir.
ŞİKAYETLER
AİHSnin 6/1 maddesine atıfta bulunan başvuranlar davalarının makul bir süre zarfında görülmediğinden şikayetçi olmaktadır.
HUKUK
AİHM, Hükümetin izleyen beyanını almıştır:
«Türk Hükümeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından başvuranlara karşılıksız olarak toplam 39.000 (otuz dokuz bin) Euro ödemeyi taahhüt eder. Bu meblağın dağılımı şu şekildedir:
- Yakup Sevinçe tazminat olarak ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 5.000 (beş bin) Euro,
- Başvuranlar Bedri Sevinç, Hasan Sevinç, Mehmet Siraç Sevinç, Ramazan Sevinç, Mehmet Selim Sevinç, Mehmet Sevinç, Mahmut Sevinç, Ahmet Sevinç, Fahriye Sevinç, Zülfikar Gökhaner ve Ahmet Gökhanerin her birine tazminat olarak ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 3.000 (üç bin) Euro;
- Yargılama masraf ve giderleri için başvuranlara ortak ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 1.000 (bin) Euro.
Sözkonusu bu miktarlar ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilecek ve AİHMnin AİHSnin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, Hükümet tarafından söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu ödeme davanın nihai halini oluşturacaktır».
AİHM, başvuran tarafın imzasını taşıyan izleyen beyanı almıştır:
«Başvuranların temsilcisi olarak Türk Hükümetinin başvuranlara toplam 39.000 (otuz dokuz bin) Euro tutarında ödeme yapacağını taahhüt eden beyanını not etmekteyim. Bu meblağın dağılımı şu şekildedir:
- Yakup Sevinçe tazminat olarak ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 5.000 (beş bin) Euro,
- Başvuranlar Bedri Sevinç, Hasan Sevinç, Mehmet Siraç Sevinç, Ramazan Sevinç, Mehmet Selim Sevinç, Mehmet Sevinç, Mahmut Sevinç, Ahmet Sevinç, Fahriye Sevinç, Zülfikar Gökhaner ve Ahmet Gökhanerin her birine tazminat olarak ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 3.000 (üç bin) Euro;
- Yargılama masraf ve giderleri için başvuranlara ortak ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 1.000 (bin) Euro.
Sözkonusu bu miktarlar ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilecek ve AİHMnin AİHSnin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, Hükümet tarafından sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu ödeme davanın nihai halini oluşturacaktır.
Yapılan bu öneriyi kabul etmekte ve bu başvuruya neden olan olaylarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki tüm şikayetlerden vazgeçmekteyiz. Davanın nihai hale geldiğini beyan ederiz.».
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm antlaşmasını dikkate almaktadır. AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvurunun incelenmesine devam etmeyi gerektirecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görememektedir (Sözleşmenin 37/1 in fine maddesi).
Bu gerekçelere dayalı olarak, AİHM, oybirliğiyle, Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy