(AİHS m. 5, 6, 34, 35, 41)
(Başvuru No. 15234/05)
KARAR
STRAZBURG
13 Mayıs 2014
İşbu karar kesinleşmiş olup şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir.
Açan ve diğerleri / Türkiye Davasında,
Başkan,
Neboja Vucinic,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Robert Spano,
ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Camposun katılımıyla komite olarak oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire) 15 Nisan 2014 tarihinde yapılan müzakerelerin ardından bu tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (No. 15234/05) davanın temelinde, Türk vatandaşları olan Hasan Selim Açan, Oya Açan, Kenan Güngör, Refik Ünal ve Hatice Nilgün Güngörün (başvuranlar) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca, 8 Nisan 2005 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (Mahkeme) yapmış oldukları başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuranlar, Ankarada görev yapan Avukat K. Bayraktar tarafından temsil edilmektedirler. Türk Hükümeti (Hükümet) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmektedir
3. Başvuru, 1 Eylül 2009 tarihinde Hükümete tebliğ edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuranlar sırasıyla 1954, 1955, 1951, 1967 ve 1961 doğumludurlar.
5. Başvurunun kendine özgü koşulları, taraflarca ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
A. Ana Ceza Davası
6. Başvuranlar, 10, 11 ve 13 Haziran 1994 tarihlerinde yasadışı örgüte üye oldukları şüphesiyle gözaltına alınmışlardır.
7. Başvuranlar, 22 Haziran 1994 tarihinde tutuklanmışlardır.
8. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, 28 Ekim 1994 tarihinde, yasadışı örgüt yönetmek suçlamasıyla başvuranlar hakkında iddianame düzenlemiştir.
9. Başvuranlar, Oya Açan, Hatice Nilgün Güngör ve Refik Ünal sırasıyla 20 Kasım 1995, 27 Haziran 1998 ve 25 Ekim 1999 tarihlerinde tahliye edilmişlerdir.
10. Başvuranlar, Oya Açan ve Kenan Güngörün dosyalan, 3 Aralık 1999 tarihinde esas dosyadan ayrılmış ve Devlet Güvenlik Mahkemesinde açılan bir diğer dosyayla birleştirilmiştir (Bkz, aşağıda geçen 16. paragraf ile devamındaki paragraflar).
11. Başvuran Hasan Selim Açan, 4 Nisan 2001 tarihinde tahliye edilmiştir.
12. Devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasının ardından, dava İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etmiştir.
13. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Mayıs 2006 tarihinde başvuran Hasan Selim Açanı on sekiz yıl dokuz ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Mahkeme, zamanaşımı sebebiyle, başvuranlar, Refik Ünal ve Hatice Nilgün Güngör hakkında yürütülen ceza davasının düşürülmesine karar vermiştir.
14. Yargıtay, 23 Kasım 2006 tarihinde bu kararı onamıştır.
B. Başvuranlar Oya Açan ve Kenan Güngör Hakkında Açılan Ceza Davası
15. Başvuran, Oya Açan, 16 Mayıs 1998 tarihinde ikinci kez gözaltına alınmıştır. Başvuran, 28 Mayıs 1998 tarihinde tutuklanmıştır.
16. Başvuranlar Oya Açan ve Kenan Güngör hakkında yasadışı örgüte mensup olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamalarıyla 8 Haziran 1998 tarihinde yeni bir ceza davası açılmıştır. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinde daha önce derdest olan davada bu iki başvuranın dosyaları bu yeni davaya eklenmiştir (Bkz, yukarıda geçen 10. paragraf).
17. Başvuran Oya Açan, 29 Haziran 2001 tarihinde tahliye edilmiştir.
18. Devlet Güvenlik Mahkemesi, 26 Nisan 2002 tarihinde Oya Açanı on iki yıl altı ay hapis cezasına ve Kenan Güngörü müebbet hapis cezasına mahkûm etmiştir.
19. Yargıtay, 12 Mayıs 2003 tarihinde bu kararı bozmuştur.
20. Dava ilk derece mahkemesinde yeniden ele alınmıştır.
21. 30 Ekim 2003 tarihli duruşmada, Oya Açanın bulunamayan dosyası ayrılarak yeni bir numaraya kaydedilmiştir. Söz konusu başvuranın avukatı, Mahkemeye başvuranın dosyasının halen beklemede olduğunu, zira başvuranın artık Fransada yaşadığını ve Türkiyeye geri dönmeyeceğini bildirmiştir.
22. Devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasının ardından, ceza davası İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etmiştir.
23. Başvuran Kenan Güngör, 25 Ocak 2005 tarihinde tahliye edilmiştir.
24. Başvuran, 22 Mayıs 2009 tarihinde müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
25. Yargıtay, 11 Mart 2011 tarihinde bu kararı onamıştır.
26. Başvuranlar, 28 Ağustos 2013 tarihli yazıyla, Mahkemeye, haklarında yürütülen ceza davasının süresine ilişkin olarak, 6384 sayılı Kanunla kurulan Tazminat Komisyonuna başvuruda bulunduklarını bildirmişlerdir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞMENİN 5. MADDESİNİN 3. FIKRASININ İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
27. Başvuranlar, geçirdikleri tutukluluk süresinin uzunluğu nedeniyle Sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğini iddia etmektedirler. Aynı madde aşağıdaki şekilde ifade edilmektedir:
"İşbu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koşullar uyarınca yakalanan veya tutulan herkesin (...) makul bir süre içinde yargılanma ya da yargılama süresince serbest bırakılma hakkına sahiptir. Salıverilme, ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminat şartına bağlanabilir.
28. Hükümet bu iddiayı kabul etmemektedir.
A. Kabul Edilebilirlik Hakkında
29. Mahkeme, başvuranlar Oya Açan, Hatice Nilgün Güngör, Refik Ünal ve Hasan Selim Açanın sırasıyla 29 Haziran 2001, 27 Haziran 1998, 25 Ekim 1999 ve 4 Nisan 2001 tarihinde tahliye edildiklerini tespit etmektedir. Dolayısıyla, başvuranların tutukluluk halleri, mevcut başvurunun yapılmasından altı aydan fazla bir süre önce sona ermiştir. Söz konusu şikayetin geç sunulduğu ve bu başvuranlarla ilgili olarak, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca şikayetin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
30. Başvuran Kenan Güngör ile ilgili olarak, Mahkeme bu şikayetin Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrası anlamında açıkça dayaktan yoksun olmadığını ve diğer yandan, başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesinin bulunmadığını saptamaktadır. Bu nedenle, bu başvurana yönelik olarak, söz konusu şikayetin kabul edilebilir olduğu belirtilmelidir.
B. Esas Hakkında
31. Mahkeme, başvuran Kenan Güngörün tutukluluğunun 22 Haziran 1994 tarihinde başladığını ve Devlet Güvenlik Mahkemesinin 26 Nisan 2002 tarihli kararıyla tutukluluğuna ara verildiğini kaydetmektedir. Yargıtayın 12 Mayıs 2003 tarihli bozma kararıyla ilgilinin tutukluluğu yeniden başlamış ve tahliye edilmesiyle 25 Ocak 2005 tarihinde ise sona ermiştir. Dolayısıyla başvuranın tutukluluğu yaklaşık dokuz yıl altı ay sürmüştür.
32. Mahkeme, benzer olay ve şikayetlere dayanan davaları daha önce incelediğini ve birçok kez Sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatmaktadır (Bk, diğer birçoğu arasında, Solmaz / Türkiye, No. 27561/02, §§ 41-44, 16 Ocak 2007, Dereci / Türkiye, No. 77845/01, §§ 34-41, 24 Mayıs 2005, Taciroğlu / Türkiye, No. 25324/02, §§ 18-24, 2 Şubat 2006 ve Tunce ve diğerleri / Türkiye, No. 2422/06, 3712/08, 3714/08, 3715/08, 3717/08, 3718/08, 3719/08, 3724/08, 3725/08, 3728/08, 3730/08, 3731/08, 3733/08, 3734/08, 3735/08, 3737/08, 3739/08, 3740/08, 3745/08 ve 3746/08, § 18, 13 Ekim 2009. Mahkeme, Hükümetin somut olayda bu görüşlerden uzaklaşmaya imkan verecek nitelikte herhangi bir belge ya da delil sunmaması nedeniyle, başvuran Kenan Güngör ile ilgili olarak, Sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİNİN 1. FIKRASININ İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
33. Başvuranlar, davalarının makul süre içerisinde görülmemesinden şikayet etmektedirler. Sözleşmenin 6. maddesini ileri sürmektedirler. Bu maddenin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
1. Herkes davasının, (...) cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, (...) bir mahkeme tarafından, (...) makul süre içerisinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.
34. Müdür Turgut ve diğerleri / Türkiye kararı (No. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013) ışığında, Hükümet, Mahkemeyi iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu şikayetin kabul edilemez olduğuna karar vermeye davet etmektedir.
35. Başvuranlar, haklarında yürütülen ceza yargılamasının süresine ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yaptıklarını Mahkemeye bildirmektedirler.
36. Mahkeme, benzer şikayetleri daha önce incelediğini ve iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu şikayetlerin kabul edilemez olduğuna karar verdiğini saptamaktadır. Bu nedenle, Mahkeme, 6384 sayılı Kanun ile kısa bir süre önce oluşturulan tazminata ilişkin hukuk yolunun, her ne kadar bu başvurular yapıldıktan sonra düzenlenmiş olsa da, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, başvuranlara yargılama süresine ilişkin şikayetlerini gidermeleri için makul bakış açıları sunabilecek nitelikte ve erişilebilir bir hukuk yolu teşkil ettiği kanaatine varmıştır (Anılan, Müdür Turgut ve diğerleri, §§ 19-26 ve 56). Mahkeme, somut olayda farklı bir yaklaşımın benimsenmesini haklı gösterecek herhangi bir koşulun bulunmadığı kanısındadır.
37. Başvuranların makul süre konusundaki Gikayetinin Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
III. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
38. Sözleşmenin 41. maddesi uyarınca,
Eğer Mahkeme bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder.
A. Tazminat
39. Başvuran Kenan Güngör, maddi zarar bağlamında 10 000 avro (EUR) ve maruz kaldığı manevi zarar için ise 20 000 EUR talep etmektedir.
40. Hükümet bu iddiaları kabul etmemektedir.
41. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında herhangi bir nedensellik bağı görmemekte ve bu talebi reddetmektedir. Diğer yandan, başvurana manevi zarar bağlamında 9 600 EUR ödenmesinin uygun olacağı kanaatine varmaktadır.
B. Masraf ve Giderler
42. Başvuran Kenan Güngör, aynı zamanda Mahkeme önünde yaptığı masraf ve giderler için 2 185 EUR talep etmektedir. Bu bağlamda herhangi bir belge sunmamaktadır.
43. Hükümet bu iddiaları kabul etmemektedir.
44. Elinde bulunan belgeleri ve içtihadını göz önünde bulunduran Mahkeme, masraf ve giderler için başvurana 500 EUR ödenmesinin makul olacağı kanısındadır.
C. Gecikme faizleri
45. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı faiz oranına üç puan eklenerek elde edilecek oranın uygun olduğu sonucuna varmaktadır.
MAHKEME, BU GEREKÇELERLE, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun, başvuran Kenan Güngörün tutukluluk süresine ilişkin şikayetle ilgili kısmının kabul edilebilir olduğuna ve geri kalan kısmının ise kabul edilemez olduğuna;
2. Başvuran Kenan Güngör ile ilgili olarak, Sözleşmenin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğine;
3. a) Davalı devletin başvuran Kenan Güngöre üç ay içerisinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmek üzere aşağıdaki miktarları ödemekle yükümlü olduğuna:
i. Ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, manevi zarar için 9 600 EUR (dokuz bin altı yüz avro),
ii. Başvuran tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, masraf ve giderler için 500 EUR (beş yüz avro),
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş; İçtüzüğün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 13 Mayıs 2014 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy